134 madde
- itinmekkelimef.Kendine çeki düzen vermek; kendini düzene sokmak; süslenmek; hazırlanmak; sürünmek.
- ivmekkelimef.Çabuk davranmak; acele etmek; derhal yapmak.
- kadıtmakkelimef.Çevirmek; döndürmek; bükmek.
- kadmakkelimef.Tipide ölmek.
- kamılmakkelimef.Boylu boyunca yere yatmış, uzanmış olmak; paçavra gibi yere yığılmak.
- kamşatmakkelimef.Titretmek; depretmek; hareket ettirmek; sarsmak; sallamak; sallatmak
- kanamakkelimef.eT.Kan almak; kan akıtmak; kan emmek.
- karılmakkelimef.Birçok nesne bir araya gelerek birbiri içine dağılıp karışmak; mezc olmak.
- katmakkelimef.Sertleşmek; katılaşmak sert olmak.
- kekreşmekkelimef.Karşılıklı nefret etmek; birbirinden tiksinmek; birbirine düşmanlık etmek.
- kemişmekkelimef.Yere atmak; geri fırlatmak; atmak; fırlatmak. [Yüknekî]
- kerilmekkelimef.Uzatılmak; gerilmek.
- kesilmekkelimef.Kesmek eylemi yapılmak.
- kevilmekkelimef.Gevşemek; zayıflamak.
- kısılmakkelimef.Arada kalmak; daralmak; darlaşmak.
- kızganmakkelimef.Hasislik etmek; cimrilik etmek.
- koçuşmakkelimef.Kucaklamak.
- kolulamakkelimef.Düşünmek; açıklamak.
- konmakkelimef.Gelip bir yere konmak; yerleşmek. [Yüknekî]
- körüşmekkelimef.Görüşmek; karşılaşmak; yüz yüze bakmak.
- köymekkelimef.Yanmak; kavrulmak.
- kusmakkelimef.Midedekileri ağızdan dışarı çıkarmak; istifra etmek; kay etmek.
- küçedmekkelimef.Güçlendirmek; kuvvetlendirmek.
- küsemekkelimef.Özlemek; arzulamak; arzu etmek; istemek; dilemek. [Yüknekî]
- ornanmakkelimef.Kanmak;
- osmakkelimef.Kesmek.
- otamakkelimef. is.Otları veya ot türünden olan bitkileri kesmek, yapraklarını budamak.
- oynamakkelimef.(Bir şeyi) eğlenmek, hoşça vakit geçirmek amacıyla o şeyi kendine oyuncak veya oyun aracı edinmek. Top oynayalım mı?
- özirkenmekkelimef.Kendi kişiliğine yığmak.
- saçılmakkelimef.Saçma eylemine uğramak; saçma işi yapılmak; dağıtılmak; serpilmek. [-ur][saçlur]
- saklanmakkelimef.Dikkat etmek; uyanık olmak.
- salmalıkkelimeis.Otlak; çayır; mera.
- sepmekkelimef.Çeyizle, araç gereç ile donatmak.
- serilmekkelimef.Sermek işi yapılmak.
- serkürmekkelimef.Karşı gelmek; engel olmak.
- sınaşmakkelimef.Birbirini sınamak; boy ölçüşmek; karşılıklı kuvvet denemek; karşılaşma yapmak.
- sızgurmakkelimef.Sızdırmak; eritmek.
- sokuşmakkelimef.Birbiri içine girmek.
- solamakkelimef.Çin.Zincire vurmak; bağlamak; zincirlemek.
- sökmekkelimef.Koparmak; yarmak; yırtmak.
- suçulmakkelimef.Çekilmek.
- süngüşmekkelimef.Savaşta süngüleşmek; mızrakla savaşmak; vuruşmak; muharebe etmek.
- süzülmekkelimef.Süzmek eylemi yapılmak; üzerinde süzmek eylemi gerçekleştirilmek; süzmek eylemine konu olmak.
- takmakkelimef.Eklemek; ilave etmek.
- tamışmakkelimef.Damla haline gelmek; damlalaşmak; sızmak.
- tangılmakkelimef.Sıkıştırılmak; tazyik edilmek.
- tanglamakkelimef.Hayret etmek; taaccüp etmek; şaşmak; şaşırmak. acayip bulmak; tanlamak.
- taplamakkelimef.Sevmek.
- tartılmakkelimef.Çekilmek; asılınmak; gerilmek; sıyrılmak.
- tebremekkelimef.Deprenmek; kımıldamak; sarsılmak.