1. çilemekkelimef.eT.Islatmak; yaşartmak.
  2. çimkelimeis.eT.Ayrık otu.
  3. çökmekkelimef.eT.Dizleri üstüne oturmak.
  4. çolakkelimesf.eT.Bir eli veya kolu olmayan ya da sakat olan.
  5. çomakkelimeis.eT.Ağacın budaklı yerinden yapılan iri ve yuvarlak başlı, kısa ve az kalınca değnek; asa; kamçı.
  6. çöpkelimeis.eT.Saman inceliğinde dal, sap veya tahta parçası.
  7. çörekkelimeis.eT.Yumurtalı ve yağlı hamurdan şekerli veya tuzlu olarak türlü şekillerde yapılmış ve fırında pişirilmiş yiyecek.
  8. dangalkelimeis.eT.Saman kesmiği.
  9. döklünmekkelimef.eT.Dökülmek.
  10. dolturmakkelimef.eT.Doldurmak.
  11. elkelimeis.eT.Yakınların dışında kalan kimse; yabancı; başkası.
  12. emkelimeis.eT.İlaç; merhem; tedavi vasıtası.
  13. emikkelimeis.eT.Meme.
  14. enkelimeis.eT.Bir cismin veya yüzeyin iki yanı arasındaki uzaklık; yana olan genişlik; yan genişlik.
  15. enemekkelimef.eT.Sürüdeki hayvanların kime ait olduğunu belirlemek için kulağından belirli bir biçimde kesmek; boynuzuna kertik açmak veya bedeninin belirli bir…
  16. erkelimeis.eT.Erkek; bey; adam; erkek kişi. [Yüknekî]
  17. eritmekkelimef.eT.Erimesine yol açmak; erimesini sağlamak.
  18. erkkelimeis.eT.İş yapabilme gücü; iktidar; kudret; güç; kuvvet; irade; cüz’î irade; (1935 yeniden).
  19. erkeçkelimeis.eT.Enenmiş kasaplık erkek keçi.
  20. kelimeis.eT.Birey veya nesne olarak ayrı olmakla birlikte biçim, durum, nitelik, ölçü vb. bakımlardan birbirinin aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer…
  21. esenkelimesf.eT.Hiçbir sağlık derdi olmayan; sağlıklı; sıhhatli; sağ salim; sıhhatli; afiyette; iyi.
  22. eşikkelimeis.eT.Bir kapı boşluğunun alt kısmına, taban eşilmek suretiyle yerleştirilmiş taş veya ahşap kiriş.
  23. eskikelimesf.eT.Geçmişte kalan.
  24. eşkinkelimesf.eT.(At için) adi adımdan biraz daha hızlı yürüme alışkanlığında olan; hızlı ve rahat giden; tırıs giden; açık adımlarla hızlı yürüyen.
  25. esnemekkelimef.eT.Hafif hafif esmek.
  26. esrükkelimesf.eT.Sarhoş
  27. etlelmekkelimef.eT.Et yapılmak.
  28. etlemekkelimef.eT.Etlik yapmak; et yapmak.
  29. evkelimeis.eT.İnsanların barınması için yapılmış bina.
  30. evetkelimee.eT.“Öyledir; doğrudur.” anlamında doğrulama ve tasdik kelimesi; peki; olur; oldu; tamam; ya; beli; ha; he.
  31. evinkelimeis.eT.Bir şeyin içindeki öz; lüp.
  32. evsemekkelimef.eT.Evini, yurdunu özlemek.
  33. ezekelimeis.eT.Teyze.
  34. ezikkelimesf.eT.Ezilmiş.
  35. ezmekkelimef.eT.Kazımak; sıyırmak.
  36. ikikelimeis.eT.Birden sonra gelen sayının adı.
  37. ilenmekkelimef.eT.Ayıplamak; tekdir etmek.
  38. iletmekkelimef.eT.İlerletmek.
  39. ilikkelimeis.eT.İlişik; üzerine asılmış.
  40. ilişmekkelimef.eT.Birbirine takılmak; yapışmak; tutuşmak.
  41. ilkkelimesf.eT.Zaman, sıra, yer ve önem bakımından benzerlerinden önce gelen.
  42. imkelimeis.eT.Anlamlı işaret veya iz.
  43. imdikelimebağ.eT.Başına getirildiği cümleyi önceki cümle veya cümlelerin bir sonucu durumuna sokan, “buna göre, bu sebepten, şu hâlde, o hâlde, artık, şimdi”…
  44. inkelimeis.eT.Yaban hayvanlarının barındıkları kaya kovuğu.
  45. irdemekkelimef.eT.Aramak.
  46. kelimeis.eT.Hizmet; çalışma; faaliyet.
  47. ışgunkelimeis.eT.bknz. ışkın
  48. işitmekkelimef.eT.(Ses için) kulakla algılamak; duymak.
  49. işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
  50. istemekkelimef.eT.Arkasına düşmek; aramak; arzu etmek; araştırmak.