- boşalmakelimeis.Boşalmak eylemi ve durumu; inhilal; deşarj.
- boşlukkelimeis.eT.Kurtulma; serbest kalma.
- büyütmekkelimef.Hacim veya alanca daha fazla duruma getirmek; genişletmek.
- cevher-i ferddeyimBir maddenin bölünmez en küçük parçası; atom.
- dalgakelimeis.eT.Su yüzeyinde rüzgâr, deprem gibi doğal etkenlerin meydana getirdiği alçalıp yükselme biçimindeki kıvrımlı hareket.
- darbekelimeis.Ar.Bir cismin başka bir cisme veya kişiye çarpması sonucu ortaya çıkan anî ve sert vuruş.
- denkkelimeis.eT.Yük hayvanlarının iki tarafına yükletilen yükün her biri; içi dolu çuval.
- derinlikkelimeis.Bir şeyin dibi ile yüzeyi arasındaki uzaklık.
- destekkelimeis.Far.Küçük el; elcik.
- doldurmakkelimef.eT.Dolgunlaştırmak.
- elektrikkelimeis.Yun.İki cismin sürtünmesi, sıkıştırma gibi herhangi bir mekanik etki, ısının bazı kristaller üzerine etkisi vb. şekillerde elektron, proton veya pozitron…
- enerjikelimeis.Fr.Maddede var olan ısı, ışık ve hareket olarak görünen iş yapma gücü; erke.
- etkikelimeis.Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü; tesir, (1935).
- güçkelimeis.eT.Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya böyle bir etkiye dayanabilme yeteneği; kuvvet; erk; hayat enerjisi; kudret.
- gürültükelimeis.Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin meydana getirdiği, insanı rahatsız edici, hatta uzun sürede sağlık bozucu etkisi görülen seslerin…
- inkisarkelimeis.Ar.Bir şeyin bir dış etkene dayanamayarak kırılması.
- kapasitekelimeis.Fr.Bir şeyi içine alabilme miktarı, sığdırabilme sınırı; kapsama miktarı.
- kaplamakkelimef.Bir şeyi bir kılıfı, kabın içine alıp sarmak.
- karınkelimeis.İnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga altından kasıklara kadar olan ön bölümü; bu bölümde yer alan iç organların tümü. [Yüknekî]
- katıkelimesf.eT.Yumuşak olmayan; sert; pek; sağlam.
- katılaşmakelimeis.Katı hâle gelme; katılaşmak eylemi.
- katılaşmakkelimef.Yumuşaklığı girerek katı hâle gelmek.
- katılaştırmakkelimef.Yumuşaklığını gidererek katı hâle getirmek; katılaşmasını sağlamak.
- kaynaşmakelimeis.Birbirine kaynamış olma durumu; kaynaşmak eylemi.
- kırıcıkelimesf.Kırmak eylemini yapan; kıran.
- kırılmakkelimef.Kırmak eylemine uğramak.
- kırmakkelimef.eT.Sert şeyleri vurma veya ezme yoluyla parçalamak; parçalara ayırmak.
- kutupkelimeis.Ar.Yoğunluk merkezi; eksen; toplanma noktası.
- kuvvetkelimeis.Ar.Bedensel güç; takat.
- levhakelimeis.Ar.Duvara asılmak üzere yazılmış yazı; safiha.
- mekanikkelimesf.Yun.Bir makine veya alet tarafından hareket ettirilen.
- molekülkelimeis.Lat.Atomlardan meydana gelen ve yapısında bulunduğu elementin serbest halde bulunabilen en küçük miktarını gösteren tanecik.
- odaklaştırmakkelimef.Odak durumuna getirmek.
- olaykelimeis.Çeşitli etmenler altında olan ve ortaya çıkan durum; olgu; vuku bulan şey; vaka; hadise (1942).
- ömürkelimeis.Ar.Kişinin doğumundan ölümüne kadar olan yaşama süresi; hayat; yaşam.
- parlaklıkkelimeis.Parlak olma durumu.
- perdekelimeis.Far.Işığı, görüşü kesmek, gürültüyü, rüzgârı, soğuğu engellemek gibi değişik amaçlarla bir açıklık, çoğunlukla da pencere önüne asılan hareketli…
- si'akelimeis.Ar.Genişlik; bolluk.
- sigortalıkelimesf.Sigorta edilmiş olan.
- sigortasızkelimesf.Sigorta edilmemiş olan; sosyal güvenliği sağlanmamış olan.
- sıkıştırmakelimeis.Sıkıştırmak eylemi.
- statikkelimesf.Yun.Hareket etmeyen; hareketi belli bir süre için değişmeyen; hep aynı durumda kalan; dural; duruk; durağan.
- sütunkelimeis.Yun.Taş, mermer vb. malzemeden yapılan, genellikle sütun başlığı denilen çıkıntılı bir bölüm ile kaide adı verilen bir altlığa dayanan, düzgün yuvarlak…
- tortukelimeis.Bozulma ya da dinlenme sebebiyle bazı sıvıların dibinde oluşan koyu birikinti.
- yarıkkelimeis.Yarılarak açılmış aralık; yarılma sonucu oluşmuş çatlak; gedik; rahne.
- yükkelimeis.Ağırlık.
- yüklemekkelimef.Yük vurmak; yüklü hâle getirmek.