167 madde
- ıyakelimeis.Sahip.
- içkelimeis.Herhangi bir yer, alan, cisim veya durumun sınırları arasında kalan yer; dahil.
- ikikelimeis.eT.Birden sonra gelen sayının adı.
- isizkelimeünl.Ah! Yazık! Esef!
- iyekelimeis.Sahip.
- kabakkelimeis.eT.Sürüngen gövdeli, taze meyvesinden sebze yemeği ve olgunundan tatlı yapılan, bahçe ve bostanlarda yetiştirilen bir yıllık otsu bitki; (Cucurbita).
- kabınkelimeis.Çin.Bir vergi adı.
- kadakkelimeis.Kusur; kabahat; suç; günah.
- kadıgkelimeis.Katı; sağlam.
- kamagkelimezm.Far.(Belirsizlik zamiri) hep; tüm; bütün; hepsi; her şey.
- kamışkelimeis.Buğdaygillerden su kenarlarında ve bataklıklarda yetişen, sert ve boğumlu gövdeli, şerit yapraklı pek çok bitkinin ortak adı; kargı; bambu;…
- karşıkelimeis.eT.Bir kimsenin görüş ve hareketlerine zıt tutum ve davranış; zıt; aksi; muhalif; muarız.
- katırkelimesf.eT.Sağlam; pek.
- kazkelimeis.Erkeği ve dişisi birbirine çok benzeyen ve birbirine çok bağlı, gri beyaz tüylü, otçul memeliler gibi otlarla beslenen, perde ayaklı, eti çok yağlı,…
- keçkelimezf.(Vakit için) geç; geç vakit.
- kedkelimezf.Soğd.Abartma, pekiştirme bildirir; pek; gayet; çok; iyi; iyice. [Yüknekî]
- kendirkelimeis.Tohar.bknz. kenevir (Cannabis sativa).
- kergekkelimeis.Gerek; ihtiyaç; lazım lüzum; gereken şey.
- kerpiçkelimeis.Saman karıştırılmış yağlı balçığın sonra kalıplara dökülerek güneşte kurutulmasından elde edilen yapı malzemesi; ilkel ve pişmemiş tuğla.
- kesmekelimeis.Kesici aletlerle kesip parçalara ayırmak işi; kesmek eylemi.
- ketkelimezf.Soğd.Çok; artık; pek. [Yüknekî]
- keykelimezf.Soğd.Abartma, pekiştirme bildirir. [Yüknekî]
- keyikkelimeis.Geyik.
- kılkelimeis.Hayvanların postunda ve insan vücudunun çeşitli yerlerinde çıkan, üst deri uzantısı olan boynuzsu yapıdaki ipliksi uzantılar. .
- kınıgkelimeis.Şiddetli arzu.
- kırkkelimeis.Otuz dokuzdan sonra gelen ilk sayı.
- kırtışkelimeis.Bet beniz; yüzün rengi; yüz güzelliği.
- kıskaçkelimeis.Bir şeyi sıkıca tutmaya yarar pense veya kerpetene benzer aletlerin genel adı.
- kızkelimeis.eT.Cinsiyet bakımından dişi olan çocuk veya genç kız çocuk.
- kirtgünçkelimeis.İnanç; din; Dharma.
- kiyikkelimeis.bknz. keyik [Nevayi]
- kolkelimeis.İnsan vücudunun omuzdan başlayarak parmak uçlarına kadar olan kısmı. [Yüknekî]
- koltukkelimeis.Omuz başlarının altında, kolun gövde ile birleştiği yer; koltuk altı.
- kolusuzkelimezf.Vakitsiz; zamansız.
- kopkelimezf.Hep; bütün; hepsi; tamamı.
- korkınçıgkelimeis.Korkulan şey.
- kovukkelimeis.Bir şeyin boş olan iç kısmı; bir şeyin içinde oluşan oyuk.
- körkkelimeis.Biçim; görünüş; şekil; kıyafet.
- körügkelimeis.Güzel; güzellik.
- közünçkelimeis.Bir şey seyreden halk; seyirci.
- kumkelimeÇiğil.Silisli kayaçların, kayaların ve bazı mineral parçalarının doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasıyla meydana gelen, büyüklüğü 0.002-2 mm. arasında…
- kunduzkelimeis.Kunduzgillerden, akarsularda ağaç dallarından yaptığı barajlarda yarısı su altında kalan yuvalar yapan, kavak, kayın, söğüt, akdiken, kızılağaç…
- kutkelimeis.eT.Gökten ya da tanrısal bir kaynaktan yayılmış sıvı; hayat suyu; rahmet; bereket. [AH]
- kükelimeis.Ün; şöhret; şan.
- küçkelimeis.Güç; kuvvet. [Yüknekî]
- külügkelimeis.bknz. kölük
- kürkelimeis.Hile; desise; fesat; alda; al; kandırma; sahtekârlık.
- nayutkelimeis.Çağ; devir.
- nekelimezm.eT.Soru zamiri; hangi şey.
- nengkelimezm.Belirsizlik zamiri; herhangi biri.