- ağdırmakkelimef.eT.(Yük için) yük hayvanlarında bir taraftaki yükün diğerinden daha ağır olması sonucu o tarafa doğru yatmak veya devrilmek.
- argırmakkelimef.eT.Yorulmak; zayıflamak.
- bekimekkelimef.eT.Sertleşmek; katılaşmak; pekişmek.
- dalabımakkelimef.eT.Bir yere tutunarak sallanmak.
- dartılmakkelimef.eT.Çekmek eylemi uygulanmak.
- dartınmakkelimef.eT.(Birisi için) acınmak; özlemek.
- değişmekkelimef.eT.Bir şeyi vererek yerine başka bir şeyi almak.
- dolaşmakkelimef.eT.Gezmek; gezinmek.
- düşmekkelimef.eT.(Nesneler için) kendi ağırlığının etkisi ile yukarıdan aşağı doğru hızla inmek.
- eftiklemekkelimef.eT.Zaman geçirmek için oyalanmak; eğlenmek.
- eksimekkelimef.eT.Eksilmek. [Yüknekî]
- geçmekkelimef.eT.Bir yerden gelip başka bir yere gitmek; geçip gitmek.
- gezmekkelimef.eT.Hava almak, görmek, bakmak, eğlenmek gibi çeşitli amaçlarla bir yere gitmek, dolaşmak.
- girmekkelimef.eT.Dış sayılan yerden veya ortamdan içeri geçmek; sınır veya kapı gibi belirlenmiş yerlerden iç kısma doğru ilerlemek; duhul etmek.
- kösmekkelimef.eT.Uzamak.
- saldırmakkelimef.eT.Zarar vermek amacıyla şiddet eyleminde bulunmak; hücum etmek.
- sayıklamakkelimef.eT.Bilinçsiz olarak anlamsız sözler söylemek.
- seğirtmekkelimef.eT.Koşmak.
- vurmakkelimef.eT.Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere, birine, bir şeye hızla indirmek.