500+ madde
- açışmakkelimef.Birlikte açmak; açmakta yardım ve yarış etmek.
- adaşmakkelimef.(Çocuklar için) oyuna başlamadan ad seçerek eşleşmek.
- agışmakkelimef.Yükselmekte, çıkmakta yarış etmek.
- ağızlaşmakkelimef.Sözleşmek; anlaşmak.
- ağlaşmakkelimef.Birlikte ağlamak.
- ahitleşmekkelimef.Sözleşmek; antlaşmak.
- akçalaşmakkelimef.Pazarlık etmek.
- akışmakkelimef.Hep birlikte bir yöne doğru topluca yürümek.
- aklışmakkelimef.Akışmak.
- aktarışmakkelimef.(Savaşta) birbirini yere yıkmak.
- alakışmakkelimef.Bağrışmak; çağrışmak.
- aldaşmakkelimef.Karşılıklı birbirini aldatmak.
- alışmakkelimef.Karşılıklı almak; karşılıklı alıp vermek; birbirinden almak; ticarette bulunmak. .
- alkaşmakkelimef.Alkışlamak; alkışta yarış etmek.
- almaşmakkelimef.Nöbetleşe kullanmak.
- altunlaşmakkelimef.Altın ödül koyarak bahse girmek.
- amraşmakkelimef.Sevişmek.
- anışmakkelimef.Birinin ardından konuşmak; sözünü etmek.
- anlaşmakkelimef.Karşılıklı olarak birbirinin anlattıkları şeyleri anlamak.
- antlaşmakkelimef.(İki ve daha çok kişi, grup ve devlet için) aralarında bir iş için karşılıklı söz vererek yükümlülük altına girmek; muahede yapmak; ahitleşmek.
- aralaşmakkelimef.Birbirinden ayrılmak; aralık durmak; uzaklaşmak; .
- araşmakkelimef.Birbirini aramak.
- ardlaşmakkelimef.Ata binen birinin arkasına binmek.
- arışmakkelimef.Birbirini aldatmak; aldaşmak.
- arıtışmakkelimef.Temizlemekte yardım ve yarış etmek.
- arkalaşmakkelimef.Birbirine yardımcı olmak; birbirine destek olmak; yardımlaşmak.
- arkaşmakkelimef.Arka arkaya gelmek; arka arkaya çıkmak.
- artaşmakkelimef.Birbirini bozmak.
- artırışmakkelimef.Karşılıklı olarak artırmak.
- artlaşmakkelimef.Ata binenin arkasına binmek; art arda binmek.
- arvaşmakkelimef.Büyü sözlerini birlikte söylemek; beraberce dua etmek.
- asışmakkelimef.Asmakta yardım etmek.
- atanlaşmakkelimef.Ağız kavgası etmek; atışmak.
- atışmakkelimef.Karşılıklı olarak birbirine bir şey atmak; birbirine atmak; fırlatmak.
- atışmakkelimef.eT.Karşılıklı olarak birbirine hoş olmayan sözler söylemek; söz dalaşı etmek.
- avkalaşmakkelimef.Oynaşmak; sevişmek.
- avlaşmakkelimef.Toplanmak; yığılmak.
- avlaşmakkelimef.Evini ortaya koyup kumar oynamak; evini ödül koymak.
- avurdlaşmakkelimef.Sohbet etmek; çene çalmak; konuşmak.
- avurtlaşmakkelimef.Sohbet etmek; konuşmak.
- ayaklaşmakkelimef.Zıt gitmek; çekişmek.
- aydışmakkelimef.Tartışmak; sözlü kavga etmek.
- ayırtlaşmakkelimef.Ayrılmak.
- ayrılışmakkelimef.Birbirinden ayrılmak.
- aytışmakkelimef.Tartışmak; eytişmek; münakaşa etmek.
- azgurışmakkelimef.eT.Birbirini doğru yoldan saptırmak; iğva etmek.
- aznaşmakkelimef.Bozuşmak; kavga etmek; birbirine girmek.
- badaşmakkelimef.Bir iş veya oyun için eş tutmak; eşleşmek, eş tutmak; ortaklaşmak.
- bağdaşmakkelimeeT.Anlaşmak, kafaca denk olmak; imtizaç etmek.
- bağıtlaşmakkelimef.Karşılıklı anlaşarak sözleşme yapmak.