1. kapanmakkelimef.(Açık bir şey için) kapalı duruma gelmek; örtünmek.
  2. dayanmakkelimef.eT.Bir yere kendini dayamak, yaslamak; oradan destek almak; yastanmak; istinat etmek.
  3. arınmakkelimef.Temizlenmek istemek; yıkanmak; yunmak; arınmak; paklanmak; bedenini yıkamak; .
  4. ayrılmakkelimef.Birlik veya bütünden kopmak, uzaklaşmak; terk etmek.
  5. kısılmakkelimef.Arada kalmak; daralmak; darlaşmak.
  6. sarılmakkelimef.eT.Bir kimseyi veya bir şeyi kolları arasına alıp sımsıkı tutunmak; kolları arasında tutmak; kollarını dolamak.
  7. konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
  8. sallanmakkelimeBir noktasından sabit veya bir yere bağlı kalmak suretiyle o noktanın iki tarafına doğru ileri geri gidip gelme hareketi yapmak.
  9. kemişmekkelimef.Yere atmak; geri fırlatmak; atmak; fırlatmak. [Yüknekî]
  10. tutunmakkelimef.(Düşmemek için) sıkıca yapışmak; elleriyle sıkıca kavramak.
  11. kamanmakkelimef.eT.Aciz kalmak; bunalmak; çaresizliğe düşmek.
  12. eğilmekkelimef.eT.Eğik bir durum almak.
  13. kadanmakkelimef.Yorulup kalmak; takılıp kalmak; yapışıp kalmak.
  14. saklanmakkelimef.Dikkat etmek; uyanık olmak.
  15. donanmakkelimef.eT.Kendi kendini giydirmek; giyinmek; süslenmek.
  16. temizlenmekkelimef.Kendi bedenini yıkayıp temizlemek; temiz duruma gelmek; arınmak; paklanmak.
  17. yakılmakkelimef.Yakın gelmek; yaklaşmak.
  18. aranmakkelimef.Kaybolan bir şeyi bulmak için üzerini ve çevreyi araştırmak.
  19. çalınmakkelimef.Felç gelmek; inme inmek.
  20. seslenmekkelimef.Uzakta bulunan birisinin dikkatini çekmek amacıyla yüksek sesle bağırmak.
  21. ulanmakkelimef.Ulanmak; vasıta olmak; aracılık etmek.
  22. basınmakkelimef.Basmak; ezmek; zayıf görmek; kahretmek.
  23. berkinmekkelimef.Sağlamlaşmak; pekişmek.
  24. bürünmekkelimef.eT.Sarınmak, örtünmek, kaplanmak.
  25. dalanmakkelimef.(Aç kalmış hayvan için) her bulduğu yiyeceğe saldırmak.
  26. düğümlenmekkelimef.Kendi kendine düğüm olmak.
  27. eşinmekkelimef.Kendi kendine bulunduğu yeri eşmek.
  28. korunmakkelimef.Kendini zarar gelecek bir şeyden, durumdan veya tehlikeden korumak; sığınmak; sakınmak; kendini korumak.
  29. küllenmekkelimef.(Ateş için) üzeri kül bağlamak; kül oluşmak.
  30. ornanmakkelimef.Kanmak;
  31. paralanmakkelimef.Parça parça olmak; parçalanmak.
  32. suçulmakkelimef.Çekilmek.
  33. topulmakkelimef.Yarılarak delinmek; yırtılmak.
  34. kanlanmakkelimef.(Kişi için) vücudunda kanı artmak; daha sağlıklı durum almak.
  35. kazınmakkelimef.Kendi kendine tıraş olmak; derisini yüzercesine kendi tüy ve kıllarını kesmek.
  36. tegilmekkelimef.Kör olmak; körlenmek.
  37. ballanmakkelimef.Bal gibi tatlı hale gelmek.
  38. bekinmekkelimef.İnat etmek; direnmek.
  39. boyanmakkelimef.Kendi kendini boyamak.
  40. demlenmekkelime(Çay için) renk ve kokusu suya geçerek içilecek hâle gelmek.
  41. fırçalanmakkelimef.Üzerindeki elbiseyi kendi kendine fırça ile temizlemek.
  42. kıymetlenmekkelimef.Değeri artmak; değer kazanmak; değerlenmek.
  43. köklenmekkelimef.(Bitki için) kök salmak; kök çıkarmak; kök atmak; kök tutmak.
  44. kösülmekkelimef.Geçimini bir yerden, birinin sırtından kolayca sağlamak.
  45. sıralanmakkelimef.Bir dizi oluşturacak biçimde yer almak; sırada yer almak.
  46. yığılmakkelimef.Çok sayıda birikmek; yığın oluşturmak; toplanmak.
  47. kamılmakkelimef.Boylu boyunca yere yatmış, uzanmış olmak; paçavra gibi yere yığılmak.
  48. tarazlanmakkelimef.(İpekli kumaş için) iplikleri çıkıp pütürleşmek; atkısı seyrekleşmek; üzeri tel tel ipliklerle kaplanmak; iplikleri kabarmak; talazlanmak.
  49. yamanmakkelimef.Kendi kendine yamamak.
  50. yassılmakkelimef.Yassı duruma gelmek; yassılaşmak; yassı olmak.