1. abarmakkelimef.eT.Almak; alıp götürmek.
  2. abrışmakkelimef.eT.(Çocuk için) annesinin arkasına sarılmak; sırnaşmak; direnmek.
  3. acıkmakkelimef.eT.Midenin boşalması ve kandaki şeker miktarının azalması sonucu besin alma, yeme ihtiyacı ortaya çıkmak; açlık duymak.
  4. acımakkelimef.eT.Eziyet görmek; ıstırap çekmek; acı duymak.
  5. adamakkelimef.eT.Ad koymak; adlandırmak; söylemek.
  6. afkalamakkelimef.eT.Karıştırmak; alt üst etmek; kabartmak.
  7. ağdırmakkelimef.eT.(Yük için) yük hayvanlarında bir taraftaki yükün diğerinden daha ağır olması sonucu o tarafa doğru yatmak veya devrilmek.
  8. ağdırmakkelimef.eT.Bir destek veya serene bağlamak suretiyle yukarılara tırmanmasını sağlamak. «Asmaları çardağa ağdırdı.»
  9. ağlamakkelimef.eT.Bir acıdan, üzüntüden dolayı inleyerek, hıçkırarak veya göz yaşı dökerek duygularını açığa vurmak.
  10. ağmakkelimef.eT.Su gibi akıp gitmek; kaymak.
  11. ağnamakkelimef.eT.(Hayvanlar için) yere yatıp sırtını kaşımak; debelenmek, kıvranmak.
  12. akmakkelimef.eT.(Sıvı gibi molekülleri veya tanecikleri kolayca yer değiştiren maddeler için) bir yerden daha aşağıda bulunan başka bir yere doğru gitmek.
  13. aksamakkelimef.eT.Yürürken hafifçe sekmek; topallamak .
  14. aktarmakkelimef.eT.Bir yerden başka bir yere götürmek; taşımak; göçermek.
  15. aldamakkelimef.eT.Aldatmak; bir kimseyi kandırmak; oyun etmek; yanıltmak.
  16. almakkelimef.eT.Bir nesneyi elle veya araçla tutup yerinden kaldırmak.
  17. angılanmakkelimef.eT.Yankılanmak. [DS
  18. anıklamakkelimef.eT.Hazır etmek, hazır duruma getirmek.
  19. anılmakkelimef.eT.Kendisinden söz edilmek.
  20. anlamakkelimef.eT.Akıl ve zekâ yardımı ile bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret edildiğini kavramak; bilmek; algılamak; derk etmek.
  21. anmakkelimef.eT.Geçmişte olan bir olayı veya tanıdığı birini aklına getirmek; hatırlamak.
  22. anramakkelimef.eT.Haykırmak; kükremek.
  23. aramakkelimef.eT.Birini veya bir şeyi bulmak için çalışmak.
  24. argırmakkelimef.eT.Yorulmak; zayıflamak.
  25. arkurtmakkelimef.eT.Kovmak.
  26. arnaşmakkelimef.eT.Dokunacak, örülecek bir şeye başlamak.
  27. aşılamakkelimef.eT.Vücutta bağışıklık sağlamak için aşı sıvısı vermek.
  28. asılandırmakkelimef.eT.Yararlandırmak.
  29. asılanmakkelimef.eT.Yararlanmak; kazanç elde etmek.
  30. aşınmakkelimef.eT.Sürtünmekten dolayı incelmek; eprimek.
  31. aşıtmakkelimef.eT.Aşındırmak.
  32. aşmakkelimef.eT.Yüksekte bulunan bir engelin üzerinden öbür tarafa geçmek; bir şeyin üstünden geçmek.
  33. aşmakkelimef.eT.(Erkek hayvanlar için) dişisiyle çiftleşmek.
  34. atamakkelimef.eT.Kendi adına hareket etmek üzere birisini bir işte görevlendirmek; tevkil kılmak.
  35. atanmakkelimef.eT.Yetkili kişi adına hareket etmek üzere bir işte görevlendirilmek; tevkil kılınmak.
  36. atışmakkelimef.eT.Karşılıklı olarak birbirine hoş olmayan sözler söylemek; söz dalaşı etmek.
  37. avılmakkelimef.eT.Yüreği ezilmek.
  38. avkalamakkelimef.eT.Avuç dolusu almak.
  39. avkamakkelimef.eT.Avuç içine alarak ovmak; çitilemek; ovalamak.
  40. avkımakkelimef.eT.Avuç içine alarak sıkmak; ovmak; ovalamak; çitilemek.
  41. avkırmakkelimef.eT.Çalmak; aşırmak.
  42. avkmakkelimef.eT.Eli ile ovalayarak küçük parçalara bölmek; ufalamak.
  43. avkurlanmakkelimef.eT.Kırılmak.
  44. avutmakkelimef.eT.Birinin acılarını, sıkıntılarını hafifletmek; teselli etmek, oyalamak.
  45. ayıkmakkelimef.eT.Ayılmak; kendine gelmek; uyanmak.
  46. ayırtlamakkelimef.eT.Ayırıp çıkarmak; seçmek.
  47. ayıtlamakkelimef.eT.Ayıklamak; seçmek; temizlemek.
  48. ayıtlanmakkelimef.eT.bknz. ayırtlanmak
  49. ayıtmakkelimef.eT.Ayıklamak; seçmek; temizlemek.
  50. azgaşmakkelimef.eT.Kızmak.