1. oluşkelimeis.eT.Olmak eylemi veya biçimi.
  2. oluşturucukelimeis.Sözcükleri oluşturan, onları kuran dil öğesi.
  3. oluşturucukelimeis.Bir sesin söylenmesiyle ilgili titreşim olgusu; ses oluğunun tınlama frekansı.
  4. onomatopekelimeis.Fr.Ses taklidi yoluyla yapılmış kelime; yansımalı sözcük.
  5. ornatmakelimeis.Ornatmak eylemi ve durumu; ikame etme.
  6. ortofonikelimeis.Fr.Bir veya bir kaç ses birimin doğru veya normal kabul edilebilecek biçimde söylenmesi.
  7. Ostçakelimeis.Lat.Doğu Germen dili.
  8. öbekkelimeis.Aynı cinsten ya da birbirine benzer nesnelerin oluşturduğu bütün; yığın; küme; grup.
  9. ögekelimeis.Birleşik bir bütünü oluşturan parça veya yalın şeylerden her biri; unsur; eleman.
  10. öncülkelimeis.Önde bulunan; önde yer alan; kendisinden sonra gelenlere temel olan; önce gelen; birinci; başta giden.
  11. örneklemekelimeis.Örneklemek eylemi; örnek verme.
  12. örneksemekelimeis.Örneksemek eylemi.
  13. ötelemekelimeis.Ötelemek eylemi.
  14. ötümlüleşmekelimeis.Ötümsüz bir sesin ötüm kazanması olayı; ünsüz yumuşaması.
  15. öyküntükelimeis.Bir dilden ötekine, biçim ve sırayı koruyarak yapılan çevirme işi. bilgi işlem; bilim kurgu vb.
  16. özelleşmekelimeis.Özelleşmek eylemi veya durumu.
  17. özleştirmekelimeis.Özleştirmek eylemi; arılaştırma.
  18. özleştirmecilikkelimeis.Bir dili yabancı ögelerden temizleyerek arı, katışıksız bir duruma getirme ve kendi olanaklarıyla geliştirmeyi amaçlayan çalışma; arıtıcılık.
  19. öznekelimeis.Bilen, bilmeye yönelen ama kendisi bilgi nesnesi olmayan varlık.
  20. papağanlıkkelimeis.Papağan olma durumu.
  21. parçakelimeis.Far.Bir bütünden alınan, bölünen, ayrı sayılan veya arta kalan kısım; bölüntü.
  22. parçalamakelimeis.Parçalamak eylemi; parçalara ayırma; bölme; ufalama.
  23. paroksitonkelimeis.Fr.Vurgusu sondan bir önceki hecede bulunan sözcük.
  24. Partçakelimeis.Es.Orta İran döneminde, İran’ın kuzeybatısında konuşulmaya başlanan İran ailesinden dil.
  25. partisipkelimeis.Fr.Cümlede tümleç olabilen, isim ve sıfat görevinde kullanılabilen fiilimsi; sıfat-fiil; ortaç; fer’î fiil.
  26. pekiştirmekelimeis.Pekiştirmek eylemi.
  27. perdekelimeis.Far.Işığı, görüşü kesmek, gürültüyü, rüzgârı, soğuğu engellemek gibi değişik amaçlarla bir açıklık, çoğunlukla da pencere önüne asılan hareketli…
  28. perdelenmekelimeis.Perdelenmek eylemi.
  29. periyotkelimeis.Yun.Dönem; devir.
  30. protezkelimeis.Yun.Eksik bir organın yerini tutmak, bir organın sakatlığını gidermek ve olabilirse görev yapmasını sağlamak amacıyla yapay organ yapımını öngören…
  31. prozodikelimeis.Fr.Ses birimleri ile ilgili tonlama, ritim, vurgu, durak, süre gibi olguları inceleyen ses bilgisi dalı; bürün bilimi.
  32. rabıtakelimeis.Ar.İlgi; alaka; bağ; münasebet; ilişki.
  33. revmkelimeis.Ar.Anlatılmak istenen; maksat; meram.
  34. ruba'ikelimeis.Ar.Dört mısradan oluşan, felsefî, aşk ve rintlik gibi konuları işleyen divan edebiyatı nazım türü.
  35. sabirkelimeis.İsp.Birkaç birleşim ve belirli sözlük alanının sözcük dağarcığına indirgenmiş, gramer yapısı ve kelime haznesi bilerek geliştirilmemiş karma dil dizgesi.
  36. safirkelimeis.Ar.Islık; ince ses.
  37. sankelimeis.Sayı.
  38. sapmakelimeis.Sapmak eylemi.
  39. sarfkelimeis.Ar.Harcama; tüketme; masraf etme.
  40. satkelimeis.Ar.Arap alfabesinin on dördüncü harfi.
  41. savtiyatkelimeis.Ar.Ses bilimi; fonetik.
  42. sekelimeis.Ar.Arap asıllı eski Türk alfabesinin beşinci (Arap alfabesinin dördüncü) harfinin adı. Ebced hesabında 500 sayısını karşılar. Türkçede, Arapçadaki gibi…
  43. sebebkelimeis.Ar.bknz. sebep
  44. seçiklikkelimeis.Seçik olma durumu; seçik olan bir şeyin taşıdığı nitelik.
  45. semkelimeis.Fr.Anlam biriminin gösterilen bölümünü oluşturan en küçük anlamsal özelliklerin her biri; anlam birimcik; anlam birimi oluşturan anlam atomlarından her…
  46. semantemkelimeis.Fr.Kavram birimi.
  47. sentagmakelimeis.Yun.Dizim.
  48. sertleşmekelimeis.Sertleşmek işi.
  49. seskelimeis.Kulak tarafından algılanan titreşim; akustik bir dalganın doğurduğu işitme duyumu.
  50. sesçizerkelimeis.Ses çizimleri elde etmeye yarar aygıt; sonograf.