399 madde
- bulanmakkelimef.eT.Karıştırılmak; yoğrulmak.
- bunmakkelimef.eT.Beğenmemek; küçümsemek.
- burkmakkelimef.Burarak çevirmek; bükmek; kıvırmak.
- burtarmakkelimef.(Yüz için) buruşturmak; surat asmak.
- burulmakkelimef.Ekseni etrafında döndürülmek; çevrilmek; bükülmek.
- bükmekkelimef.eT.Bir şeyi eğmek; kıvırmak.
- büktelemekkelimef.Kurtulmak için çabalamak; çırpınmak.
- bürelenmekkelimef.Örtünmek.
- cıbarmakkelimef.Ağacı budamak.
- cıdamakkelimef.Beğenmek; istemek.
- cığalamakkelimef.(Bitki için) filiz verip gelişmeye başlamak.
- cılavlanmakkelimef.Çok isteklenmek.
- cıllımakkelimef.Yorgunluk yüzünden güçten düşmek.
- cıvdırmakkelimef.Güzel ok atmak.
- cıvınmakkelimef.Yerinmek; üzülmek.
- cıvıtmakkelimef.Cıvık duruma getirmek.
- cızlamakkelimef.(Yanan nesne, öten böcek vb. için) “cız” sesi çıkarmak.
- cibelmekkelimef.Yersiz davranışlarda bulunmak; şımarmak.
- cingilmekkelimef.Takla atmak.
- cinkmekkelimef.Tepetakla yuvarlanmak.
- çakılmakkelimef.Çakılı duruma gelmek.
- çakmakkelimef.Vurmak.
- çalınmakkelimef.Felç gelmek; inme inmek.
- çalınmakkelimef.Üstüne bir şey sürülmek.
- çanaklamakkelimef.Ağaçların dibini çukurlatmak.
- çançmakkelimef.Batırmak.
- çapmakkelimef.eT.(At) koşturmak; sürmek.
- çapraşmakkelimef.Far.Karışık, anlaşılmaz, çözülmez ve içinden çıkılmaz duruma gelmek; karmakarışık olmak.
- çaptırmakkelimef.Yağmalatmak; yağma ettirmek.
- çatırdamakkelimef.“Çatır!” sesi çıkararak yanmak veya kırılmak.
- çatlatmakkelimef.Bir şeyin parçaları dağılmayacak şekilde yarılmasına sebep olmak.
- çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
- çekilmekkelimef.Çekme işi yapılmak.
- çekmekkelimef.Bir cismi, başka bir cisim kendisinde var olan kuvvetin etkisi ile harekete geçirmek, yürütmek; asılmak.
- çelmekkelimef.Koyunlar çiftleşirken kuyruklarını yana doğru çekerek yardımcı olmak.
- çenetlenmekkelimef.(İki parça için) birbirine bitişmek.
- çevrilmekkelimef.Döndürülmek.
- çığırmakkelimef.Birini çağırmak; ona seslenmek.
- çıkışmakkelimef.Çıkmakta yardım ve yarış etmek; birlikte çıkmak.
- çıkmakkelimef.Bir yerden, bir yerin içinden dışarı varmak. : Evden çıktılar.
- çılamakkelimef.(Badem, ceviz vb. için) meyveler dalında olgunlaşarak dış kabukları çatlayıp dökülmek.
- çokraşmakkelimef.Bir yere toplanmak.
- çömeşmekkelimef.Başkaları ile bir araya gelip çökmek; birlikte çökmek.
- çönmekkelimef.Az.Dönmek; arkaya dönmek.
- çövdürmekkelimef.Fışkırtarak işemek.
- çuğunmakkelimef.Bir ipe asılarak sallanmak.
- daballamakkelimef.Uğraşmak; gayret etmek; didinmek.
- dadıtmakkelimef.Tatlandırmak; tatlılaştırmak.
- dalabımakkelimef.eT.Bir yere tutunarak sallanmak.
- dalanmakkelimef.(Aç kalmış hayvan için) her bulduğu yiyeceğe saldırmak.