- almakkelimef.eT.Bir nesneyi elle veya araçla tutup yerinden kaldırmak.
- beklemekkelimef.eT.Sabit kılmak; hareketsiz bırakmak; tespit etmek.
- bulmakkelimef.eT.Arama sonucunda aranan şeyi elde etmek; görmek; karşılaşmak. [Yüknekî]
- buyurmakkelimef.eT.Bir şeyin yapılmasını ya da yapılmamasını bildirmek; emretmek.
- ekşimekkelimef.eT.Ekşi duruma gelmek; ekşilik kazanmak.
- iletmekkelimef.eT.İlerletmek.
- işlemekkelimef.eT.Bir iş yapmak.
- kalamakkelimef.eT.Yığmak; sandığa koymak; saklamak.
- kanmakkelimef.eT.Yemek ve içmek konusunda yeteri kadar doygunluğa ulaşmak; açlığı ve susuzluğu giderilmek; doymak; bir şeyi doluncaya kadar elde etmek; bir şeye…
- katmakkelimef.eT.Bir şeyin içine, üzerine veya yanına, niceliğini artırmak veya niteliğini değiştirmek için başka bir şey eklemek; karıştırmak; ilave etmek; eklemek;…
- kıymakkelimef.eT.Acımadan ortadan kaldırmak; öldürmek.
- kıymakkelimef.eT.İlerletmek.
- satmakkelimef.eT.Bir şeyin mülkiyet hakkını, belli bir para karşılığında başka birine devretmek.
- sürmekkelimef.eT.Kovmak; sürgün etmek uzaklaştırmak
- ulamakkelimef.eT.Yaklaştırmak; erdirmek; eriştirmek.