170 madde
- ağdırmakkelimef.eT.(Yük için) yük hayvanlarında bir taraftaki yükün diğerinden daha ağır olması sonucu o tarafa doğru yatmak veya devrilmek.
- ağmakkelimef.eT.Su gibi akıp gitmek; kaymak.
- ağnamakkelimef.eT.(Hayvanlar için) yere yatıp sırtını kaşımak; debelenmek, kıvranmak.
- akmakkelimef.eT.(Sıvı gibi molekülleri veya tanecikleri kolayca yer değiştiren maddeler için) bir yerden daha aşağıda bulunan başka bir yere doğru gitmek.
- anramakkelimef.eT.Haykırmak; kükremek.
- ayıkmakkelimef.eT.Ayılmak; kendine gelmek; uyanmak.
- azımakkelimef.eT.Baş kaldırmak.
- bağırmakkelimef.eT.Korku, öfke ve heyecan gibi duygularını yüksek sesle belirtmek; haykırmak.
- bayımakkelimef.eT.Zengin olmak; varlıklanmak.
- bekimekkelimef.eT.Sertleşmek; katılaşmak; pekişmek.
- belinlemekkelimef.eT.Korku ile uykusundan sıçramak; birden korku ile uyanmak.
- bezermekkelimef.eT.(Yara için) iyileşmeye yüz tutmak.
- binmekkelimef.eT.Yüksek bir şeyin veya hayvanın üzerine çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak.
- bitmekkelimef.eT.(Bitki için) topraktan yeşerip çıkmak, yetişmek; meydana gelmek; hasıl olmak; çıkmak.
- bitmekkelimef.eT.(Para, yiyecek vb. için) hiç kalmamak; tükenmek.
- bitmekkelimef.eT.(Yaralanma sonucu açılan cilt vb. için) bitişmek; kaynaşmak.
- bitmekkelimef.eT.(Pekmez, bal gibi şekerli maddeler için) koyulaşmak; donmak; şekerlenmek.
- bitmekkelimef.eT.(Saç, yün vb. için) birbirine girmek; karışmak; keçeleşmek.
- bodlamakkelimef.eT.(Manda ve deve için) doğurmak.
- boğmakkelimef.eT.Donmak; buymak.
- bulaşmakkelimef.eT.Bir şeyin üzerine bulaşıcı bir nesne sürülmüş, dökülmüş veya sıvaşmış olmak.
- bunamakkelimef.eT.Çeşitli sebeplere bağlı olarak muhakeme, hatırlama gibi bir takım zihinsel faaliyetlerle konuşma ve hareket gibi bedenî yetenekleri zayıflamak; ateh…
- cavlamakkelimef.eT.(İnsan için) saçları dökülerek başı çıplak kalmak.
- çarmıklamakkelimef.eT.Çoğalmak.
- çaşamakkelimef.eT.Yıkılacak duruma gelmek.
- çavmakkelimef.eT.(Güneş için) doğmak.
- çelermekkelimef.eT.(Koyun sürüsü için) çok yemekten ya da yediği ottan dolayı ölmek; şişip ölmek.
- çetelemekkelimef.eT.Veresiye hesap açmak.
- çığdıklamakkelimef.eT.Baharda, ağaçların yaprak gözleri kabarmak.
- çığremekkelimef.eT.Bıkmak.
- çığsamakkelimef.eT.Nemlenmek; terlemek.
- çığsımakkelimef.eT.Nemlenmek; terlemek.
- çığşamakkelimef.eT.Gevşemek; birbirinden ayrılmak.
- çıkşamakkelimef.eT.Gevşemek; ek yerleri birbirinden ayrılmak; eskimek.
- çısımakkelimef.eT.Hafif hafif terlemek.
- çilemekkelimef.eT.Islatmak; yaşartmak.
- çilermekkelimef.eT.Islanmak, nemlenmek.
- çillemekkelimef.eT.(Çocuk için) işemek; çişini yapmak.
- çökmekkelimef.eT.Dizleri üstüne oturmak.
- dalabımakkelimef.eT.Bir yere tutunarak sallanmak.
- dalbımakkelimef.eT.Bir yere tutunarak sallanmak.
- dalbıncamakkelimef.eT.(Şaşıran, zor durumda kalan kişi için) çare aramak; kurtulmak için çırpınmak, didinmek.
- dalbıncımakkelimef.eT.(Şaşıran, zor durumda kalan kişi için) çare aramak; kurtulmak için çırpınmak, didinmek.
- dalmakkelimef.eT.Gücünü yitirmek.
- damlamakkelimef.eT.Damla biçiminde tane tane düşmek.
- dammakkelimef.eT.Damlamak.
- damuşmakkelimef.eT.→ domuşmak.
- danamakkelimef.eT.Şaşmak; acayip bulmak.
- danışmakkelimef.eT.Bir konu hakkında birisinden fikir almak; görüşüne baş vurmak; bilgi edinmeye çalışmak; akıl sormak; öğüt almak; meşveret etmek.
- darsıkmakkelimef.eT.Daralmak; sıkılmak; sıkışmak; bunalmak.