500+ madde
- ifrazkelimeis.Ar.Toplu bir bütünden bazı parçaları ayırma.
- iftirakelimeis.Ar.Kasıtlı ve asılsız suç yükleme; kara çalma, bühtan.
- iftizazkelimeis.Ar.Kızlığı giderme; bozma.
- ihlalkelimeis.Ar.Sağlam bir şeyi bozma; zarar verme; sakatlama.
- ihraçkelimeis.Ar.Bir yerden dışarıya çıkarma; bir işten kovma; atma; uzaklaştırma.
- ihrazkelimeis.Ar.Elde etme; kazanma.
- ihsankelimeis.Ar.Sağlamlaştırma; sağlam hâle getirme.
- ihtarkelimeis.Ar.Dikkat çekme; uyarma.
- ihtibarkelimeis.Ar.Bir kimsenin bir konu hakkında bilgisi olup olmadığını sınama.
- ihtilafkelimeis.Ar.Ayrılık; aykırılık.
- ihtilaskelimeis.Ar.Kapma.
- ikalekelimeis.Ar.Söylenmemiş bir sözün söylendiğini iddia etmek.
- ikamekelimeis.Ar.Ayağa kaldırma; ayakta durdurma; dikeltme.
- ikametgâhkelimeis.Ar.Oturulan yer; mesken; konut.
- ikrahkelimeis.Ar.Tiksinme; iğrenme.
- ikrarkelimeis.Ar.İnkâr etmeyerek açık olarak söyleme; saklamadan söyleme; itiraf etme.
- iktidarkelimeis.Ar.Bir işi yapabilme gücü; erk; kudret; kuvvet.
- ilamkelimeis.Ar.Yargılama sonucunda davalı ve davacıya verilen mühürlü, imzalı mahkeme kararı örneği.
- ilhakkelimeis.Ar.Ekleme; katma; kendine bağlama.
- iltikatkelimeis.Ar.Yere düşmüş ve dağılmış nesneleri toplama, devşirme.
- iltizamkelimeis.Ar.Kendisi için gerekli sayma; gerekli bulma.
- imalkelimeis.Ar.Yapma; üretme.
- imametkelimeis.Ar.Cemaatle kılınan namazlarda öne geçerek namaz kıldırma işi ve görevi; imam olma; imamlık.
- imarkelimeis.Ar.Bir yeri bakımlı ve bayındır hâle getirme; mamur duruma getirme; geliştirme; bayındır kılma.
- imaretkelimeis.Ar.Eskiden yoksullara ve öğrencilere yemek veren hayır kurumu; imarethane.
- imecekelimeis.Birçok kişinin toplanarak bir işi birlikte yapması; .
- imkânsızlıkkelimeis.İmkânsız olma durumu; olanaksızlık; olamazlık.
- imtiyazkelimeis.Ar.Başkalarından ayrı ve üstün tutulma durumu; özel ve kişisel olarak tanınan hak; ayrıcalık.
- imtizaçsızlıkkelimeis.İmtizaçsız olma durumu; uyuşmazlık.
- imzakelimeis.Bir yazının bir kimse tarafından yazıldığını veya bir sözleşme, antlaşma metninde belirtilen hususların kabul edildiğini belirtmek üzere, söz konusu…
- in'ikadkelimeis.Ar.Bağlanma.
- infisahkelimeis.Ar.Dağılma; bozulma.
- inkârkelimeis.Ar.Bir kimsenin yaptığı bir işi, söylediği bir sözü veya tanık olduğu bir olayı söylememesi, saklaması ya da tam aksini söylemesi; yadsıma.
- intifadkelimeis.Ar.Bir şeyi tamamen alma.
- iradecilikkelimeis.Ruhsal ve ahlakî olay, olgu ve davranışlarda akıl ve bilgiden çok iradeye üstünlük tanıyan, bilgi sürecinin temelinde iradenin yattığını, davranış ve…
- irskelimeis.Ar.Bir kimsede ana, baba veya daha üst soydan gelme bedensel ve ruhsal özellik; soya çekim; kalıtım.
- irtibatkelimeis.Ar.Bir yer veya kişi ile kurulan bağ; bağlı olma; bağlantı.
- irtikâpkelimeis.Ar.Kötü bir iş yapma; suç işleme.
- ispatkelimeis.Ar.Tanık ve delil göstermek suretiyle işin doğrusunu ortaya çıkarma, gerçeği gösterme; tanıtlama.
- istenççilikkelimeis.Ruhsal ve ahlakî olay, olgu ve davranışlarda akıl ve bilgiden çok iradeye üstünlük tanıyan, bilgi sürecinin temelinde iradenin yattığını, davranış ve…
- isti'arekelimeis.Ar.Bir şeyi bir yerden ödünç veya bir kimseden borç alma; eğreti alma.
- istibdalkelimeis.Ar.Bir şeyi alıp yerine başka bir şey verme; değiştirme; değiş tokuş.
- isticvabnamekelimeis.Ar.Sorgu hakimi tarafından alınan ifadelerin tutanağı; sorgu tutanağı.
- istidlalkelimeis.Ar.Bir konuda delil, belge veya verilere dayanarak sonuç çıkarma; bir yargıya varma; akıl yürütme; kanıtlama.
- istiğlalkelimeis.Ar.Bir taşınmazın gelirini borca karşılık rehin koyma.
- istihsankelimeis.Ar.İyi, güzel bulma; beğenme.
- istiksaskelimeis.Ar.Öç almak isteme.
- istiktabkelimeis.Ar.Yazı yazdırma; kopya ettirme; istinsah ettirme; dikte.
- istiladkelimeis.Ar.Çocuk isteme; çocuğu olmasını isteme.
- istinabekelimeis.Ar.Naip olma; naiplik.