1. açılmakkelimef.(Kapalı, katlı, örtülü, sarılı ve dolaşık durumda bulunan bir nesne için) açık duruma getirilmek; kapalı olma hâli kaldırılmak; açılmış olmak. .
  2. adlanmakkelimef.Ad verilmek; anılmak; denilmek.
  3. afsunlanmakkelimef.Biri tarafından büyülenmek; büyü yapılmak.
  4. ağdalanmakkelimef.Ağdalı duruma getirilmek.
  5. agırlanmakkelimef.İkram edilmek; ağırlanmak; saygı gösterilmek; ululanmak; yüceltilmek.
  6. ağlanmakkelimef.Bir şey veya biri hakkında ağlama eylemi yapılmak.
  7. ağlaşmakkelimef.Birlikte ağlamak.
  8. alazlanmakkelimef.Alevde yanmak.
  9. alçılanmakkelimef.İçine alçı karıştırılmak.
  10. aldurmakkelimef.Kaptırmak; aldırmak.
  11. alınmakkelimef.Biri tarafından alıp başka bir yere aktarılmak; taşınmak. «Bu haberler televizyondan alındı.»
  12. aralanmakkelimef.Aralıklı hâle getirilmek; seyrekleştirilmek; aralamak işine uğramak.
  13. ardınmakkelimef.Palto, ceket, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta almak; omza atmak.
  14. argarmakkelimef.Yormak.
  15. arıtmakkelimef.Çocuğu sünnet etmek.
  16. arzetmekkelimef.Ar.Göstermek.
  17. asarmakkelimef.Moğ.Korumak; esirgemek; sakınmak.
  18. asfaltlanmakkelimef.Asfalt kaplama yapılmak; asfalt dökülmek. Sokağımız asfaltlandı.
  19. aşılanmakkelimef.Aşı yapılmak.
  20. asılmakkelimef.Artırılmak.
  21. astarlanmakkelimef.Bir eşya veya giyeceğe astar geçirilmek.
  22. aşulmakkelimef.Örtülmek.
  23. atılmakkelimef.Birisi tarafından fırlatılmak; atılmak işine konu olmak.
  24. avlanmakkelimef.Biri tarafından av olarak ele geçirilmek. .
  25. avulanmakkelimef.Zehirlenmek.
  26. ayaklaşmakkelimef.Zıt gitmek; çekişmek.
  27. ayarlanmakkelimef.Ölçüye uygun hâle getirilmek; ayar edilmek.
  28. aydınlanmakkelimef.Işık alarak aydınlık duruma gelmek; aydınlatılmak.
  29. aynalanmakkelimef.Aynalı duruma getirilmek.
  30. azıklanmakkelimef.Yiyecek verilmek; rızklanmak.
  31. aznaşmakkelimef.Bozuşmak; kavga etmek; birbirine girmek.
  32. badaşmakkelimef.Bir iş veya oyun için eş tutmak; eşleşmek, eş tutmak; ortaklaşmak.
  33. badırdaşmakkelimef.Birkaç kişi aralarında alçak sesle konuşmak; kimi duyulur kimi duyulmaz biçimde aralarında konuşmak.
  34. bağlanmakkelimef.Bağlamak eylemi yapılmak.
  35. banmakkelimef.Bağlanmak.
  36. basıkmakkelimef.Bastırmak; içine sokmak; sokmak;
  37. basınmakkelimef.Basmak; ezmek; zayıf görmek; kahretmek.
  38. başlanmakkelimef.Yapmak için harekete geçilmek; girişilmek; .
  39. batılmakkelimef.Batmış olmak; gömülmek.
  40. beklenmekkelimef.eT.Biri tarafından beklenir durumda bulunmak.
  41. bellenmekkelimef.(Toprak için) bel ile aktarılmak, işlenmek.
  42. bezenmekkelimef.eT.Birisi tarafından bezeli hâle getirilmek; nakışlanmak; süslenmek.
  43. bilenmekkelimef.(Bir kesici alet için) biri tarafından bilemek suretiyle keskin hâle getirilmek.
  44. bilinmekkelimef.Öğrenilmiş, tanınmış olmak; anlaşılmak; bilinmek. [Yüknekî]
  45. bilişmekkelimef.Karşılıklı olarak birbirini tanımak; tanışmak.
  46. boğazlanmakkelimef.Boğazı kesilerek öldürülmek.
  47. bögülenmekkelimef.Büyülenmek; gizemli bilgiler etkisinde kalmak.
  48. boğulmakkelimef.Birinin yaptığı boğma eylemine uğramak.
  49. boğumlanmakkelimef.Boğum meydana getirmek;boğum boğum olmak.
  50. bölünmekkelimef.Başkası tarafından parçalara, bölüklere ayrılmak.