1. abakelimeis.eT.Abla; büyük kız kardeş; .
  2. abarmakkelimef.eT.Almak; alıp götürmek.
  3. abbakelimeis.eT.Dede; büyük baba.
  4. abcakelimeis.eT.Amca.
  5. abıcakelimeis.eT.Amca.
  6. abıkkelimesf.eT.Bozuk.
  7. abrışmakkelimef.eT.(Çocuk için) annesinin arkasına sarılmak; sırnaşmak; direnmek.
  8. kelimesf.eT.(Kişi, hayvan için) yemek ihtiyacı içinde bulunan; acıkmış. (a:ç) .
  9. açankelimezf.eT.O zaman; öyleyse.
  10. acıkelimesf.eT.Bir yiyeceğin veya bir maddenin dilde bıraktığı yakıcı, kavurucu tat.
  11. açıkelimesf.eT.Acı; acı olan; ekşi.
  12. açıkelimeeT.Acı; dert; keder; ıstırap.
  13. acıkkelimeis.eT.Acı; dert; sıkıntı; ıstırap.
  14. acıkkelimeis.eT.Öfke.
  15. açıkkelimesf.eT.Açılmış olan; katlı, sarılı, örtülü, kapalı durumda olmayan.
  16. acıklıkelimesf.eT.Acıma duygusu uyandıran; acı verecek nitelikte.
  17. acıkmakkelimef.eT.Midenin boşalması ve kandaki şeker miktarının azalması sonucu besin alma, yeme ihtiyacı ortaya çıkmak; açlık duymak.
  18. acılıkelimesf.eT.(Yiyecek maddesi için) içine acı katılmış. «Acılı Adana köftesi.»
  19. acımakkelimef.eT.Eziyet görmek; ıstırap çekmek; acı duymak.
  20. acokelimeis.eT.Amca.
  21. acukkelimeis.eT.Dert.
  22. adkelimeis.eT.Bir varlığı cins veya özel olarak diğer varlıklardan ayırt etmeye yarayan kelime; isim.
  23. adamakkelimef.eT.Ad koymak; adlandırmak; söylemek.
  24. adsızkelimesf.eT.Adı konulmamış olan (kimse).
  25. afkalamakkelimef.eT.Karıştırmak; alt üst etmek; kabartmak.
  26. kelimeis.eT.İp, tel vs.den düğümlemek suretiyle göz göz yapılmış örgü; ince iplik örgüsü; ablatya; çolun; ırıp; ığrıp.
  27. kelimeis.eT.Pantolon ve don gibi giyeceklerin iki bacak arasındaki üçgen kumaş dikişlerinin meydana getirdiği şekil; apışlık.
  28. agackelimeis.eT.bknz. ağaç
  29. agaçkelimeis.eT.Sopa; değnek.
  30. ağdırmakkelimef.eT.(Yük için) yük hayvanlarında bir taraftaki yükün diğerinden daha ağır olması sonucu o tarafa doğru yatmak veya devrilmek.
  31. ağdırmakkelimef.eT.Bir destek veya serene bağlamak suretiyle yukarılara tırmanmasını sağlamak. «Asmaları çardağa ağdırdı.»
  32. ağıkelimeis.eT.Zehir; baldıran; sem; siyanür; toksin; zıkkım.
  33. ağılkelimeis.eT.Koyun ve keçi sürülerinin etrafı çit çevrili gece barınağı; ağal; avul; ayil.
  34. ağırkelimesf.eT.Hafif olmayan; yerinden zor oynatılan; tartı bakımından ağırlığı çok olan; battal; sakil.
  35. agırşakkelimeis.eT.İplik eğrilecek iğe takılan tahtadan yarım küre şeklinde veya değirmi ağırlık; ağırşak.
  36. ağırşakkelimeis.eT.Her türlü yassı ve değirmi nesne.
  37. ağızkelimeis.eT.Vücudun baş kısmının ön alt tarafında bulunan sindirim sisteminin başlangıcı, tat alma, nefes alıp verme ve konuşma gibi fonksiyonları yerine getiren…
  38. ağızkelimeis.eT.Memelilerde doğumu takip eden günlerde süt bezleri tarafından üretilen bağışıklık ögelerince zengin sarımtırak süt; yeni doğuran hayvanın ilk sütü; .
  39. ağlamakkelimef.eT.Bir acıdan, üzüntüden dolayı inleyerek, hıçkırarak veya göz yaşı dökerek duygularını açığa vurmak.
  40. ağmakkelimef.eT.Su gibi akıp gitmek; kaymak.
  41. ağnamakkelimef.eT.(Hayvanlar için) yere yatıp sırtını kaşımak; debelenmek, kıvranmak.
  42. ağrıkelimeis.eT.Duyu sinir uçlarının şiddetli uyarılmasıyla ortaya çıkan, acıdan daha sürekli, sızıdan daha şiddetli bedenî ıstırap; acı; buruntu; kulunç.
  43. agrıkelimeis.eT.Ağrı; acı; sancı; ıstırap; illet; dert.
  44. ağrıkkelimeis.eT.Vücudun belli bir yerinde duyulan ağrı, sızı; sancı; yel; .
  45. aharkelimeis.eT.Çay; dere; akarsu.
  46. ahıkelimeis.eT.On dört ve on beşinci yüzyıllarda Anadolu’da yaygın bir sosyal güvenlik kurumu olan Ahilik ocağından olan kimse.
  47. ahikelimeis.eT.Bir kimsenin en çok sevdiği yakını; arkadaş; dost.
  48. akkelimesf.eT.Gün ışığının bütün renklerini yansıtan; süt renginde olan; beyaz.
  49. akçakelimeis.eT.bknz. akçe
  50. akçekelimeis.eT.Küçük gümüş para.