- âkılkelimesf.Ar.Akıllı.
- cihadikelimesf.Ar.Savaş işleri ile ilgili; cihada ait.
- fa'ilkelimesf.Ar.Yapan; eden.
- fariğkelimesf.Ar.Vazgeçmiş; çekilmiş.
- gaipkelimesf.Ar.Göz önünde olmayan; görünür bir yerde bulunmayan.
- hâkimkelimesf.Ar.Egemenliği altında bulunduran; buyruğunu geçiren; sözünü dinleten; egemen; hükmeden.
- kadimkelimesf.Ar.Başlangıcı bilinmeyecek kadar çok geçmişte kalan; çok eski; ezelî.
- ma'kudkelimesf.Ar.Bağlanmış; düğümlenmiş.
- mağdurkelimesf.Ar.Haksız bir uygulamayla karşılaşmış olan; haksızlığa uğramış; haksızlık dolayısıyla zarar görmüş olan.
- mahcurkelimesf.Ar.Hacir altına alınmış.
- mahcuzkelimesf.Ar.Haciz konulmuş; haczedilmiş.
- mahdutkelimesf.Ar.Sayısı belli; sayılı.
- mahlufkelimesf.Ar.Yemin etmiş.
- mahpuskelimesf.Ar.(Kişi için) bir yere kapatılmış olan; hapsedilmiş olan.
- mecnunkelimesf.Ar.Çıldırmış; deli; çılgın.
- mefkudkelimesf.Ar.Olmayan; bulunmayan; kayıp.
- mekfulkelimesf.Ar.Kefil olan; kefil.
- memlukkelimesf.Ar.Birinin malı olan.
- menkulkelimesf.Ar.Bir yerden başka yere taşınmış olan; aktarılmış; nakledilmiş.
- menkuzkelimesf.Ar.Bozulmuş; yürürlükten kaldırılmış olan.
- mercuhkelimesf.Ar.Başka birine göre tercih edilen; ondan üstün tutulan.
- merhunkelimesf.Ar.Rehine konulmuş; rehin edilmiş.
- mesturekelimesf.Ar.Saklı; örtülmüş.
- meşfukelimesf.Ar.Üzerinde başkası yararına şufa hakkı olan taşınmaz mal; müşterek sınırlı taşınmaz.
- mevhubkelimesf.Ar.Hibe edilmiş olan; bağışlanmış; verilmiş.
- mevkufkelimesf.Ar.Tevkif edilmiş olan; tutuklanmış olan; tutuklu.
- mevkutkelimesf.Ar.Belli zamanlarda çıkan; bilinen bir zamanı olan; süreli; periyodik.
- miskinkelimesf.Ar.Son derece uyuşuk olan; çalışmaktan ve çaba göstermekten kaçınan; tembel; uyuşuk; üşengeç.
- mu'arrifkelimesf.Ar.Tanımlayan; tarif eden; sınırlayan.
- mu'irkelimesf.Ar.Ödünç veren.
- mu'terizkelimesf.Ar.Başkalarının görüş, düşünce ve sözlerine bahane bularak itiraz eden; karşı çıkan; muhalefet eden.
- mu'tikkelimesf.Ar.Bir kişiyi azat eden; serbest bırakan.
- mubahkelimesf.Ar.Dinî bakımdan yapılmasında sakınca olmayan; yapılmasında sevap, yapılmamasında günah bulunmayan.
- mucipkelimesf.Ar.Gerektiren; gerektirici.
- mudikelimesf.Ar.Emanet bırakan; veren.
- muhakkikkelimesf.Ar.Bir olayın veya durumun gerçeğini araştırarak bulup ortaya çıkaran; bir olayın sebebinin ortaya çıkaran; gerçeği bulup çıkaran.
- muhalkelimesf.Ar.Olması, gerçekleşmesi mümkün olmayan; olanaksız; boş; saçma; olmayacak.
- muhbirkelimesf.Ar.Bildiren; haber veren; ihbar eden.
- muhilkelimesf.Ar.Havale eden.
- muhkemkelimesf.Ar.Kesin; açık seçik belli olan.
- muhtalkelimesf.Ar.Havaleyi alan.
- muhtarkelimesf.Ar.Seçme hakkını elinde bulunduran; tercih edebilen.
- muhtebiskelimesf.Ar.Bir yere kapanıp kalan.
- muhzırkelimesf.Ar.Hazır bulunduran; huzura getiren.
- mukırkelimesf.Ar.Kusurunu itiraf eden; ikrar eden; doğruyu söyleyen.
- mulaminhakelimesf.Ar.Kocası, kendisi ile bir müddet cinsel ilişkiye girmemek için yemin etmiş kadın.
- muriskelimesf.Ar.Getiren; veren; kazandıran.
- musikelimesf.Ar.Vasiyet eden; vasiyet bırakan.
- mutallakakelimesf.Ar.(Kadın için) boşanmak suretiyle dul kalmış olan.
- mutazammınkelimesf.Ar.İçine alan; kapsayan.