- akışmakkelimef.Hep birlikte bir yöne doğru topluca yürümek.
- alakışmakkelimef.Bağrışmak; çağrışmak.
- alışmakkelimef.Karşılıklı almak; karşılıklı alıp vermek; birbirinden almak; ticarette bulunmak. .
- amraşmakkelimef.Sevişmek.
- bıçuşmakkelimef.Kesişmek.
- birtişmekkelimef.Birbirini cezalandırmak.
- bulgaşmakkelimef.Topluca bulunmak; toplu halde mevcut olmak.
- bürtüşmekkelimef.Birbirine dokunmak.
- ıglaşmakkelimef.Ağlaşmak.
- ildişmekkelimef.Kavga etmek; itişmek.
- iltişmekkelimef.Münakaşa etmek; itişmek; kavga etmek.
- irpekleşmekkelimef.Birlikte biçmek; kesişmek.
- iştürüşmekkelimef.Karşılıklı hikâye anlatmak; hikâye söylemek.
- kaguşmakkelimef.Kavuşmak.
- kapışmakkelimef.Bir şeyi birlikte kapmak suretiyle almak; bitirmek.
- karışmakkelimef.Çarpışmak; karşı karşıya gelmek; düşman kesilmek.
- kavışmakkelimef.Kavuşmak; buluşmak; birleşmek.
- kavrışmakkelimef.Dövüşmek; kavga etmek.
- kekreşmekkelimef.Karşılıklı nefret etmek; birbirinden tiksinmek; birbirine düşmanlık etmek.
- kengeşmekkelimef.Müzakere etmek; müşavere etmek; karşılıklı danışmak; danışmak; keneşmek.
- kenkeşmekkelimef.bknz. kengeşmek
- kesişmekkelimef.Birbirini kesmek.
- kıkuruşmakkelimef.Bağrışmak.
- kırmalaşmakkelimef.(Birlikte) parçalamak; kırmak.
- körüşmekkelimef.Görüşmek; karşılaşmak; yüz yüze bakmak.
- közkişmekkelimef.Karşılıklı görmek; birbirini görmek; görüşmek.
- külüşmekkelimef.Gülüşmek.
- öçeşmekkelimef.Çatışmaya girmek; kavga etmek; tartışmak; çekişmek.
- okışmakkelimef.Birbirini davet etmek; birbirini okumakta yardım ve yarış etmek; çağrışmak.
- ökleşmekkelimef.Vuruşmak.
- öpişmekkelimef.Öpüşmek.
- sançışmakkelimef.Birbirine hançer, bıçak, süngü gibi şeyler saplamak; birbiri ile savaş yapmak; vuruşmak; süngüleşmek.
- sınaşmakkelimef.Birbirini sınamak; boy ölçüşmek; karşılıklı kuvvet denemek; karşılaşma yapmak.
- soğuşmakkelimef.Çarpışmak.
- sögüşmekkelimef.Küfürleşmek; karşılıklı sövüşmek.
- sokuşmakkelimef.Birbiri içine girmek.
- söngüşmekkelimef.Savaşmak; harp etmek.
- sözleşmekkelimef.Söyleşmek; konuşmak.
- sözleşmekkelimef.Biri ile bir şey yapmak üzere anlaşmak; konuşup anlaşmak.
- süngüşmekkelimef.Savaşta süngüleşmek; mızrakla savaşmak; vuruşmak; muharebe etmek.
- talaşmakkelimef.Dalaşmak; vuruşmak; kavga etmek; itiraz etmek; boğuşmak.
- tapışmakkelimef.Buluşmak; karşılaşmak; rastlaşmak; görüşmek.
- tebreşmekkelimef.Depreşmek; kımıldaşmak; titreşmek.
- tegişmekkelimef.Vuruşmak.
- tegşürüşmekkelimef.Karşılıklı olarak değişmek.
- tikileşmekkelimef.Fısıldaşmak.
- tikişmekkelimef.İtişmek; kakışmak; vuruşmak.
- tiyşmekkelimef.Söyleşmek.
- tokışmakkelimef.Çarpışmak; savaş etmek.
- tüdüşmekkelimef.Tutuşmak; savaşmak; çarpışmak.