189 madde
- adalanmakkelimef.Tehlikeye düşmek; tehlikeli duruma düşmek; kötü hâlde olmak.
- admakkelimef.Şafak sökmek; tan atmak.
- agtınmakkelimef.Çıkmak; yükselmek.
- ağdırmakkelimef.eT.(Yük için) yük hayvanlarında bir taraftaki yükün diğerinden daha ağır olması sonucu o tarafa doğru yatmak veya devrilmek.
- alazıtmakkelimef.(Yağmur, kar için) dinmek; hava açılmak.
- aldırmamakkelimeDeğer ve önem vermemek.
- anuklamakkelimef.Hazır bulunmak.
- argırmakkelimef.eT.Yorulmak; zayıflamak.
- arılmakkelimef.Ölçülmek.
- arımakkelimef.Temiz olmak; paklanmak; temizlenmek; [Yüknekî]
- armakkelimef.Dolaşmak.
- artamakkelimef.Bozulmak; mahvolmak; kötüleşmek. [Yüknekî]
- aşıtlamakkelimef.Utanmak.
- atlamakkelimef.Bir yükseklikten ayakları yerden kesilmiş olarak sıçrayıp geçmek; ; çıvmak; hoplamak; kalgımak; sekmek; sıçramak. Duvardan atlamak.
- ayamakkelimef.Saygı göstermek; hürmet etmek; saymak; ululamak.
- ayarmakkelimef.Ardından gitmek.
- azıtmakkelimef.Azmış hâle gelmek; azgınlık etmek.
- badmakkelimef.Batmak.
- basıtmakkelimef.Basılmak; tazyik edilmek.
- basmakkelimef.Ayakların tabanı ile vücudunun ağırlığını verecek şekilde yere veya bir şey üzerine çıkmak, durmak.
- basurmakkelimef.Ezilmiş olmak.
- başlamakkelimef.Bir iş için harekete geçmek ve ilk bir kısmını yapmak; başlangıcını yapmak.
- bayınmakkelimef.Bayılmak.
- bedlemekkelimef.Kızmak; öfkelenmek; huylanmak.
- bekimekkelimef.eT.Sertleşmek; katılaşmak; pekişmek.
- berkimekkelimef.Sağlamlaşmak.
- bulkamakkelimef.Bulanmak; karmakarışık olmak.
- burmakkelimef.Koku saçmak.
- büktelemekkelimef.Kurtulmak için çabalamak; çırpınmak.
- bürelenmekkelimef.Örtünmek.
- carlamakkelimef.Moğ.Car çeker gibi bağırarak konuşmak.
- cığalamakkelimef.(Bitki için) filiz verip gelişmeye başlamak.
- cıllımakkelimef.Yorgunluk yüzünden güçten düşmek.
- cıvınmakkelimef.Yerinmek; üzülmek.
- cızlamakkelimef.(Yanan nesne, öten böcek vb. için) “cız” sesi çıkarmak.
- cibelmekkelimef.Yersiz davranışlarda bulunmak; şımarmak.
- cinkmekkelimef.Tepetakla yuvarlanmak.
- çalınmakkelimef.(Yazı için) çizilmek; silinmek.
- çalunmakkelimef.İtaat etmek.
- çıkmakkelimef.Bir yerden, bir yerin içinden dışarı varmak. : Evden çıktılar.
- çılamakkelimef.(Badem, ceviz vb. için) meyveler dalında olgunlaşarak dış kabukları çatlayıp dökülmek.
- çönmekkelimef.Az.Dönmek; arkaya dönmek.
- daballamakkelimef.Uğraşmak; gayret etmek; didinmek.
- dalabımakkelimef.eT.Bir yere tutunarak sallanmak.
- dalanmakkelimef.(Aç kalmış hayvan için) her bulduğu yiyeceğe saldırmak.
- dangmakkelimef.Hayrette kalmak; şaşmak.
- darazlamakkelimef.(Halı, kilim, kumaş vb. için) biraz eskimek; havı dökülmek.
- dartılmakkelimef.eT.Çekmek eylemi uygulanmak.
- dartınmakkelimef.eT.(Birisi için) acınmak; özlemek.
- dazıtmakkelimef.Koşmak; seğirtmek.