- talamakkelimef.Yağma ve talan etmek; yok etmek.
- taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
- urmakkelimef.Vurmak; saldırmak; dövmek; çarpmak.
- üzmekkelimef.Kırmak; çeke çeke koparmak; kesmek; parçalamak; delmek; bozmak; uzaklaştırmak; mahvetmek; yok etmek.
- yakmakkelimef.eT.Ateş oluşturmak.
- yapmakkelimef.eT.İnşa etmek; kurmak; yaratmak.
- yaradmakkelimef.Yaratmak.
- yarmakkelimef.Yırtmak; bir şeyi keserek zorla parçalamak; birbirinden uzaklaştırmak; kırmak; parçalamak; ayırmak; bölmek.
- yazmakkelimef.Söz ya da düşünceyi özel işaret ve harflerle ifade etmek.
- yeldürmekkelimef.Koşuşturmak.
- yemekkelimef.eT.Bir yiyeceği ağızda çiğneyerek yutup mideye indirmek.
- yenmekkelimef.Bir savaşta silah gücüyle ona boyun eğdirmek; üstünlük sağlamak; savaşı kazanmak; galip gelmek; üstün gelmek; zafer kazanmak.
- yırtmakkelimef.Parçalamak.
- yoğurmakkelimef.Yoğun, sıkı, koyu duruma getirmek; koyulaştırmak.
- yonmakkelimef.Yontmak; tıraş etmek; tıraşlamak; düzeltmek.
- yudmakkelimef.Yutmak.
- yumakkelimef.Yıkamak; temizlemek; kaldırmak.