126 madde
- mubahkelimesf.Ar.Dinî bakımdan yapılmasında sakınca olmayan; yapılmasında sevap, yapılmamasında günah bulunmayan.
- mucipkelimesf.Ar.Gerektiren; gerektirici.
- mudikelimesf.Ar.Emanet bırakan; veren.
- muhakkikkelimesf.Ar.Bir olayın veya durumun gerçeğini araştırarak bulup ortaya çıkaran; bir olayın sebebinin ortaya çıkaran; gerçeği bulup çıkaran.
- muhalkelimesf.Ar.Olması, gerçekleşmesi mümkün olmayan; olanaksız; boş; saçma; olmayacak.
- muhbirkelimesf.Ar.Bildiren; haber veren; ihbar eden.
- muhilkelimesf.Ar.Havale eden.
- muhkemkelimesf.Ar.Kesin; açık seçik belli olan.
- muhtalkelimesf.Ar.Havaleyi alan.
- muhtarkelimesf.Ar.Seçme hakkını elinde bulunduran; tercih edebilen.
- muhtebiskelimesf.Ar.Bir yere kapanıp kalan.
- muhzırkelimesf.Ar.Hazır bulunduran; huzura getiren.
- mukırkelimesf.Ar.Kusurunu itiraf eden; ikrar eden; doğruyu söyleyen.
- mulaminhakelimesf.Ar.Kocası, kendisi ile bir müddet cinsel ilişkiye girmemek için yemin etmiş kadın.
- murakıpkelimesf.Ar.Denetleyen; kontrol eden.
- muriskelimesf.Ar.Getiren; veren; kazandıran.
- musikelimesf.Ar.Vasiyet eden; vasiyet bırakan.
- mutallakakelimesf.Ar.(Kadın için) boşanmak suretiyle dul kalmış olan.
- mutazammınkelimesf.Ar.İçine alan; kapsayan.
- muvassikelimesf.Ar.Tavsiye eden; öneren.
- mü'eccelkelimesf.Ar.İleriye bırakılmış; ertelenmiş; ileriye atılmış.
- mü'essiskelimesf.Ar.Temel atan; kuran; yapan.
- mücbirkelimesf.Ar.Zorlayan; mecbur tutan; baskıcı.
- mücmelkelimesf.Ar.Özet olarak anlatılmış; kısa ve özlü.
- müdafikelimesf.Ar.Savunan; savunma yapan; müdafaa eden; savunucu.
- müdahilkelimesf.Ar.Karışan; dahil olan.
- müdde'ikelimesf.Ar.İddia eden; bir düşünce veya konu üstünde duran; saylayıcı.
- müdebberkelimesf.Ar.Sonu düşünülerek hazırlanmış; gerekli önlemi alınmış olan; önlemli.
- müdebbirkelimesf.Ar.İleriyi görerek veya düşünerek hareket eden kimse; tedbirli.
- müdürkelimesf.Ar.İdare eden; çeviren.
- müfelleskelimesf.Ar.İflasına hükmedilen kimse.
- müftekırkelimesf.Ar.Bir şeyin yokluğunu çeken; yoksul; fakir; gereksinen.
- mükâtebkelimesf.Ar.Yazılı olarak sözleşme senedi olan; yazışmalı; sözleşmeli.
- mükâtibkelimesf.Ar.Yazışan; mektuplaşan; haberleşen.
- mükellefkelimesf.Ar.Bir işi veya görevi yapmak zorunluluğunda olan; yükümlü.
- mükerrirkelimesf.Ar.Tekrar eden; yineleyen; üst üste yapan.
- mültekıtkelimesf.Ar.Yerde bulunan bir şeyi alan; yerden toplayan.
- mümellekkelimesf.Ar.Bir kişiye mülk olarak verilmiş olan.
- mümeyyizkelimesf.Ar.İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırabilen.
- müseccilkelimesf.Ar.Sicile, deftere kaydeden; tescil eden.
- müstantikkelimesf.Ar.Sorguya çeken; sorgulayan; bir şeyi öğrenmek isteyen.
- müste'arkelimesf.Ar.Eğreti olarak alınmış; takma.
- müste'nifkelimesf.Ar.Yeniden başlayan.
- müstebdıkelimesf.Ar.Saklanılmak üzere bırakılan; emanet; vedia.
- müstehcenkelimesf.Ar.Cinsel ilişkiye yönelik çağrışımlarla edep ve utanma duygularını inciten; şehvet uyandırmayı amaçlayan; açık saçık; yakışıksız; ayıp.
- müstehikkelimesf.Ar.Bir başkasının elinde bulunan malın kendisine ait olduğunu kanıtlayan.
- müstevledekelimesf.Ar.(Cariye için) efendisinden çocuğu olan.
- müşavirkelimesf.Ar.Bir iş veya konu hakkında kendisinden görüş alınan, fikir danışılan.
- müşevvikkelimesf.Ar.Arzuyu artıran; isteği çoğaltan; isteğini artıran; teşvik eden.
- müttehemkelimesf.Ar.Töhmet altına giren; suçlu sayılan; suçlanan.