sallanmak

kelime

sal-la-n-mak

  1. 1

    Bir noktasından sabit veya bir yere bağlı kalmak suretiyle o noktanın iki tarafına doğru ileri geri gidip gelme hareketi yapmak.

  2. 2

    Sabit durumda iken gevşeyerek oynatılabilir olmak; yerinden oynamak; kımıldamak.

  3. 3

    Düşecek gibi olmak; devrilmek üzere olmak.

  4. 4

    Kuvvetle titremek; sarsılmak.

  5. 5

    (İş için) gerçekleşmesi şüpheli olmak; sallantıda olmak.

  6. 6

    mecaz.Makamını, yerini başka birine terk etmek tehlikesi ile karşı karşıya kalmak; durumu veya yeri tehlikeye düşmek.

  7. 7

    Zamanını gereksiz ve boş şeylerle geçirmek; oyalanmak; eğlenmek; savsaklamak.

  8. 8

    Salıncak, beşik, hamak vb.nde kendi kendini sallamak.

  9. 9

    Salınarak yürümek; salınmak.

  10. 10

    edil.Sağa sola veya ileri geri hareket ettirilmek.