294 madde
- bogmakkelimef.Boğmak; sıkarak bağlamak.
- boşgurmakkelimef.Eğitmek; öğretmek; talim etmek.
- bozagulamakkelimef.Buzağı doğurmak; buzağılamak.
- bozmakkelimef.eT.Bir şeyi kendisinden bekleneni yerine getiremeyecek duruma düşürmek; yıkmak; kırmak; parçalamak.
- bulgamakkelimef.Karıştırmak; bulaştırmak; bulamak.
- bulmakkelimef.eT.Arama sonucunda aranan şeyi elde etmek; görmek; karşılaşmak. [Yüknekî]
- bulnamakkelimef.Tutsak etmek; yakalamak; tutsak almak.
- buntutmakkelimef.(Uyku için) kaçırtmak.
- buşgurmakkelimef.Kışkırtmak.
- buzmakkelimef.Mahvetmek; bozmak; kırmak; parçalamak; tahrip etmek.
- ebirmekkelimef.Etrafını çevirmek; dolanmak.
- eblemekkelimef.Evlendirmek.
- egirmekkelimef.Çevirmek; kuşatmak; sarmak; muhasara etmek.
- eletmekkelimef.İletmek; taşımak; götürmek.
- ellemekkelimef.Devlet sahibi, yurt sahibi kılmak.
- elsiretmekkelimef.Devletsiz bırakmak.
- eltmekkelimef.İletmek; sevk etmek; götürmek; .
- englemekkelimef.Avlamak.
- ertmekkelimef.Fazla olmak; aşmak; geçmek.
- ertürmekkelimef.Yapmak; işlemek; ifa etmek.
- esirkemekkelimef.Vicdan ve merhameti kendinde biriktirmek; esirgemek.
- eşidmekkelimef.Kulakla duymak; işitmek. [Yüknekî]
- eşinmekkelimef.(At için) hızla sürmek.
- eşitmekkelimef.İşitmek.
- eşkemekkelimef.Yoksullara hayır için kumaş dağıtmak.
- eşmekkelimef.Atı hızlıca sürmek; eşkin sürmek
- etitmekkelimef.Yaptırmak; yaptırtmak; kurdurtmak.
- etmekkelimef.eT.Bir durumu ortaya çıkarmak.
- eymekkelimef.Saka.İzlemek; takip etmek; ardı sıra gitmek.
- ıdmakkelimef.Salmak; serbest bırakmak.
- ımakkelimef.Göndermek.
- ıtmakkelimef.bknz. ıdmak
- içgirmekkelimef.İçeri girdirmek.
- içmekkelimef.Bir sıvıyı ağız yolu ile yutmak; emerek içine çekmek.
- igidmekkelimef.Beslemek; doyurmak; büyütmek; yetiştirmek; bakmak.
- iletmekkelimef.eT.İlerletmek.
- illemekkelimef.Devlet kurmak.
- ilsiretmekkelimef.Yerinden mahrum etmek; devletsiz bırakmak; devletsiz komak.
- inamakkelimef.İnanmak; güvenmek.
- irtürmekkelimef.Ulaştırmak; eriştirmek; vardırmak.
- isirkemekkelimef.Bir kayıp için üzülmek; cimrilik etmek; esirgemek;
- ititmekkelimef.Yaptırmak.
- itmekkelimef.Düzene sokmak; düzenlemek; tanzim etmek; hazırlamak.
- kabmakkelimef.Kapmak.
- kaganlamakkelimef.Kağan yapmak.
- kagansıratmakkelimef.Hakansız bırakmak; kağansız bırakmak.
- kalıtmakkelimef.(Zaman için) kazanmak.
- kamşatmakkelimef.Titretmek; depretmek; hareket ettirmek; sarsmak; sallamak; sallatmak
- kapmakkelimef.Tutmak.
- kapmakkelimef.Kapamak; örtmek.