500+ madde
- boğunkelimeis.eT.Boğum; eklem.
- boğuzkelimeis.eT.Boğaz.
- bohçakelimeis.eT.İçine çamaşır, elbise vb. konularak bağlanan dört köşe kumaş parçası.
- bokkelimeis.eT.Yeşil küf.
- boncukkelimeis.eT.Cam, taş, sedef, tahta, plastik gibi maddelerden yapılma ortası delikli ve renkli süs aracı.
- borukelimeis.eT.Bir yerden başka bir yere sıvı veya gaz akıtmaya yarar, içi boş, uçları açık, dar ve uzun yuvarlak nesne.
- boşlukkelimeis.eT.Kurtulma; serbest kalma.
- botakelimeis.eT.Deve yavrusu.
- botuckelimeis.eT.Emzikli toprak su kabı; çömlek.
- botukkelimeis.eT.Deve yavrusu.
- boyakelimeis.eT.Renklendirmek veya dış etkenlerden korumak amacıyla eşyanın dışına sürülen veya içine katılan renkli madde.
- boyakkelimeis.eT.Boya.
- boyunkelimeis.eT.Gövdenin baş ile omuz arasında kalan kısmı; âdem elması; boğaz; emik; imik; ümük; sakak.
- bozkelimeis.eT.Açık toprak rengi.
- boztagankelimeis.eT.Demir topuz; gürz.
- boztogankelimeis.eT.Demir topuz; gürz.
- bökelimeis.eT.Zehirli örümcek; tarantula.
- böbrekkelimeis.eT.Kandaki zararlı maddeleri süzen, idrar salan, karın bölgesinin arkasında omurganın iki yanında birer tane bulunan fasulye biçiminde organ.
- böcekelimeis.eT.Dörtten çok bacağı bulunan küçük hayvan.
- böcekkelimeis.eT.Trake solunumu yapan, başı göğsünden ayrı, her bir parçası birbirine eklemle bağlanan ve birer çift bacak bulunan üç boğum gövdeli, omurgasız küçük…
- böğentikelimeis.eT.Küçük su birikintisi.
- böğetkelimeis.eT.Su birikintisi; gölcük; büvet.
- böğürkelimeis.eT.İnsan ve hayvan vücudunun kaburga ile kalça arasındaki bölümü.
- börkkelimeis.eT.Başa giyilen her türlü başlığın genel adı; başlık; külah; şapka. [Yüknekî]
- bucakkelimeis.eT.Köşe.
- buduçkelimeis.eT.bknz. boduç
- budunkelimeis.eT.Aralarında soy birliği yanında töre, kültür ve dil bakımından ortaklık bulunan insan topluluğu; millet; ulus; kavim; , (1934). [Yüknekî]
- buğanakkelimeis.eT.Şiddetli yağmur; sağanak.
- buğazkelimeis.eT.Gebe.
- buğdaykelimeis.eT.Taneleri en önemli besinlerimizden olan ekmek yapımında kullanılan, çiçekleri bileşik başak şeklinde, düğümlerden çıkan yapraklarının ucunda bir…
- buğmukkelimeis.eT.Kadınların takındığı altın.
- buğrakelimeis.eT.Erkek deve.
- buğukelimeis.eT.Isı etkisiyle sıvının gaz hâline geçmiş olanı; buhar.
- buğunkelimeis.eT.Kapalı yer içindeki dumanın dışarı atılması için yapılan baca delikleri; duman deliği.
- buğuntukelimeis.eT.Sıkıntı.
- buğurkelimeis.eT.Erkek deve; damızlık deve. 2 Develerle yapılan taşımacılık.
- bukağıkelimeis.eT.Köstek, bağ.
- Bulgarkelimeis.eT.Bugün Kazan Türkleri olarak adlandırılan İdil (Volga) havzasında yaşayan bir Türk boyunun geçmişteki adı.
- bulınkelimeis.eT.bknz. bulun
- bulutkelimeis.eT.Havanın üst katlarında, katı veya sıvı su damlacıklarının meydana getirdiği küme.
- bumuzkelimeis.eT.Üzüntü; keder.
- bunkelimeis.eT.Sıkıntı, gam, kasavet.
- bunarkelimeis.eT.Pınar.
- buncağızkelimeis.eT.“Bu zavallıcık” anlamında acıma duygusu ifade eder.
- bunguzkelimeis.eT.Kereste ya da ağaç üzerinde kesilmiş dalların bıraktığı iz; budak izi.
- burcukelimeis.eT.Dört beş yaşındaki erkek deve.
- burcukelimeis.eT.Güzel koku.
- burçkelimeis.eT.Taze dal; filiz; tomurcuk.
- burçakkelimeis.eT.Ter taneleri.
- buruçkelimeis.eT.Ökse otu.