- azılmakkelimef.eT.Yanılmak. [Yüknekî]
- bakınmakkelimef.eT.Gözleriyle çevresine bakıp araştırmak; . [Yüknekî]
- boşanmakkelimef.eT.Kendini bir yerden kurtarmak; kurtulmak; serbest olmak; hür olmak; başına buyruk olmak.
- bürünmekkelimef.eT.Sarınmak, örtünmek, kaplanmak.
- çalpaşlanmakkelimeeT.. (El vb. için) yapışkan olmak; meyve yapışkanı gibi bir şey bulaşmak.
- çekinmekkelimef.eT.Bohça bağlamayı üzerine almak; bohçayı kendi kendine bağlamak.
- çekinmekkelimef.eT.Kendi kitabına nokta koymak; kitabını noktalamak.
- döklünmekkelimef.eT.Dökülmek.
- ilenmekkelimef.eT.Ayıplamak; tekdir etmek.
- kararmakkelimef.eT.Rengi karaya dönmek; karaya yakın bir durum almak; siyahlaşmak.
- kurtulmakkelimef.eT.Tehlikeli, öldürücü bir durumu atlatmak.
- kurunmakkelimef.eT.Kendi kendini kurutmak; kendini kuru hâle getirmek.
- sarılmakkelimef.eT.Bir kimseyi veya bir şeyi kolları arasına alıp sımsıkı tutunmak; kolları arasında tutmak; kollarını dolamak.
- uğraşmakkelimef.eT.Karşılaşmak; rast gelmek; rastlamak; kavuşmak.
- ulaşmakkelimef.eT.Ulaşmak; bitişmek; yapışmak.
- yapışmakkelimef.eT.Yapıştırıcı bir maddenin etkisi ile bir yüzeye, oradan ayrılmayacak, kopmayacak biçimde sımsıkı bağlanmak; orada sabitleşmek; kalmak; tutunmak.