500+ madde
- oluşkelimeis.eT.Olmak eylemi veya biçimi.
- oluşturucukelimeis.Sözcükleri oluşturan, onları kuran dil öğesi.
- oluşturucukelimeis.Bir sesin söylenmesiyle ilgili titreşim olgusu; ses oluğunun tınlama frekansı.
- onomatopekelimeis.Fr.Ses taklidi yoluyla yapılmış kelime; yansımalı sözcük.
- ornatmakelimeis.Ornatmak eylemi ve durumu; ikame etme.
- ortofonikelimeis.Fr.Bir veya bir kaç ses birimin doğru veya normal kabul edilebilecek biçimde söylenmesi.
- Ostçakelimeis.Lat.Doğu Germen dili.
- öbekkelimeis.Aynı cinsten ya da birbirine benzer nesnelerin oluşturduğu bütün; yığın; küme; grup.
- ögekelimeis.Birleşik bir bütünü oluşturan parça veya yalın şeylerden her biri; unsur; eleman.
- öncülkelimeis.Önde bulunan; önde yer alan; kendisinden sonra gelenlere temel olan; önce gelen; birinci; başta giden.
- örneklemekelimeis.Örneklemek eylemi; örnek verme.
- örneksemekelimeis.Örneksemek eylemi.
- ötelemekelimeis.Ötelemek eylemi.
- ötümlüleşmekelimeis.Ötümsüz bir sesin ötüm kazanması olayı; ünsüz yumuşaması.
- öyküntükelimeis.Bir dilden ötekine, biçim ve sırayı koruyarak yapılan çevirme işi. bilgi işlem; bilim kurgu vb.
- özelleşmekelimeis.Özelleşmek eylemi veya durumu.
- özleştirmekelimeis.Özleştirmek eylemi; arılaştırma.
- özleştirmecilikkelimeis.Bir dili yabancı ögelerden temizleyerek arı, katışıksız bir duruma getirme ve kendi olanaklarıyla geliştirmeyi amaçlayan çalışma; arıtıcılık.
- öznekelimeis.Bilen, bilmeye yönelen ama kendisi bilgi nesnesi olmayan varlık.
- papağanlıkkelimeis.Papağan olma durumu.
- parçakelimeis.Far.Bir bütünden alınan, bölünen, ayrı sayılan veya arta kalan kısım; bölüntü.
- parçalamakelimeis.Parçalamak eylemi; parçalara ayırma; bölme; ufalama.
- paroksitonkelimeis.Fr.Vurgusu sondan bir önceki hecede bulunan sözcük.
- Partçakelimeis.Es.Orta İran döneminde, İran’ın kuzeybatısında konuşulmaya başlanan İran ailesinden dil.
- partisipkelimeis.Fr.Cümlede tümleç olabilen, isim ve sıfat görevinde kullanılabilen fiilimsi; sıfat-fiil; ortaç; fer’î fiil.
- pekiştirmekelimeis.Pekiştirmek eylemi.
- perdekelimeis.Far.Işığı, görüşü kesmek, gürültüyü, rüzgârı, soğuğu engellemek gibi değişik amaçlarla bir açıklık, çoğunlukla da pencere önüne asılan hareketli…
- perdelenmekelimeis.Perdelenmek eylemi.
- periyotkelimeis.Yun.Dönem; devir.
- protezkelimeis.Yun.Eksik bir organın yerini tutmak, bir organın sakatlığını gidermek ve olabilirse görev yapmasını sağlamak amacıyla yapay organ yapımını öngören…
- prozodikelimeis.Fr.Ses birimleri ile ilgili tonlama, ritim, vurgu, durak, süre gibi olguları inceleyen ses bilgisi dalı; bürün bilimi.
- rabıtakelimeis.Ar.İlgi; alaka; bağ; münasebet; ilişki.
- revmkelimeis.Ar.Anlatılmak istenen; maksat; meram.
- ruba'ikelimeis.Ar.Dört mısradan oluşan, felsefî, aşk ve rintlik gibi konuları işleyen divan edebiyatı nazım türü.
- sabirkelimeis.İsp.Birkaç birleşim ve belirli sözlük alanının sözcük dağarcığına indirgenmiş, gramer yapısı ve kelime haznesi bilerek geliştirilmemiş karma dil dizgesi.
- safirkelimeis.Ar.Islık; ince ses.
- sankelimeis.Sayı.
- sapmakelimeis.Sapmak eylemi.
- sarfkelimeis.Ar.Harcama; tüketme; masraf etme.
- satkelimeis.Ar.Arap alfabesinin on dördüncü harfi.
- savtiyatkelimeis.Ar.Ses bilimi; fonetik.
- sekelimeis.Ar.Arap asıllı eski Türk alfabesinin beşinci (Arap alfabesinin dördüncü) harfinin adı. Ebced hesabında 500 sayısını karşılar. Türkçede, Arapçadaki gibi…
- sebebkelimeis.Ar.bknz. sebep
- seçiklikkelimeis.Seçik olma durumu; seçik olan bir şeyin taşıdığı nitelik.
- semkelimeis.Fr.Anlam biriminin gösterilen bölümünü oluşturan en küçük anlamsal özelliklerin her biri; anlam birimcik; anlam birimi oluşturan anlam atomlarından her…
- semantemkelimeis.Fr.Kavram birimi.
- sentagmakelimeis.Yun.Dizim.
- sertleşmekelimeis.Sertleşmek işi.
- seskelimeis.Kulak tarafından algılanan titreşim; akustik bir dalganın doğurduğu işitme duyumu.
- sesçizerkelimeis.Ses çizimleri elde etmeye yarar aygıt; sonograf.