1. ağdırmakkelimef.eT.(Yük için) yük hayvanlarında bir taraftaki yükün diğerinden daha ağır olması sonucu o tarafa doğru yatmak veya devrilmek.
  2. ağdırmakkelimef.eT.Bir destek veya serene bağlamak suretiyle yukarılara tırmanmasını sağlamak. «Asmaları çardağa ağdırdı.»
  3. ağılanmakkelimef.Zehirli olduğunu bilmediği bir şeyi yiyip içmek suretiyle zehirlenmek.
  4. ağıllamakkelimef.Sürüyü sağmak üzere ağıla kapamak.
  5. ağıllanmakkelimef.(Sürü için) toplanarak ağıla girmek.
  6. ağınmakkelimef.(At ve eşek vb. için) çayırlık veya yumuşak topraklı yerlerde yatıp yuvarlanmak suretiyle sırtını kaşımak; ağnamak.
  7. ağınmakkelimef.Açlıktan ölmek.
  8. ağırsamakkelimef.Birine istemediğini belli edecek şekilde soğuk davranmak.
  9. ağırsınmakkelimef.Bir işi ağır bulmak; ağır saymak.
  10. ağıştırmakkelimef.Üstü kapalı anlatmak; ima etmek.
  11. ağıtlamakkelimef.El kol ve vücut hareketleri ile karşısındakini sakındırmak.
  12. ağıtmakkelimef.Ölen kişinin iyiliklerini sayıp dökmek.
  13. ağıtmakkelimef.Hiç görmediği ve bilmediği bir çevrede şaşkınlıktan ve yol bilmezlikten dolayı kendinden geçmiş gibi çevreye bakınmak; hayranlıkla seyretmek.
  14. ağızlamakkelimef.Birine bir konuda talimat vermek, öğütte bulunmak.
  15. ağızlaşmakkelimef.Sözleşmek; anlaşmak.
  16. ağızlatmakkelimef.Keskinliği kaybolmuş bir kesici aleti bilemek.
  17. ağızlıklamakkelimef.Doğru yolu göstermek.
  18. agızmakkelimef.[eAT, -ur] (Fasulye, nohut, mercimek gibi taneli şeyler için) akıtmak.
  19. aglamakkelimef.Ayıklamak; ayıklayarak temizlemek; aklamak.
  20. ağlamsamakkelimef.Ağlamaklı olmak; ağlayacak gibi olmak.
  21. ağlazlamakkelimef.Mızıkçılık ederek ağlamaklı olmak.
  22. ağmakkelimef.eT.Su gibi akıp gitmek; kaymak.
  23. ağmaşmakkelimef.Yükselmek.
  24. ağnamakkelimef.eT.(Hayvanlar için) yere yatıp sırtını kaşımak; debelenmek, kıvranmak.
  25. ağnamakkelimef.Anlamak.
  26. ağrıcaklanmakkelimef.(Göz için) hastalanmak.
  27. ağrımakkelimef.Vücudun herhangi bir yerinde rahatsız edici ağrı duymak; acımak; sancımak; sızlamak; ağrıya duçar olmak; burmak; burulmak; sancımak; zonklamak.
  28. ağrınmakkelimef.Birinin kırıcı davranışına gücenmek; alınmak.
  29. ahbunlamakkelimef.Toprağı gübrelemek; gübre dökmek.
  30. ahdarmakkelimef.Devşirmek; toplamak.
  31. ahırlamakkelimef.(Hayvanlar için) ahırda kapalı kalmak; bir süre ahırda tutulmak.
  32. ahırlanmakkelimef.Evcilleşmek.
  33. ahırlatmakkelimef.Hayvanı ahıra alıştırmak.
  34. ahtarmakkelimef.Aktarmak; altını üstüne getirmek.
  35. ahtetmekkelimef.Ar.Nikâh kıymak.
  36. akçalaşmakkelimef.Pazarlık etmek.
  37. akınmakkelimef.Özenmek.
  38. akışmakkelimef.Hep birlikte bir yöne doğru topluca yürümek.
  39. akıtmakkelimef.Akmasını sağlamak; .
  40. aklamakkelimef.Beyazlaştırmak; ağartmak.
  41. akmakkelimef.eT.(Sıvı gibi molekülleri veya tanecikleri kolayca yer değiştiren maddeler için) bir yerden daha aşağıda bulunan başka bir yere doğru gitmek.
  42. aktarılmakkelimef.Aktarmak işi yapılmak.
  43. aladımakkelimef.Acele etmek.
  44. aladlamakkelimef.Acele etmek
  45. alafalmakkelimef.Kızmak; öfkelenmek.
  46. alaflamakkelimef.[-l(ı)yor] Hayvanlara ot ve yem vermek.
  47. alaflamakkelimef.Alevlemek; tutuşturmak; ateşe vermek.
  48. alaflanmakkelimef.Kızışmak.
  49. alaklamakkelimef.Çalmak; aşırmak.
  50. alakmakkelimef.(Kancık köpek için) kızışmak; erkek istemek.