108 madde
- kısıgkelimesf.Kısık; dar; daraltılmış.
- kızılkelimesf.Çok kırmızı olan; parlak kırmızı olan; kızıl renk.
- kiçigkelimesf.Geç kalan; sonra gelen; sonrakiler.
- kodıkelimesf.Alt; aşağı; adi. [Yüknekî]
- kutlugkelimesf.Selamet, talih, uğur vb.ne sahip olan; mutlu; talihli; kutlanmış; kutlu; mesut; uğurlu; bahtiyar.
- küsüşkelimesf.Özlenen.
- küvezkelimesf.Kurumlu; şımarık; burnu havada; gururlu; mağrur.
- ortakelimesf.Ara; beyn.
- ortukelimesf.Orta; merkez.
- ortuklugkelimesf.Ortaklaşa; ortak olarak.
- osuglugkelimezf.Gibi; benzer; surette; tarzda; .... mahiyetinde.
- öngdünkelimezf.Önce.
- örtükkelimesf.Örtülmüş; üzeri kaplı; kapalı olarak içerilmiş olan; örtülü.
- örükelimezf.Yukarı doğru; dikine.
- özkelimezm.Dönüşlülük zamiri; kendi; bizzat özü; nefsi.
- özenkelimesf.İçerlek;
- sarpkelimesf.Güç; sert; çetin; zor; zahmetli.
- sekizkelimesf.eT.Yedi ile dokuz arasında yer alan tam sayı.
- solkelimeis.İnsan vücudunda kalbinin bulunduğu yan. (so:l)
- sukkelimesf.Aç gözlü; alçak.
- süçigkelimesf.Tatlı; lezzetli. hoş
- şakşıkelimesf.Pis; kirli.
- şişkelimesf.Şişmiş olan; kabarmış; şişkin; kabarık. .
- tangsukkelimesf.Moğ.Tatlı; nefis; lezzetli.
- taşkarukelimezf.Dışarıya; dışa doğru.
- taşrakelimezf.Dışarıya; dışarı; dışarıda; dışına; dıştan.
- tavrakkelimesf.Çabuk; acele; çarçabuk; süratle.
- tegirmikelimezf.Etrafında; çevirerek.
- tekkelimesf.eT.Bir; yalnız.
- tengkelimesf.Denk; öğür; akran; benzer; müşabih; eş; eşit; aynı; kadar.
- tetrükelimezf.Aksine; tersine.
- tirigkelimesf.Canlı; diri; yaşayan.
- tolunkelimesf.Dopdolu; hep.
- törlügkelimesf.Türlü; çeşitli.
- tumlığkelimesf.Soğuk.
- tuşkelimesf.Denk; eşit; öğür; benzer; uygun; yaşıt.
- tümenkelimeOn bin. 10.000.
- tüzkelimesf.Düz; doğru; kusursuz.
- tüzülmekkelimef.Dizili olmak; sırada olmak.
- udukelimeis.Art; arka.
- uluğkelimesf.Büyük; seçkin; ulu; çok büyük.
- uşakkelimesf.Küçük; ufak.
- uzkelimesf.Usta; becerikli; mahir; akıllı; iyi; sanatkâr; anlayışlı.
- uzakkelimesf.Eski; ırak.
- üçkelimesf.eT.İkiden bir fazla, dörtten bir eksik olan.
- üstünkelimezf.Yukarı; üstte; yukarıda.
- yablakkelimesf.Kötü; fena
- yarımkelimeis.Bir bütünün yarısı; bir şeyin yarısı; herhangi bir şeyin ikiye ayrılmış olan parçalarından her birisi.
- yarlığkelimesf.Acınacak durumda; yürekler acısı; fakir; yoksul; aciz; bedbaht; sefil; perişan.
- yarpkelimesf.Sağlam; güçlü; kuvvetli.