500+ madde
- kalamakkelimef.eT.Yığmak; sandığa koymak; saklamak.
- kalıgkelimeis.Hava; gök; gökyüzü; sema.
- kalıkkelimeis.bknz. kalıg
- kalımkelimeis.Kalma eylemi ve durumu; bakilik.
- kalınkelimesf.Kalabalık; sayısız; çok; sürü.
- kalkmakkelimef.eT.Yükselmek; sıçramak; şaha kalkmak; doğrulmak; dik duruma gelmek.
- kalmakkelimef.Bulunduğu durumu veya konumu korumak, değiştirmeden durmak.
- kamamakkelimef.Kamaşmak.
- kamçılıgkelimesf.Kamçılı; kamçısı bulunan.
- kamıtmakkelimef.Kaymak.
- kammakkelimef.Kamaşmak.
- kançakelimezf.Nereye? [Yüknekî]
- kanıkelimezf.Hani; nerede? [Yüknekî]
- kapkelimezf.Sıfatları pekiştirir. kap kara.
- kapmakkelimef.Tutmak.
- kapugkelimeis.Kapı.
- kapugçıkelimeis.Kapıcı.
- kapuşkelimeis.Yağma.
- karagurmakkelimef.Karartmak.
- karakçıkelimeis.Haydut; yağmacı; yankesici.
- karıkkelimesf.Karılmış; katışmış; karışık.
- karıksızkelimesf.Katışık olmayan; saf.
- karılatmakkelimef.Boylatmak; boyunu ölçtürmek; karışlatmak.
- karılıkkelimeis.Yaşlılık; ihtiyarlık.
- karmakkelimeis.Çengel.
- kaşkelimeis.Herhangi bir şeyin kıyısı.
- kaşıgkelimesf.Taranmış; düzgün.
- katkelimeis.eT.Bir büyüğün huzuru; huzur; yan; makam; mevki.
- katgurmakkelimef.Gülmekten katılmak.
- katıglanmakkelimef.Çalışmak; çabalamak uğraşmak; ceht etmek.
- katıkkelimeis.eT.Katkı; herhangi bir nesneye katılan; tutmaç yemeğine katılan sirke, yoğurt gibi şeyler.
- katıksızkelimesf.Katığı olmayan; kuru.
- katılmakkelimef.Katmak işi yapılmak; dahil edilmek; iştirak ettirilmek; karıştırılmak.
- katkıkelimesf.Katı; sert; haşin.
- kavrılmakkelimef.Kavrulmak.
- kavşurmakkelimef.Katlamak; bir araya koymak; birleştirmek; kavuşturmak.
- kavukkelimeis.eT.Kabarcık.
- kavurmakkelimef.Basmak; tazyik etmek; toplamak; kavramak; yakalamak; sıkmak.
- kavuşturmakkelimef.Kavuşmasına yol açmak; kavuşmasını sağlamak; kavuşmalarını sağlamak; .
- kayankelimeis.Kayalar.
- kaymakkelimef.eT.Geri dönmek; caymak.
- kayrakelimeis.Tekrar.
- kaytabankelimeis.Deve sürüsü.
- kaznakkelimeis.Hazine.
- kebitkelimeis.Dükkân; mağaza.
- keçigkelimeis.Irmak geçidi; geçit.
- keçimligkelimesf.Geçici.
- keçişkelimeis.Geçit; ırmağın, derenin geçidi.
- keçmekkelimef.Geçmek. [Yüknekî]
- keçürmekkelimef.Geçirmek. [Yüknekî]