1. abalamakkelimef.Yeni elbise giydirip kuşatmak.
  2. abalamakkelimef.(Çocuk için) emeklemek; arada sırada yürümeye çalışmak; ilk adımlarını atmaya başlamak.
  3. abalamakkelimef.Korkmak.
  4. abalanmakkelimef.Birinin üzerine çullanmak; abanmak.
  5. abandırmakkelimef.Birinin abanma işini yapmasını sağlamak.
  6. abanlamakkelimef.Yürürken adımlarını uzun atmak; geniş adımlarla yürümek; arşınlamak.
  7. abanlanmakkelimef.Ar.Tanışmak; arkadaşlık, dostluk kurmak.
  8. abanmakkelimef.Bir şeyin üzerine kapanmak, gövdesinin büyük bir bölümü ile üzerini kaplamak; çullanmak; dayanmak; istinat etmek; yaslanmak; yastanmak; yumulmak.
  9. abannamakkelimef.Abanlamak.
  10. abarmakkelimef.Kabarmak.
  11. abarmakkelimef.eT.Almak; alıp götürmek.
  12. abartmakkelimef.Bir şeye olduğundan çok önem vermek; aşırı büyütmek; büyüksemek; büyütmek; dallandırmak; izam etmek; mübalağa etmek; şişirmek.
  13. abazımakkelimef.(Ağaç için) kabarmak; şişmek.
  14. abazırmakkelimef.Uzun süre yorucu işlerde çalışmaktan dolayı yorgun, hâlsiz düşmek.
  15. abcalamakkelimef.Bacaklarını ayırarak yürümek.
  16. abcallamakkelimef.Sık ve telaşlı adımlarla yürümek.
  17. abdallanmakkelimef.Dilenmek.
  18. abeşivermekkelimef.Sarmaşmak; kucaklaşmak.
  19. abıldanmakkelimef.(Çocuk için) emeklemeye hazırlanmak.
  20. abınmakkelimef.Düşeyazmak; yürürken ayağı kaymak.
  21. abışmakkelimef.Apışmak.
  22. abramakkelimef.Fırtınalı havalarda bir deniz taşıtını gemicilik kurallarına ve havanın değişkenliğine göre kullanmak.
  23. abraşmakkelimef.Olduğu yerde kalmak; kalakalmak.
  24. abrışmakkelimef.eT.(Çocuk için) annesinin arkasına sarılmak; sırnaşmak; direnmek.
  25. abuklandırmakkelimef.Umutlandırmak.
  26. abuklanmakkelimef.Güvenmek; bel bağlamak; ümitlenmek.
  27. acalmakkelimef.(Makine dişlileri için) fazla kullanmaktan dolayı aşınmak.
  28. acaplamakkelimef.Kınamak; ayıplamak.
  29. acarlamakkelimef.Yenilemek.
  30. acarlaşmakkelimef.Acar olmak, acar duruma gelmek.
  31. aceplemekkelimef.Şaşmak.
  32. acılanmakkelimef.Tadı acı hâle gelmek.
  33. acımakkelimef.Bedeninin bir yerinde fiziksel bir etki veya mikrobik bir yaradan dolayı acı hissetmek. «Ameliyat yerim çok acıyor.»
  34. acınmakkelimef.Dert yanmak; başkasında merhamet uyandırmaya çalışmak; sızlanmak.
  35. acışmakkelimef.Ağrımak; sızlamak; için için acımak.
  36. acışmakkelimef.Sevişmek.
  37. acıştırmakkelimef.Acıtmak; canını yakmak.
  38. adaklamakkelimef.(Küçük çocuklar için) yürümeye başlamak; ilk adımını atmak.
  39. adalamakkelimef.(Yağmur suları tarafından) bir yerin etrafını doldurarak ada hâline getirmek; ada görünümü vermek.
  40. addırmakkelimef.Bir sıvıyı fışkırtmak.
  41. adlamakkelimef.Ayıklamak.
  42. afaralamakkelimef.Harman yerinde kalan taş, toprak ve kesmikli ürün kalıntısını toplamak.
  43. afartmakkelimef.Abartmak.
  44. afgurmakkelimef.(Köpek için) havlamak.
  45. afkalamakkelimef.eT.Karıştırmak; alt üst etmek; kabartmak.
  46. afkalanmakkelimef.Sersem edilmek.
  47. afkınlamakkelimef.Toprağı gübrelemek; gübreyi toprağa karıştırmak.
  48. ağalamakkelimef.Zenginleşmek.
  49. ağarmakkelimef.Beyazlaşmak; aklaşmak; bembeyaz olmak; beyazlanmak; beyazlaşmak.
  50. ağdalanmakkelimef.Ağdalı duruma getirilmek.