1. boşamakkelimef.eT.Bırakmak; terk etmek; ayrılmak.
  2. burmakkelimef.eT.Bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürerek bükmek; sarmak.
  3. buyurmakkelimef.eT.Bir şeyin yapılmasını ya da yapılmamasını bildirmek; emretmek.
  4. iletmekkelimef.eT.İlerletmek.
  5. işitmekkelimef.eT.(Ses için) kulakla algılamak; duymak.
  6. işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
  7. kalamakkelimef.eT.Yığmak; sandığa koymak; saklamak.
  8. kınamakkelimef.eT.Cezalandırmak.
  9. kısmakkelimef.eT.(Güç, ses, yoğunluk, hacim vb. için) azaltmak; küçültmek; daha kısa yapmak; kısaltmak. .
  10. kıymakkelimef.eT.Acımadan ortadan kaldırmak; öldürmek.
  11. korumakkelimef.eT.Bir şeyi veya birini bir tehlikeden, zarardan, dış etkilerden veya zor bir durumdan uzak tutmak; esirgemek; muhafaza etmek; sıyanet etmek; vikaye…
  12. sınamakkelimef.eT.(Kişi veya mal için) herhangi bir ihtiyacı karşılayıp karşılayamayacağını ölçmek için denemeden geçirmek.
  13. sormakkelimef.eT.Bir kimseye soru yönelterek ondan gerekli bilgiyi almak; sual etmek; cevap istemek.
  14. sürmekkelimef.eT.Kovmak; sürgün etmek uzaklaştırmak
  15. taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
  16. ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.
  17. ummakkelimef.eT.Olmasını istemek; beklemek; temenni etmek; özenmek; ümit etmek.
  18. yalvarmakkelimef.eT.Kendine acındırarak birinden bir şey yapmasını istemek; dileğini ısrarla istemek; saygılı biçimde bir şey istemek dileğinin yapılmasını istemek;…
  19. yapmakkelimef.eT.Kapatmak; örtmek.
  20. yığmakkelimef.eT.Nesneleri bir tepe oluşturacak biçimde üst üste koymak.
  21. yüğürtmekkelimef.eT.Koşturmak.