geçmek

kelimef.

eT.kéç-mek > geç-mek

  1. 1

    {eAT}Bir yerden gelip başka bir yere gitmek; geçip gitmek.

  2. 2

    Üzerinden aşmak; öbür yana ulaşmak; geride bırakmak; kat etmek.

  3. 3

    Bir şeyin bir yanından girip öbür yanından çıkmak.

  4. 4

    {eAT}Bir şeyin veya bir yerin içinden ilerlemek; girmek; dahil olmak.

  5. 5

    Hareket hâlinde akıp gitmek.

  6. 6

    Gidiş ve gelişte bir yeri kullanmak.

  7. 7

    Bir duruma uğramak veya işleme, uygulamaya tabi olmak.

  8. 8

    (Düşünce için) bir an belirip kaybolmak.

  9. 9

    (Öfke, fırtına, yağmur vb. durumlar için) sona ermek; bitmek.

  10. 10

    Durum değiştirmek; bir durumdan bir diğerine girmek.

  11. 11

    (Mal vb. için) el değiştirmek; aktarılmak; devredilmek.

  12. 12

    Artık ilgilenmemek; bırakmak; vazgeçmek.

  13. 13

    {OsT}{eAT}(Bir yerde; bir durumda) yaşamak; ömür sürmek; .

  14. 14

    Gelecekte kendisinden bahsedilecek biçimde tarih, ansiklopedi veya günlük basında yer almak.

  15. 15

    Kademe atlamak; durumunda değişiklik olmak.

  16. 16

    (Siyasi parti veya lider için) yönetime gelmek; iktidarı elde etmek.

  17. 17

    Belirli bir süre için zorluklara katlanmak.

  18. 18

    (Hastalık veya huy için) bulaşmak; sirayet etmek; bir başkasında da aynısıyla ortaya çıkmak.

  19. 19

    (Soyaçekim için) başka bir kuşakta belirmek; ortaya çıkmak.

  20. 20

    Olmak; meydana gelmek; vuku bulmak; cereyan etmek; gerçekleşmek.

  21. 21

    Eski yerini ve konumunu bırakıp yeni bir yerde bulunmak; taşınmak.

  22. 22

    Bir konu veya işte çalışmış olmak.

  23. 23

    (Sıcak, güneş, soğuk vb. için) etki etmek; işlemek.

  24. 24

    (Dönem, mevsim vb.) sona ermek.

  25. 25

    (Para, tahvil vb. için) kullanılmak; yürürlükte olmak.

  26. 26

    (Söz ve para için) etkisini göstermek; etkili olmak.

  27. 27

    (Meyve, çiçek vb.) çok olgunlaşmak; solmak.

  28. 28

    (Ölçüde) diğerlerinden daha büyük olmak; aşmak.

  29. 29

    Bir işi yapacak, başaracak durumda olmamak.

  30. 30

    Çalışma ve beceride, yarışmada öncülük edenlerden daha iyisini yapmak; rakibinden daha iyi sayı yapmak; üstünlük sağlamak.

  31. 31

    (Soba veya ocak ateşi için) sönmek; soğumak.

  32. 32

    (Ticaret eşyası için) satılmak; sürümü olmak.

  33. 33

    Bir konuşmada veya basında kendisinden söz edilmek; konuşulmak; söylenmek.

  34. 34

    Bir yere varıp oturmak.

  35. 35

    (Yol veya akarsu için) bir yerin içinden veya yakınından gitmek; akmak.

  36. 36

    (Yiyecekler için) bekletilmekten dolayı özelliğini yitirmek.

  37. 37

    (Sıkıntılı veya çekişmeli bir iş veya ortamdan) ustalıkla sıyrılmak; kurtulmak; işin içinden çıkmak.

  38. 38

    (Çizgi için) birleştirmek; çizilmek.

  39. 39

    Belirtilen süre kadar geride kalmak.

  40. 40

    {ağız}Uykuya dalmak.

    [DS]

  41. 41

    {ağız}Bilincini yitirmek.

    [DS]

  42. 42

    {OsT}{eAT}Vazgeçmek.

  43. 43

    {OsT}{eAT}Geçinmek.

  44. 44

    {eAT}gçl.Bir yeri veya şeyi geride bırakmış olmak; ileri geçmek; sebkat etmek.

  45. 45

    (Müzik için) öğrenmek amacıyla alıştırma yapmak; meşk etmek.

  46. 46

    Önem vermeyerek üzerinde durmamak; sözünü etmemek.

  47. 47

    (Haber için) iletişim araçlarıyla bildirmek; duyurmak; haber vermek.

  48. 48

    (Öğrenci için) başarı gösterip bir üst sınıfa veya derse devama hak kazanmak.

  49. 49

    {ağız}Ardından konuşmak; çekiştirmek; yermek; dedikodusunu yapmak.

    [DS]

  50. 50

    (Yasa vb. için) kabul edilmek; benimsenmek.

  51. 51

    Bir maddeyi, bir engeli, bir ortamı aşmak; saydam ortamı kat etmek.

  52. 52

    {OsT}{eAT}Kendini ... saymak.

  53. 53

    {eAT}Geçip gitmek; gitmek.

  54. 54

    {eAT}Dahil olmak; girmek.

  55. 55

    argo.yard. f.Yapmak.