102 madde
- açılmakkelimef.(Kapalı, katlı, örtülü, sarılı ve dolaşık durumda bulunan bir nesne için) açık duruma getirilmek; kapalı olma hâli kaldırılmak; açılmış olmak. .
- agırlanmakkelimef.İkram edilmek; ağırlanmak; saygı gösterilmek; ululanmak; yüceltilmek.
- alınmakkelimef.Biri tarafından alıp başka bir yere aktarılmak; taşınmak. «Bu haberler televizyondan alındı.»
- argarmakkelimef.Yormak.
- arıtmakkelimef.Çocuğu sünnet etmek.
- aşulmakkelimef.Örtülmek.
- atılmakkelimef.Birisi tarafından fırlatılmak; atılmak işine konu olmak.
- avlanmakkelimef.Biri tarafından av olarak ele geçirilmek. .
- banmakkelimef.Bağlanmak.
- basıkmakkelimef.Bastırmak; içine sokmak; sokmak;
- basınmakkelimef.Basmak; ezmek; zayıf görmek; kahretmek.
- beklenmekkelimef.eT.Biri tarafından beklenir durumda bulunmak.
- bezenmekkelimef.eT.Birisi tarafından bezeli hâle getirilmek; nakışlanmak; süslenmek.
- bilinmekkelimef.Öğrenilmiş, tanınmış olmak; anlaşılmak; bilinmek. [Yüknekî]
- bilişmekkelimef.Karşılıklı olarak birbirini tanımak; tanışmak.
- bozulmakkelimef.Biri tarafından bozma eylemi yapılmak.
- bulunmakkelimef.Arama sonucu veya rastlantı olarak elde edilmek. [Yüknekî]
- bükmekkelimef.eT.Bir şeyi eğmek; kıvırmak.
- bükülmekkelimef.Çevrilmek; burulmak.
- çavlanmakkelimef.Sesi veya gürültüsü etrafa yayılmak; çevreden işitilmek.
- çıkışmakkelimef.Çıkmakta yardım ve yarış etmek; birlikte çıkmak.
- çıkraşmakkelimef.(Diş, kalem, kapı vb. için) çokça gıcırdamak; cıkırdamak.
- çokraşmakkelimef.Bir yere toplanmak.
- edikmekkelimef.Başarmak.
- eretmekkelimef.(Hayvan için) taşağını çıkarmak; iğdiş etmek.
- eteklenmekkelimef.(Elbise için) etek takılmak.
- etikmekkelimef.Başarmak.
- evlenmekkelimef.(Bir kadın ve bir erkek için) bir aile kurmak üzere kanunların öngördüğü şekilde bir araya gelmek; nikâhlanmak; izdivaç etmek.
- ıdılmakkelimef.Gönderilmek.
- ilişmekkelimef.eT.Birbirine takılmak; yapışmak; tutuşmak.
- irmekkelimef.(Duvar vb. için) yarmak; gedik açmak; çentmek.
- isitmekkelimef.Isıtmak. [DTL]
- işleşmekkelimef.İş yapmakta yarışmak ve birbirine yardım etmek.
- karışmakkelimef.Çarpışmak; karşı karşıya gelmek; düşman kesilmek.
- kaşınmakkelimef.Kaşıntı verilmek.
- katılmakkelimef.Katmak işi yapılmak; dahil edilmek; iştirak ettirilmek; karıştırılmak.
- kavrulmakkelimef.eT.Kavurma işlemine uğramak.
- kerilmekkelimef.Uzatılmak; gerilmek.
- kesilmekkelimef.Kesmek eylemi yapılmak.
- kırılmakkelimef.Kırmak eylemine uğramak.
- kısganmakkelimef.Kıskanmak.
- kıyılmakkelimef.Kıymak işi yapılmak; kıymak eylemine uğramak.
- komışmakkelimef.(İşe) birlikte koyulmak.
- kopuşmakkelimef.Kalkışmak; birlikte kalkmak.
- körüşmekkelimef.Görüşmek; karşılaşmak; yüz yüze bakmak.
- köseşmekkelimef.Birlikte istemek.
- kurulmakkelimef.Üzerinde kurmak eylemi yapılmak; kurmak eylemine uğramak.
- küsemekkelimef.Özlemek; arzulamak; arzu etmek; istemek; dilemek. [Yüknekî]
- oyulmakkelimef.Oyma eylemi yapılmak.
- ötleşmekkelimef.Savaşmak; uğraşmak.