akmak
kelimef.Köken
eT.āḳ-mak
قمق ا آغمق
Anlamlar
- 1
(Sıvı gibi molekülleri veya tanecikleri kolayca yer değiştiren maddeler için) bir yerden daha aşağıda bulunan başka bir yere doğru gitmek.
- 2
Sızmak; süzülmek; damlamak. Yağmurda bazı evlerin damı aktı.
- 3
(Kapalı yerdeki sıvılar için) dışarı çıkmak. Akacak kan damarda durmaz.
- 4
(Zaman için) kolayca geçip gitmek. Ömrümden bunca yıl akıp geçmiş.
- 5
Birbiri peşi sıra kalabalık bir hâlde gitmek. Yaz gelince Ankara sahillere akıyor.
- 6
Kayarak gitmek. Otların arasından bir yılan aktı.
- 7
Duygusal yönden meyletmek; sevmek; aşık olmak. Kızın da gönlü bizimkine akmış.
- 8
argo.Ortadan kaybolmak.
- 9
[yüzünden, gözünden vb. ile birlikte] (Uyku, yorgunluk, sersemlik, aptallık vb. için) çokça bulunmak; dayanılmaz durumda olmak.
- 10
{eAT}Meyletmek.
- 11
{eAT}Sıyrılıp çıkmak.
- 12
{ağız}Ağaçlara su yürümek.
[DS]