- ahıkelimee.Kuvvetlendirme edatı.
- akirkelimesf.Ar.(Erkek için) kısır.
- âlâkelimesf.Ar.En yüksek, daha yüksek.
- ammakelimebağ.Ar.Çelişkili ve zıt iki ifadeyi birbirine bağlar. «Görünüşü biraz bozuktur amma tadı güzeldir.»
- ayıpkelimeis.Ar.Kusur ve eksiklik.
- azizkelimesf.Ar.Sevgi ve saygıda üstün tutulan; değerli; sayın; saygın; muazzez.
- azizekelimeis.Ar.Ermiş kadın.
- badkelimeis.Far.Rüzgâr; yel.
- besakelimee.Far.Pek çok; hayli; nice.
- beşelkelimeis.Far.İki şeyin birbirine sarılması.
- biraderkelimeis.Far.Erkek kardeş.
- dehşetkelimeis.Ar.Bir tehlike veya korkunç bir şey karşısında insanı donduran korku; aşırı korku.
- desturkelimeis.Far.Bir kimseye verilen izin; ruhsat; müsaade; icazet.
- dikkatkelimeis.Ar.İncelik; dakiklik.
- diriğkelimeis.Far.Esirgeme; kıyamama; reddediş.
- dostkelimeis.Far.Sevişilen kişi; sevilen kimse.
- edamkelimeAr.Sürdürsün!
- efendikelimeis.Yun.Eskiden şehzadeler, din adamları, eğitim görmüş kimseler için “bay” anlamında kullanılan unvan.
- elmaskelimeis.Yun.Çok sert fakat çabuk kırılır, renksiz ve saydam, billurlaşmış saf karbon.
- evlatkelimeis.Ar.(Anne ve baba için) oğlu, kızı; çocukları; çocuk.
- eyekelimeis.eT.Sahip; malik.
- fevkaladekelimesf.Ar.Alışılmış olandan ayrı; beklenmedik; olağanüstü; görülmedik, işitilmedik; sıra dışı.
- gadrkelimeis.Ar.Haksızlık etme.
- harikuladekelimesf.Ar.Âdeti yırtan, delen; alışılmışın üstünde.
- hayfkelimeis.Ar.Haksızlık; zulüm.
- hayıfkelimeis.Ar.Edilen haksızlık.
- hayretkelimeis.Ar.Beklenmedik ve hiç görülmedik bir olay veya durum karşısında duyulan şaşkınlık; şaşırma.
- hiçkelimezf.Far.Olumsuz bir cümlenin anlamını pekiştirmek için kullanılır.
- hukelimeis.Ar.Allah; Allah’ın adlarından biri.
- hücumkelimeis.Ar.Bir kimseye veya topluluğa düşmanca saldırma; saldırı.
- ihtiyarkelimeis.Ar.Seçme; tercih etme.
- insafkelimeis.Ar.Merhamet, vicdan ve mantığa dayanan adalet; kişide, adalet duygusu ile mantığın yönlendirdiği vicdan; adil ve ılımlı tutum; merhametli davranış;…
- inşallahkelimezf.Ar.Allah isterse.
- isabetkelimeis.Ar.Tam yerini bulma; tam üstüne düşme; rastlama.
- kâfikelimesf.Ar.İhtiyaca yetecek miktarda olan; yeterli; yeten.
- kalkelimeis.Ar.Bir düşünceyi anlatabilmek için art arda söylenen kelime dizisi; söz; laf.
- kurbankelimeis.Ar.Allah’ın rızasını kazanmak amacına yönelik dinî bir vecibeyi veya adağı yerine getirmek için sığır, deve, koyun, keçi cinsinden kesilen hayvan.
- lalakelimeis.Far.Çocuk eğitim ve öğretimiyle görevli erkek eğitimci.
- medetkelimeis.Ar.Zor durumda kalmış bir kimseye yapılan yardım; imdat.
- müjdekelimeis.Far.Sevindiren haber; muştu.
- paşakelimeis.İmparatorluk döneminde yüksek dereceli devlet memurlarına verilen unvan.
- peskelimeis.Far.Geri; arka.
- rahatkelimeis.Ar.Üzüntüsü, sıkıntısı, tedirginliği olmama durumu.
- rezaletkelimeis.Ar.Toplum tarafından hoş karşılanmayan, ahlaka aykırı, utanç verici davranış, olay veya durum; kepazelik; rezillik.
- şabaşkelimeis.Far.Beğenme; aferin deme.
- şahkelimeis.Far.Hükümdar; padişah.
- şahanekelimesf.Far.Bir hükümdara yakışabilecek durum ve biçimde olan.
- şevketmeapkelimeis.Ar.Şevketin, büyüklüğün bulunduğu yer.
- tahsinkelimeis.Ar.Güzel bulma; beğenme; alkış.
- tamamkelimesf.Ar.Eksik olmayan; tam.