1. acıcıkkelimezf.Pak az; azıcık.
  2. acıkkelimeis.eT.Öfke.
  3. acıkkelimezf.Pek az; azıcık.
  4. acılamakelimeis.Acılamak işi.
  5. acılanmakkelimef.Tadı acı hâle gelmek.
  6. acımakkelimef.Bedeninin bir yerinde fiziksel bir etki veya mikrobik bir yaradan dolayı acı hissetmek. «Ameliyat yerim çok acıyor.»
  7. acımankelimeis.Arıların petek gözlerine doldurdukları acı madde.
  8. acımıkkelimeis.Karanfilgillerden yaprakları karşılıklı pembe ve mor çiçek açan yabani ot; belemir; delice; karamuk.
  9. acımık torbasıdeyimSafra kesesi.
  10. acımıklıkelimesf.Yufka yürekli; merhametli.
  11. acınaklıkelimesf.Kederli; üzüntülü; acılı; elemli.
  12. acınmakkelimef.Dert yanmak; başkasında merhamet uyandırmaya çalışmak; sızlanmak.
  13. acırkelimeis.Ar.Buruşuk kabuklu, açık renkli bir tür hıyar; acur, (Cucumis anguria).
  14. acırakkelimesf.Biraz aç; iyice doymamış.
  15. acışmakkelimef.Ağrımak; sızlamak; için için acımak.
  16. acışmakkelimef.Sevişmek.
  17. acıştırmakkelimef.Acıtmak; canını yakmak.
  18. acokelimeis.eT.Amca.
  19. acurkelimeis.Ar.Kabakgillerden hıyara benzer bir çeşit sebze; (Cucumis flexuosus).
  20. kelimesf.eT.(Kişi, hayvan için) yemek ihtiyacı içinde bulunan; acıkmış. (a:ç) .
  21. aç boğazdeyimAç gözlü; gözü doymaz.
  22. aç çardakdeyimHela.
  23. aç kabadayıdeyimKabadayılık yapan yoksul kimse.
  24. açacakkelimeis.Şişe ve konserve kutusu gibi yiyecek içecek maddelerinin konulduğu kapların kapaklarını açmaya yarayan araç.
  25. açagatıkkelimeis.Yağsız ve süzülmüş yoğurttan yapılan peynir.
  26. açağızkelimesf.Boşboğaz; ukala.
  27. açankelimezf.eT.O zaman; öyleyse.
  28. açarkelimeis.Anahtar.
  29. açarkelimeis.Turşu; aperatif.
  30. açarkelimeis.Erme.Yeni doğmuş erkek buzağı.
  31. açasınakelimezf.Açık olacak biçimde; açık olarak.
  32. açasıyakelimezf.Açmadan önce; açıncaya kadar.
  33. açgıkelimeis.Halı, kilim gibi yaygı.
  34. açıkkelimesf.eT.Açılmış olan; katlı, sarılı, örtülü, kapalı durumda olmayan.
  35. açık ağızdeyimAptal, sersem; her olayda ve durumda hakkı olan çıkarlarını korumasını bilemeyen.
  36. açık ağızlıdeyimAhmak, sersem.
  37. açık ayakdeyimBir tür tulumbacı yürüyüşü.
  38. açık börekdeyimOrtası açık bırakılarak pişirilen börek.
  39. açık ekmekdeyimPide; ince tandır ekmeği.
  40. açık eldeyimCömert kişi.
  41. açık eşkindeyimAtın sık ve çevik adımlarla yürüyüşü.
  42. açık kapıdeyimDavranış serbestliği sağlama durumu.
  43. açık yivdeyimÜst dudakta bıyıkların ortasında, burun altına doğru uzanan çukurluk.
  44. açıklar alayıdeyimİşsiz güçsüz, boş gezenler takımı.
  45. açkahkelimeis.Erme.Gözde çıkan arpacık.
  46. açkıkelimeis.Bir yüzeyi düz ve kaygan hâle getirmek işlemi; perdah.
  47. açkılıkkelimeis.Yufka açmak için kullanılan un, nişasta vb.; uğra.
  48. açmakelimeis.Açmak işini yapma; kapalı bir şeyi açık hâle getirme.
  49. açrilkelimeis.Gürc.Kesilmiş süt; kesik.
  50. adkelimeis.eT.Bir varlığı cins veya özel olarak diğer varlıklardan ayırt etmeye yarayan kelime; isim.