- abdalkelimeis.Ar.Nefsini terbiye etmek üzere dünya işlerinden uzaklaşarak Allah’a ibadet ve zikre yönelmiş kimse; abit; zahit; veli; sofu; derviş.
- ayakçıkelimeis.Bir iş yerinde ayak işlerini gören kimse; ayakta çalışan işçi; hademe; hizmetli.
- babakelimeis.eT.Bir çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek; ata; cet; peder; .
- bacıkelimeis.Moğ.Kız kardeş; hemşire; .
- buyrukkelimeYapılması veya yapılmaması emredilen şey; emir; ferman; söz.
- camkelimeis.Far.Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle elde edilen sert, saydam ve kırılgan madde.
- çarhkelimeis.Far.Tekerlek gibi bir eksen üzerinde dönen aygıt; çark.
- çeliklemekkelimef.Ağaç yetiştirmek üzere ağaçlardan dal almak ve bu dalları köklenmesi için toprağa gömmek.
- çevrilmekkelimef.Döndürülmek.
- çiğkelimesf.eT.Pişmemiş.
- çivikelimeis.Bir şeyi bir yere tespite veya iki şeyi birbirine tutturmaya yarayan, bir ucu sivri, diğer tarafı yuvarlak başlı metal veya ağaç çubuk; mıh.
- dedekelimeis.Çocuğa göre babanın veya annenin babası; büyük baba.
- deyişkelimeis.Söz; kelime.
- dinlendirmekkelimef.Dinlenmesini sağlamak.
- düşkünkelimesf.Birine veya bir şeye kendisini aşırı vermiş veya ona çok bağlanmış olan; müptelâ, bağlı.
- el almakdeyimKalfanın ustadan, usta olma hakkını ve iznini alması.
- erenkelimesf.Ermiş, olgunlaşmış olan.
- gönderkelimeis.Mızrak; kargı.
- görüşmekkelimef.eT.Karşılıklı birbirini görmek.
- gülkelimeis.Far.botTaç yaprakları kalın ve katmerli, keskin kolu, beyazdan kırmızıya kadar pek çok rengi bulunan, gülgillerin örnek bitkisi, (Rosa).
- halifekelimeis.Ar.Birinden sonra yüksek bir makama geçen kimse; halef olan.
- hücrekelimeis.Ar.Küçük oda; odacık.
- huzukelimeis.Ar.Alçak gönüllülük.
- kalemkelimeis.Yun.Yazı yazmak, resim çizmek, çizgi çekmek gibi işlerde kullanılan çok değişik biçim ve türleri bulunan gereç.
- kaşık çalımıdeyimYemek vakti.
- kibritkelimeis.Ar.Kükürt.
- köçekkelimeis.Kadın kılığına girerek eğlence yerlerinde zil, çalpara vb. çalıp oynayan erkek.
- küpelikelimesf.Küpesi bulunan; kulağına küpe takmış olan.
- kuzulukkelimeis.Kuzu konulan yer; kuzu barınağı; kuzu ağılı.
- meydankelimeis.Ar.Geniş, düz ve açıklık yer; alan; saha.
- meydancıkelimeis.Avlu, bahçe gibi yerleri süpürüp temizlemekle görevli hizmetli.
- narakelimeis.Ar.Haykırma; bağırma.
- ölükelimesf.(Canlı varlık veya organ için) yaşamı sona ermiş olan; ölmüş olan; cansız.
- postkelimeis.Far.Memeli hayvanların tüylü derisi.
- şahkelimeis.Far.Hükümdar; padişah.
- sırkelimeis.Ar.Kimseye söylenmemesi gereken, gizli tutulan şey; bilenin açıklamaması gereken şey; giz.
- suretkelimeis.Ar.Dış görünüş; biçim; şekil.
- torlakkelimesf.Genç ve acemi; toy.
- yoklukkelimeis.Yok olma durumu; bulunmama hâli; adem; gaybubet; fıkdan.
- yolkelimeis.Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmeyi sağlayan hat; tarik.