110 madde
- çapmakkelimef.eT.(At) koşturmak; sürmek.
- çavuşkelimeis.eT.Ordu komutanı.
- çözmekkelimef.eT.Bağlı olan bir şeyin düğümünü açmak; bağından kurtarmak.
- dağıtmakkelimef.eT.Dağılmasına sebep olmak.
- dahıkelimee.eT.Dahi.
- dalamakkelimef.eT.(Hayvan için) bir insan ya da hayvanın üzerine atılarak ısırmak, dişle koparmak; yırtmak.
- damarkelimeis.eT.Canlı varlıkların kan dolaşımını sağlayan kanal.
- danışkelimeis.eT.Önemli bir konu için birkaç kişinin bir araya gelerek konuşması, görüş alışverişinde bulunması; müzakere; müşavere.
- danışmakkelimef.eT.Bir konu hakkında birisinden fikir almak; görüşüne baş vurmak; bilgi edinmeye çalışmak; akıl sormak; öğüt almak; meşveret etmek.
- darımakkelimef.eT.Olmak; uğramak; duçar olmak; tutulmak.
- degmekkelimef.eT.Değmek.
- degülkelimeis.eT.Değil.
- delinmekkelimef.eT.Üzerinde delik açılmak.
- delmekkelimef.eT.Delik açmak.
- delükelimeis.eT.Deli.
- demrenkelimeis.eT.Temren.
- dengemekkelimef.eT.Mukayese etmek. [Yüknekî]
- dengizkelimeis.eT.Deniz. [Yüknekî]
- denlükelimezf.eT.Kadar.
- depekelimeis.eT.Tepe.
- depmekkelimef.eT.(Hayvan için) tepmek; çifte atmak.
- devşürmekkelimef.eT.Toplamak; devşirmek.
- dibkelimeis.eT.Dip.
- dilkelimeis.eT.Ağız boşluğunda yer alan, arka kısmıyla ağız tabanına bağlanan, tat almağa, yutkunmaya ve konuşmaya yarar, çizgili kaslardan meydana gelmiş, uzun,…
- dirlükkelimeis.eT.Yaşayış; hayat tarzı; geçim; geçim tarzı.
- ditmekkelimef.eT.Yün, pamuk gibi elyaflı şeyleri lif lif ayırmak, taramak; kabartmak.
- dölkelimeis.eT.Canlılarda üremeyi sağlayan tohum; sperma.
- dolamakelimeis.eT.Bir şeyi başka bir şeyin etrafına çevirerek sarma eylemi.
- dolaşmakkelimef.eT.Gezmek; gezinmek.
- dölekkelimesf.eT.Sükûn ve asayiş içinde; itaatli; sakin; huzurlu.
- donanmakkelimef.eT.Kendi kendini giydirmek; giyinmek; süslenmek.
- donatmakkelimef.eT.Birinin giyim ve kuşamı için gerekli olan şeyleri sağlamak; giydirmek.
- dönmekkelimef.eT.Ekseni etrafında daire çizecek şekilde hareket etmek; dolanmak; devretmek.
- doymakkelimef.eT.(Hararet için) tahammül etmek; dayanmak; katlanmak.
- dügmekelimeis.eT.Düğme; kopça.
- dügünkelimeis.eT.Düğün.
- dulımkelimeis.eT.Şakak.
- dulumkelimeis.eT.Şakaktaki zülüf; turra; kâkül.
- dümkelimesf.eT.Bütün; tamam; tam; baştanbaşa.
- dünlükkelimeis.eT.Pencere.
- düpkelimeis.eT.Merkez; orta.
- enikkelimeis.eT.Kedi köpek gibi çok memeli hayvanların yavrusu; et yiyen hayvanların yavrusu; encik. [Burhan-ı Katı’]
- kabakelimesf.eT.Kalın olan; ince olmayan.
- kaçkelimesf.eT.Herhangi bir şeyin sayısını veya sayı ile ölçülebilen değerlerini öğrenmek için kullanılan soru sıfatı.
- kakımakkelimef.eT.Birine yaptığı işin doğru olmadığını, beğenilmediğini sert sözlerle bildirmek; azarlamak; paylamak.
- kalkankelimeis.eT.Eskiden savaşçının, karşı saldırıdan kendini korumak için kullandığı çeşitli malzemeden yapılmış savunma aracı.
- kamçıkelimeis.eT.At, deve, sığırın erkeklik organı.
- kamçılamakkelimef.eT.Kamçı ile vurmak.
- kankelimeis.eT.Atardamar ve toplardamarlar içinde dolaşarak organizmanın bütün hücrelerine gerekli besin ve oksijeni ileten, oralardan topladığı atık maddeleri…
- kanatkelimeis.eT.Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan hareketli organ.