500+ madde
- açılmakkelimef.(Kapalı, katlı, örtülü, sarılı ve dolaşık durumda bulunan bir nesne için) açık duruma getirilmek; kapalı olma hâli kaldırılmak; açılmış olmak. .
- adlanmakkelimef.Ad verilmek; anılmak; denilmek.
- afsunlanmakkelimef.Biri tarafından büyülenmek; büyü yapılmak.
- ağdalanmakkelimef.Ağdalı duruma getirilmek.
- agırlanmakkelimef.İkram edilmek; ağırlanmak; saygı gösterilmek; ululanmak; yüceltilmek.
- ağlanmakkelimef.Bir şey veya biri hakkında ağlama eylemi yapılmak.
- ağlaşmakkelimef.Birlikte ağlamak.
- alazlanmakkelimef.Alevde yanmak.
- alçılanmakkelimef.İçine alçı karıştırılmak.
- aldurmakkelimef.Kaptırmak; aldırmak.
- alınmakkelimef.Biri tarafından alıp başka bir yere aktarılmak; taşınmak. «Bu haberler televizyondan alındı.»
- aralanmakkelimef.Aralıklı hâle getirilmek; seyrekleştirilmek; aralamak işine uğramak.
- ardınmakkelimef.Palto, ceket, pelerin, çuval, heybe gibi şeyleri sırta almak; omza atmak.
- argarmakkelimef.Yormak.
- arıtmakkelimef.Çocuğu sünnet etmek.
- arzetmekkelimef.Ar.Göstermek.
- asarmakkelimef.Moğ.Korumak; esirgemek; sakınmak.
- asfaltlanmakkelimef.Asfalt kaplama yapılmak; asfalt dökülmek. Sokağımız asfaltlandı.
- aşılanmakkelimef.Aşı yapılmak.
- asılmakkelimef.Artırılmak.
- astarlanmakkelimef.Bir eşya veya giyeceğe astar geçirilmek.
- aşulmakkelimef.Örtülmek.
- atılmakkelimef.Birisi tarafından fırlatılmak; atılmak işine konu olmak.
- avlanmakkelimef.Biri tarafından av olarak ele geçirilmek. .
- avulanmakkelimef.Zehirlenmek.
- ayaklaşmakkelimef.Zıt gitmek; çekişmek.
- ayarlanmakkelimef.Ölçüye uygun hâle getirilmek; ayar edilmek.
- aydınlanmakkelimef.Işık alarak aydınlık duruma gelmek; aydınlatılmak.
- aynalanmakkelimef.Aynalı duruma getirilmek.
- azıklanmakkelimef.Yiyecek verilmek; rızklanmak.
- aznaşmakkelimef.Bozuşmak; kavga etmek; birbirine girmek.
- badaşmakkelimef.Bir iş veya oyun için eş tutmak; eşleşmek, eş tutmak; ortaklaşmak.
- badırdaşmakkelimef.Birkaç kişi aralarında alçak sesle konuşmak; kimi duyulur kimi duyulmaz biçimde aralarında konuşmak.
- bağlanmakkelimef.Bağlamak eylemi yapılmak.
- banmakkelimef.Bağlanmak.
- basıkmakkelimef.Bastırmak; içine sokmak; sokmak;
- basınmakkelimef.Basmak; ezmek; zayıf görmek; kahretmek.
- başlanmakkelimef.Yapmak için harekete geçilmek; girişilmek; .
- batılmakkelimef.Batmış olmak; gömülmek.
- beklenmekkelimef.eT.Biri tarafından beklenir durumda bulunmak.
- bellenmekkelimef.(Toprak için) bel ile aktarılmak, işlenmek.
- bezenmekkelimef.eT.Birisi tarafından bezeli hâle getirilmek; nakışlanmak; süslenmek.
- bilenmekkelimef.(Bir kesici alet için) biri tarafından bilemek suretiyle keskin hâle getirilmek.
- bilinmekkelimef.Öğrenilmiş, tanınmış olmak; anlaşılmak; bilinmek. [Yüknekî]
- bilişmekkelimef.Karşılıklı olarak birbirini tanımak; tanışmak.
- boğazlanmakkelimef.Boğazı kesilerek öldürülmek.
- bögülenmekkelimef.Büyülenmek; gizemli bilgiler etkisinde kalmak.
- boğulmakkelimef.Birinin yaptığı boğma eylemine uğramak.
- boğumlanmakkelimef.Boğum meydana getirmek;boğum boğum olmak.
- bölünmekkelimef.Başkası tarafından parçalara, bölüklere ayrılmak.