1. abulkelimesf.Aptal.
  2. abulavutkelimesf.Beceriksiz; dangalak.
  3. aburkelimeis.Erme.Kara lahana, mısır unu ve fasulye ile yapılan bir yemek.
  4. aburkelimesf.Namus; şeref.
  5. abuşakkelimesf.Beceriksiz; başarısız.
  6. abuskalkelimeis.Yun.Sonradan tamamlanmak üzere yarım bırakılan iş.
  7. abutkelimesf.İş bilmez; sersem.
  8. abuvkelimeünl.Şaşma ve heyecan bildirir.
  9. abuzambakkelimesf.Ar.Saçma sapan, gelişigüzel konuşan.
  10. abyarikelimeis.Far.Sulayıcılık.
  11. kelimesf.eT.(Kişi, hayvan için) yemek ihtiyacı içinde bulunan; acıkmış. (a:ç) .
  12. acabolakelimezf.Ar.Acaba.
  13. açacakkelimeis.Şişe ve konserve kutusu gibi yiyecek içecek maddelerinin konulduğu kapların kapaklarını açmaya yarayan araç.
  14. açagatıkkelimeis.Yağsız ve süzülmüş yoğurttan yapılan peynir.
  15. açağızkelimesf.Boşboğaz; ukala.
  16. acalmakkelimef.(Makine dişlileri için) fazla kullanmaktan dolayı aşınmak.
  17. acamıkelimesf.Eli işe alışmamış; toy; tecrübesiz.
  18. açankelimezf.eT.O zaman; öyleyse.
  19. acaplamakkelimef.Kınamak; ayıplamak.
  20. açarkelimeis.Anahtar.
  21. açarkelimeis.Turşu; aperatif.
  22. açarkelimeis.Erme.Yeni doğmuş erkek buzağı.
  23. acarkelimesf.Ar.Becerikli, tuttuğunu koparan, hamarat, iş bilir.
  24. acarcanakelimezf.Oldukça sert.
  25. acarıkkelimesf.Yoksul; yarı aç; çıplak; sefil.
  26. acarlamakkelimef.Yenilemek.
  27. acarlaşmakkelimef.Acar olmak, acar duruma gelmek.
  28. acarlıkelimesf.Sert; keskin.
  29. açasınakelimezf.Açık olacak biçimde; açık olarak.
  30. açasıyakelimezf.Açmadan önce; açıncaya kadar.
  31. accıkkelimezf.Biraz; azıcık; pek az.
  32. acenekelimeis.Far.Tırpanın sap geçecek deliğini delmeye yayan çelik alet; zımba.
  33. aceplemekkelimef.Şaşmak.
  34. acerkelimesf.Ar.(Eşya için) kullanılmamış; eskimemiş.
  35. açgıkelimeis.Halı, kilim gibi yaygı.
  36. acıcıkkelimezf.Pak az; azıcık.
  37. acıkkelimeis.eT.Öfke.
  38. acıkkelimezf.Pek az; azıcık.
  39. açıkkelimesf.eT.Açılmış olan; katlı, sarılı, örtülü, kapalı durumda olmayan.
  40. acılamakelimeis.Acılamak işi.
  41. acılanmakkelimef.Tadı acı hâle gelmek.
  42. acımakkelimef.Bedeninin bir yerinde fiziksel bir etki veya mikrobik bir yaradan dolayı acı hissetmek. «Ameliyat yerim çok acıyor.»
  43. acımankelimeis.Arıların petek gözlerine doldurdukları acı madde.
  44. acımıkkelimeis.Karanfilgillerden yaprakları karşılıklı pembe ve mor çiçek açan yabani ot; belemir; delice; karamuk.
  45. acımıklıkelimesf.Yufka yürekli; merhametli.
  46. acınaklıkelimesf.Kederli; üzüntülü; acılı; elemli.
  47. acınmakkelimef.Dert yanmak; başkasında merhamet uyandırmaya çalışmak; sızlanmak.
  48. acırkelimeis.Ar.Buruşuk kabuklu, açık renkli bir tür hıyar; acur, (Cucumis anguria).
  49. acırakkelimesf.Biraz aç; iyice doymamış.
  50. acışmakkelimef.Ağrımak; sızlamak; için için acımak.