101 madde
- abrışmakkelimef.eT.(Çocuk için) annesinin arkasına sarılmak; sırnaşmak; direnmek.
- avılmakkelimef.eT.Yüreği ezilmek.
- azgaşmakkelimef.eT.Kızmak.
- bakınmakkelimef.eT.Gözleriyle çevresine bakıp araştırmak; . [Yüknekî]
- barınmakkelimef.eT.Kendini yaşatmak; geçinmek; ihtiyacını karşılamak .
- bunalmakkelimef.eT.Soluk alıp vermekte güçlük çekmek.
- bürünmekkelimef.eT.Sarınmak, örtünmek, kaplanmak.
- carıklanmakkelimef.eT.Aydınlanmak.
- dalbalanmakkelimef.eT.Dalgalanmak.
- dalbınmakkelimef.eT.Çırpınmak; helecanlanmak.
- dalpınmakkelimef.eT.Mücadele etmek; çırpınmak.
- dartınmakkelimef.eT.(Birisi için) acınmak; özlemek.
- dayanmakkelimef.eT.Bir yere kendini dayamak, yaslamak; oradan destek almak; yastanmak; istinat etmek.
- debrenmekkelimef.eT.Kımıldanmak.
- depinmekkelimef.eT.Tepinmek; çırpınmak.
- deprenmekkelimef.eT.Kıpırdanmak, hareket etmek; yerinden oynamak; sarsılmak.
- depreşmekkelimef.eT.Yeniden ortaya çıkmak, etkisini göstermek; nüksetmek; azmak; deşilmek.
- dinelmekkelimef.eT.Dik duruma gelmek; dik durmak; dikleşmek.
- dinmekkelimef.eT.(Ağrı, sızı vb. duyu; üzüntü, sevinç vb. duygular için) sona ermek; bitmek; durmak.
- direnmekkelimef.eT.(Düşünce veya istek için) karşı koymak; reddetmek.
- direşmekkelimef.eT.Bir işi sonuna kadar götürmek için uğraşmak; sebat etmek; dayanmak.
- dokanmakkelimef.eT.Dokunmak.
- dokaşmakkelimef.eT.Dokunmak; ellemek.
- dolanmakkelimef.eT.Bir şeyin çevresinde dönmek suretiyle sarılmak.
- domalmakkelimef.eT.Bir yanı tümsek bir biçimde çıkmak.
- donanmakkelimef.eT.Kendi kendini giydirmek; giyinmek; süslenmek.
- dökülmekkelimef.eT.(Sıvı için) kabından akmak, boşalmak; yayılmak.
- dölenmekkelimef.eT.Yatışmak; karar kılmak; huzura kavuşmak; sükûnet bulmak.
- döleşmekkelimef.eT.Düzelmek; yoluna girmek.
- dönmekkelimef.eT.Ekseni etrafında daire çizecek şekilde hareket etmek; dolanmak; devretmek.
- dörelenmekkelimef.eT.Olduğu yerde sağa sola dönüp durmak.
- dunmakkelimef.eT.Kederlenmek; düşünmek.
- dürülmekkelimef.eT.Dürülü hâle gelmek.
- dürüşmekkelimef.eT.Çalışmak; çabalamak; gayret etmek.
- eftiklenmekkelimef.eT.Zaman geçirmek için oyalanmak; eğlenmek.
- eğdilenmekkelimef.eT.Zayıflamak; incelmek.
- eğilmekkelimef.eT.Eğik bir durum almak.
- eğrikmekkelimef.eT.(Su için) birikmek.
- emenmekkelimef.eT.Zahmet çekmek.
- erikmekkelimef.eT.Üzülmek.
- eselmekkelimef.eT.Esnemek; yaylanmak.
- evtinmekkelimef.eT.Oyalanmak; bir şeyle uğraşmak.
- geçinmekkelimef.eT.Yaşamak için gerekli temel ihtiyaç maddeleri ve zorunlu harcamaları karşılamak.
- gıvanmakkelimef.eT.Sevinmek.
- gicişmekkelimef.eT.Kaşıntı duymak; kaşınmak.
- girinmekkelimef.eT.Kendini sokmak; kendini girdirmek; girmek.
- girneşmekkelimef.eT.Bir işe istekle başlamak.
- gofalmakkelimef.eT.Kendini beğenmek; övünmek; gururlanmak.
- gönüllenmekkelimef.eT.Bir davranış veya sözünden dolayı birine gücenmek; darılmak; alınmak; kırılmak.
- göyünmekkelimef.eT.Yanmak.