- bölümkelimeis.Bölünen bir bütünün parçalarından her biri.
- çıkarmakkelimef.eT.Bir şeyin çıkmasını sağlamak; içerden dışarıya hareket ettirmek.
- derinlikkelimeis.Bir şeyin dibi ile yüzeyi arasındaki uzaklık.
- destekkelimeis.Far.Küçük el; elcik.
- desteklemekkelimef.Bir şeyin sağlam veya dengede durmasını sağlamak için destek koymak.
- düzenkelimeis.Bir bütünü meydana getiren birçok öge arasında zaman, yer, mantık, güzellik, ahlâk vb. açılardan kurulmuş uyumlu bağlantı; düzgünlük.
- fermanlıkelimesf.Hakkında ferman düzenlenmiş olan.
- gedikkelimeis.eT.Bir düzey üzerinde yıkık, çatlak gibi sebeplerle oluşan boşluk, aralık; yarık; rahne.
- grupkelimeis.İt.Aynı yerde, aynı cinsten bulunan nesne veya kişiler topluluğu; küme; öbek.
- habercikelimeis.Haber getirip götüren, haber niteliğinde bilgi taşıyan kimse; ulak.
- hedefkelimeis.Ar.Nişan alınacak nokta; nişan noktası; amaç.
- kadimekelimeis.Ar.Ayak basan kadın.
- kestirmekkelimef.Kesmek işini yaptırmak; kesilmesini sağlamak; kesilmesine yol açmak.
- köprü başıdeyimBir köprünün başlangıç ve bitiş noktalarından her biri.
- kuruluşkelimeis.Kurulmak eylemi veya biçimi.
- kuvvetkelimeis.Ar.Bedensel güç; takat.
- kütüklükkelimeis.Kütük gibi olma durumu; kaba sabalık; duygusuzluk.
- manevrakelimeis.Lat.Bir makinenin, bir cihazın işleyişini düzenleme, yönetme eylemi veya biçimi.
- mekanizmakelimeis.Lat.Tahrik, frenleme, kilitleme, zil çalma gibi belli bir sonuç elde edecek biçimde düzenlenmiş organlar ve parçalar bütünü; düzenek.
- merkezkelimeis.Ar.Bir dairenin veya küresel yüzeyin bütün noktalarına eşit uzaklıkta bulunan iç nokta; özek.
- muharebekelimeis.Ar.Düşman iki tarafın ordularının kara, deniz ve havada taktik amaçlarla yaptıkları çatışma; vuruşma, çarpışma; savaşma; harp etme.
- müsademekelimeis.Ar.Birbirine çarpma; çarpışma; çatışma.
- perdelemekkelimef.Bir şeyin önüne perde çekmek; perdeyle örtmek.
- sarmakkelimef.eT.Bir şeyi bir şeyin çevresinde dolandırmak; etrafını çevirmek.
- sığınakkelimeis.Yağmur, soğuk, güneş vb. doğal etkenlerden korunmak için sığınılan yer; melce.
- sızmakelimeis.Sızmak işi.
- taktikkelimeis.Yun.Eskiden, meydan savaşlarında kanatları düşmana paralel biçimde ve eşit uzunlukta düzenleme sanatına verilen ad.
- taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
- tertipkelimeis.Ar.Düzen; usul.
- torpilkelimeis.Lat.Su altında patlayarak düşman gemilerine zarar veren hareketli veya sabit su altı silahlarına verilen genel ad.
- torpilcikelimeis.Torpil işleri ile uğraşan kimse.
- tutsaklıkkelimeis.Tutsak olma durumu; esaret.
- tuzakkelimeis.eT.Yaban hayvanı ya da kuş avlamak için kurulan düzenek ya da bu iş için yapılmış araç.
- vurmakkelimef.eT.Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere, birine, bir şeye hızla indirmek.
- yankelimeis.Taraf.
- yaylım ateşdeyimBirden çok silahın aynı anda ateş etmesi.
- yuvakelimeis.Kuşların, sürüngenlerin, balıkların, böceklerin vb. hayvanların yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrulamak, yavrularını büyütmek için türlü şeylerden…