500+ madde
- cıvımakkelimef.Yumuşak hâle gelmek; cıvık olmak; sulanmak.
- cızırdamakkelimef.Sürekli bir “cız” sesi çıkarmak; cızırtı yapmak.
- cinlenmekkelimef.Cinli olmak; cinlerin saldırısına uğradığı sanılmak.
- çakışmakkelimef.Üst üste getirildiği zaman biçim ve boyut bakımından denk ve eşit olmak; birbirine tam uymak.
- çamurlamakkelimef.Çamur sürmek; çamurla kirletmek.
- çamurlaşmakkelimef.Çamur durumuna gelmek.
- çarpıtılmakkelimef.Biçimi ve görüntüsü değiştirilmek.
- çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
- çattırmakkelimef.Çatmak eylemini yaptırmak.
- çekişmekkelimef.Bir şeyi uçlarından tutarak karşılıklı çekmek.
- çenilemekkelimef.(Köpek için) canı yanmaktan dolayı acı acı bağırmak.
- çerezlenmekkelimef.Kuru yemiş cinsinden bir şeyler yemek.
- çıkarmakkelimef.eT.Bir şeyin çıkmasını sağlamak; içerden dışarıya hareket ettirmek.
- çıkılamakkelimef.Bir şeyi çıkın yapmak; çıkın içine koymak.
- çıkmakkelimef.Bir yerden, bir yerin içinden dışarı varmak. : Evden çıktılar.
- çıldırmakkelimef.Delirmek; aklını oynatmak.
- çırpınmakkelimef.Bir acı etkisi ile vücudun bazı yerlerini, özellikle kol ve bacakları şiddetle sallamak, sarsmak; sağa sola savurmak.
- çıtlatmakkelimef.Çıtlamasını sağlamak; çıt sesi çıkartmak.
- çimlenmekkelimef.Yiyeceklerden azar azar alıp yemek.
- çirozlaşmakkelimef.(Uskumru için) yumurtalarını atarak zayıflamak.
- çivilemekkelimef.Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak; mıhlamak.
- çorlamakkelimef.Hastalık bulmak; bozulmak; kötülemek.
- çöktürmekkelimef.Çökmesine yol açmak.
- çöpürlenmekkelimef.Kirlenmek.
- çözülmekkelimef.Bağlarından kurtulmak; açılmak.
- çullanmakkelimef.Toplanmak.
- dağılmakkelimef.eT.Toplu hâlde bulunurken birbirinden ayrılıp uzaklaşmak.
- dağlamakkelimef.Far.Vücutta bulunan herhangi bir yarayı ortadan kaldırmak veya kanı dindirmek için kızgın bir metalle yakmak.
- dalamakkelimef.eT.(Hayvan için) bir insan ya da hayvanın üzerine atılarak ısırmak, dişle koparmak; yırtmak.
- dalaşmakkelimef.eT.(Köpekler için) boğuşup birbirini ısırmak.
- daldırmakkelimef.Dalma işini yaptırmak; dalmasını sağlamak.
- dallandırmakkelimef.Dallanmasına yol açmak.
- damgalamakkelimef.Damga ile işaret koymak; damga vurmak.
- damgalanmakkelimef.Üzerine damga ile işaret konulmak; damga vurulmak.
- damlamakkelimef.eT.Damla biçiminde tane tane düşmek.
- daralmakkelimef.Dar duruma düşmek; boyutları küçülmek; azalmak.
- darbelemekkelimef.Vurmak, çarpmak.
- debelenmekkelimef.Bir acının etkisiyle veya bir baskından kurtulmak için rastlantısal hareketlerde bulunmak; çırpınmak.
- delirtmekkelimef.Birisinin delirmesine sebep olmak; çıldırtmak.
- delmekkelimef.eT.Delik açmak.
- demirleşmekkelimef.Demir duruma gelmek; demir özelliği göstermek.
- dengeltmekkelimef.Düzeltmek.
- deprenmekkelimef.eT.Kıpırdanmak, hareket etmek; yerinden oynamak; sarsılmak.
- desteklemekkelimef.Bir şeyin sağlam veya dengede durmasını sağlamak için destek koymak.
- deşilmekkelimef.eT.Yarılarak içi dışına çıkarılmak.
- deşmekkelimef.eT.İçini çıkarmak.
- devirmekkelimef.eT.Ayakta veya dik duran bir şeyin dengesini bozarak düşürmek veya yatık duruma getirmek; çevirmek; döndürmek.
- diftiklenmekkelimef.(Kumaş için) tarazlanmak.
- diklenmekkelimef.Dik duruma gelmek.
- dikleşmekkelimef.] Dik durum almak.