- açmakkelimef.Acıkmak; aç olmak.
- agkelimeis.İki bacak arasındaki açıklık; iki bacak arasındaki boşluk.
- agılkelimeis.Ağıl; koyun yatağı.
- agızkelimeis.Ağız. [Yüknekî]
- aglamakkelimef.Ağlamak
- alpkelimesf.Yiğit; cesur; alp; kahraman; bahadır; enerjik.
- andakelimezm.O zamirinin bulunma-çıkma durumu; onda.
- angarukelimezf.O zamirinin yönelme durumu; ona; ona doğru.
- anglanmakkelimef.Anlaşılmak.
- anıkelimezm.İşaret ve kişi zamiri ol’un yükleme durumu; onu; onları. [Yüknekî]
- anınkelimezm.İşaret ve kişi zamiri ol’un ilgi durumuonun.
- armakkelimef.Yorgun düşmek; yorulmak; aşırıya kaçmak; güçsüz kalmak. [Yüknekî]
- arturmakkelimef.Arttırmak; fazlalaştırmak; çoğaltmak; büyütmek. [Yüknekî]
- asrakelimesf.Aşağı; aşağıya. .
- ayıgkelimesf.Ayık; aklı başında.
- ayıtmakkelimef.Sormak.
- azukkelimeis.Azık; yiyecek; katık; erzak; yol yiyeceği. [Yüknekî]
- bilkelimeis.Bel.
- bingkelimeis.Bin sayısı; 1000.
- birlekelimebağ.İle; birlikte; beraber. [Yüknekî]
- bişkelimeis.Beş;
- boguzkelimeis.Boğaz; gırtlak.
- bolmakkelimeyard. f.Olmak. [Yüknekî]
- bugrakelimeis.Damızlık erkek deve.
- bungkelimeis.Acı; sıkıntı; üzüntü; dert; mutsuzluk; keder; elem; gam kasavet; melankoli.
- edükkelimeis.Ayakkabı; pabuç.
- eletmekkelimef.İletmek; taşımak; götürmek.
- içikmekkelimef.Girmek; dahil olmak; içeriye girmek.
- ırakkelimesf.Uzaklaşmış; uzaktaki;
- ıramakkelimef.Uzak olmak; uzaklaşmak; ara açılmak; uzamak.
- irkekkelimeis.Erkek.
- irmekkelimef.Ermek; erişmek; varmak; vasıl olmak; ulaşmak.
- işkelimeis.Eş; arkadaş; dost; ahbap; müttefik.
- karımakkelimef.Kocalmak; yaşlanmak; kocamak; ihtiyarlamak. [Yüknekî]
- kılmakkelimeyard. f.Yapmak; etmek; eylemek; işlemek; icra etmek; [Yüknekî]
- kondurmakkelimef.Yerleştirmek; oturtmak; üzerine oturtmak; iskân etmek.
- kulunlamakkelimef.(Kısrak ve eşek için) doğurmak; tay vermek; yavru doğurmak; kulun meydana getirmek.
- kuşlamakkelimef.Kuş avlamak; kuş yakalamak.
- küymekkelimef.Beklemek; gözetmek; gütmek; birinin yolunu gözlemek; durmak; gözlemek; gütmek; sabretmek. [Yüknekî]
- kuzkelimeBir dağın kuzey yamaçları; güneş görmeyen soğuk yer; gölgeli ve serin yer; kuzey.
- mangakelimezm.Teklik birinci kişi zamirinin yönelme durumu; bana. [AH]
- menkelimezm.Birinci teklik kişi zamiri; ben.
- mingkelimesf.Bin sayısı; 1000. [AH]
- minmekkelimef.Binmek.
- okımakkelimef.Ok üzerine çentik atarak haber göndermek; davet etmek; çağırmak; davet etmek.
- olkelimezm.Üçüncü teklik şahıs zamiri; “o”.
- öngkelimesf.Ön; önde; önce; mukaddem; evvel.
- öngdünkelimezf.Önce.
- ötmekkelimef.Geçmek; arasından geçmek; bir şeyden geçerek ulaşmak; aşmak.
- ötrükelimezf.Sonra.