- algıkelimeis.İnsanın zekâsının verileri ile birleştirmek üzere nesnelere ait duyular yoluyla elde ettiği yalın bilgiler; idrak (1942).
- ayrımkelimeis.Ayırmak işi ve sonucu; tefrik.
- bastırmakelimeis.Bastırmak eylemi.
- bunalmakkelimef.eT.Soluk alıp vermekte güçlük çekmek.
- direngikelimeis.Bir içtepiye karşı gösterilen iradî direniş.
- doyumkelimeis.Doyma, kanma; yeter görme.
- eşikkelimeis.eT.Bir kapı boşluğunun alt kısmına, taban eşilmek suretiyle yerleştirilmiş taş veya ahşap kiriş.
- hazkelimeAr.Hoşa giden bir şeyin insanda uyandırdığı duygu; hoşlanma; zevklenme.
- kalıntıkelimeis.Bir bütünden geriye kalan ve kullanım değeri olmayan şey; artık; döküntü; bakiye.
- kişikelimeis.Cinsiyet farkı gözetilmeden kadın veya erkek kimse; insan; adam; şahıs; kimse.
- kuşkukelimeis.Güvensizlikten, işkilden ve tereddütten doğan uyanıklık hâli; şüphe, (1935).
- oyunkelimeis.eT.Eğlenmek, zevk almak amacıyla yapılan fiziksel ya da zihinsel etkinlik.
- sapıkkelimesf.Doğru veya normal sayılan davranış, tutum, yol vb.nden ayrılmış, sapmış olan; zararlı; yıkıcı; gayri tabii; anormal (1935).
- takınakkelimeis.Kişinin çabalarına rağmen bir türlü kendini kurtaramadığı, bilinci etkisi altına alarak zaman zaman korku yaratan düşünce; saplantı; musallat fikir.
- tutmakelimeis.Tutmak eylemi.
- yansılamakkelimef.(Işık için) yansı yapmak.
- yaskelimeis.Ölüm; yıkım; helak.