- boşamakkelimef.eT.Bırakmak; terk etmek; ayrılmak.
- burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
- buyurmakkelimef.eT.Bir şeyin yapılmasını ya da yapılmamasını bildirmek; emretmek.
- iletmekkelimef.eT.İlerletmek.
- işitmekkelimef.eT.(Ses için) kulakla algılamak; duymak.
- işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
- kalamakkelimef.eT.Yığmak; sandığa koymak; saklamak.
- kınamakkelimef.eT.Cezalandırmak.
- kısmakkelimef.eT.(Güç, ses, yoğunluk, hacim vb. için) azaltmak; küçültmek; daha kısa yapmak; kısaltmak. .
- kıymakkelimef.eT.Acımadan ortadan kaldırmak; öldürmek.
- korumakkelimef.eT.Bir şeyi veya birini bir tehlikeden, zarardan, dış etkilerden veya zor bir durumdan uzak tutmak; esirgemek; muhafaza etmek; sıyanet etmek; vikaye…
- sınamakkelimef.eT.(Kişi veya mal için) herhangi bir ihtiyacı karşılayıp karşılayamayacağını ölçmek için denemeden geçirmek.
- sormakkelimef.eT.Bir kimseye soru yönelterek ondan gerekli bilgiyi almak; sual etmek; cevap istemek.
- sürmekkelimef.eT.Kovmak; sürgün etmek uzaklaştırmak
- taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
- ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.
- ummakkelimef.eT.Olmasını istemek; beklemek; temenni etmek; özenmek; ümit etmek.
- yalvarmakkelimef.eT.Kendine acındırarak birinden bir şey yapmasını istemek; dileğini ısrarla istemek; saygılı biçimde bir şey istemek dileğinin yapılmasını istemek;…
- yapmakkelimef.eT.Kapatmak; örtmek.
- yığmakkelimef.eT.Nesneleri bir tepe oluşturacak biçimde üst üste koymak.
- yüğürtmekkelimef.eT.Koşturmak.