361 madde
- tabankelimeis.Ayağın yere basan alt yüzü.
- tabiatkelimeis.Ar.İnsan emeğinin ürünü olmayan fakat çevremizde, dünyamızda ve evrende var olan, kendine özgü yasalar çerçevesinde varlığını sürdüren, yenilenen canlı…
- tabibkelimeis.Ar.bknz. tabip
- tabilkelimeis.Ar.bknz. tabel
- tablkelimeis.Ar.Davul.
- tabutkelimeis.Ar.Mezara gömerken içine ölünün konulduğu sandık.
- tackelimeis.Ar.bknz. taç
- tağkelimeis.Dağ; dağ silsilesi; sıradağ.
- tahılkelimeis.Ar.Taneleri öğütülüp un haline getirildikten sonra çeşitli şekillerde pişirilerek beslenmede kullanılan buğday, mısır, yulaf, arpa vb. bitkilere verilen…
- tahtkelimeis.Far.Hükümdarların resmî görevlerini yürütürken üzerinde bulundukları yüksekçe yer; krallık koltuğu.
- tahtakelimeis.Far.Kalınlığı az, geniş, düz ve uzun biçilmiş ağaç parçası.
- tahtacukkelimeis.Raf.
- talakkelimeis.Dalak.
- talamakkelimef.Yağma ve talan etmek; yok etmek.
- talayıcıkelimesf.(Hayvan, böcek vb. için) dalama alışkanlığı olan.
- talhkelimeis.Ar.Zamk ağacı, (Acacia vera).
- tamamkelimesf.Ar.Eksik olmayan; tam.
- tamarkelimeis.Damar.
- tamukelimeis.Soğd.Cehennem; cehennemlik.
- tamulıkkelimeis.Cehennemlik.
- tanabkelimeis.Ar.Bir tür çadır ipi.
- Tangrıkelimeis.Tanrı; Allah.
- tapkelimesf.Düz.
- tapıcıkelimesf.İbadet edici; abit.
- tapmakkelimef.Hizmet etmek.
- tarakkelimeis.eT.Saçları düzeltmeye, tellerini ayırmaya yarayan plastik, kemik, boynuz, şimşir gibi maddelerden yapılma, iç tarafı ince uzun dişli alet.
- taramakkelimef.eT.Dağıtmak.
- tarhunkelimeis.Yun.Birleşikgiller familyasından, Sibirya kökenli, yaprakları ıtırlı olduğu için bahar olarak aynı zamanda halk hekimliğinde gaz giderici, iştah açıcı…
- tarıkelimeis.Darı.
- taskelimeis.Ar.İçine sulu yiyecek konulan, çoğunlukla metalden yapılma çukur kap; kâse.
- taşkelimeis.eT.Yeryüzünde ve yer içindeki kayaları meydana getiren rengi ve cinsi içinde bulunan tuz ve oksitlerle biçim, sertlik ve renk kazanmış bulunan katı…
- taşakkelimeis.eT.kaba. Erkeklik bezi; haya; erbezi torbası.
- taşrakelimezf.Dışarıya; dışarı; dışarıda; dışına; dıştan.
- tavarkelimeis.Davar; dört ayaklı çiftlik hayvanı.
- tavekelimeis.Far.Tava.
- tavlakelimeis.Ar.At ve katır cinsi hayvanların barındırıldığı özel ahır.
- tavukkelimeis.Sülüngillerden, Güneydoğu Asya kökenli, eti ve yumurtası için beslenen, daha süslü ve gösterişli olan erkeği horoz olarak adlandırılan bir kümes…
- tayekelimeis.Far.Dadı; süt anne; çocuk bakıcısı.
- taylasankelimeis.Ar.Sarığın omuza doğru sarkıtılan ucu.
- tazekelimesf.Far.(Bitki için) henüz kendi öz suyunu kaybetmemiş olan; kurumamış ve pörsümemiş olan; körpe.
- tefekelimeis.Ar.Tef gibi yuvarlak herhangi bir nesne.
- tegelekelimeis.Yağmura dayanıklı bir üst giysisi.
- tekekelimeis.eT.Keçinin yetişkin ve damızlık erkeği.
- temürkelimeis.Demir.
- tenkelimeis.Far.Vücut; beden.
- tencerekelimeis.Ar.Yemekleri pişirmek ya da kaynatmakta kullanılan kenarı yüksek kapaklı metal kap.
- tenkkelimeis.Kuş avlamakta kullanılan ve üfleyerek atılan bir tür ok.
- tennürkelimeis.Ar.Tandır.
- terazikelimeis.Far.Kütleleri ölçmekte kullanılan bir kolun iki ucuna kefeler konulmuş tartı aracı; mizan.
- terazukelimeis.Far.bknz. terazi