469 madde
- dibkelimeis.eT.Dip.
- dutmakkelimef.eT.Elle kavramak; tutmak.
- durukmakkelimef.eT.Duraklamak.
- depmekkelimef.eT.(Hayvan için) tepmek; çifte atmak.
- duncukmakkelimef.eT.Havasızlıktan bunalmak; nefes alamamak.
- yüğrükkelimesf.eT.(At, deve vb. için) iyi koşan; iyi yürüyen.
- dahıkelimee.eT.Dahi.
- duşkelimeis.eT.Yan.
- bingeşmekkelimef.eT.Birbirinin üzerine binmek; .
- ancakelimezf.eT.En çok.
- dankelimeis.eT.Hayret; şaşma; taaccüp.
- daramakkelimef.eT.Her tarafı araştırmak; arayıp taramak.
- dartılmakkelimef.eT.Çekmek eylemi uygulanmak.
- dölenmekkelimef.eT.Yatışmak; karar kılmak; huzura kavuşmak; sükûnet bulmak.
- durgurmakkelimef.eT.Ayağa kaldırmak; ayakta tutmak.
- busarıkkelimesf.eT.(Hava için) dumanlı; sisli.
- dibelekkelimezf.eT.Büsbütün; tamamıyla; ebedî.
- döğmekkelimef.eT.Ezmek.
- dünemekkelimef.eT.Tünemek.
- esirikkelimesf.eT.Kızgın; öfkeli; sinirli. .
- eyekelimeis.eT.Sahip; malik.
- görklükelimesf.eT.Güzel.
- sağkelimesf.eT.Vücudun, kalbin bulunduğu tarafın karşıtı olan yanı; bu tarafta olan; bu tarafa ait olan.
- tapukelimeis.eT.Hizmet; vazife.
- yacanmakkelimef.eT.Çekinmek; sakınmak; kaçınmak; imtina etmek; ihtiraz etmek.
- yavuklukelimesf.eT.(Kız için) nişanlı.
- arıkkelimesf.eT.Zayıf; cılız; sıska.
- asıkelimeis.eT.Yarar; fayda.
- çoğaçkelimeis.eT.Güneş; gün ışığı.
- darımakkelimef.eT.Olmak; uğramak; duçar olmak; tutulmak.
- degmekkelimef.eT.Değmek.
- depekelimeis.eT.Tepe.
- devekkelimeis.eT.Asma kütüğü; asma dalı; tevek.
- döğünkelimeis.eT.Dağlamakla açılan yara; yakı.
- döndermekkelimef.eT.Döndürmek; çevirmek; .
- dünlükkelimeis.eT.Pencere.
- esrimekkelimef.eT.Herhangi bir sebeple kendinden geçmek; mest olmak.
- eyerdmekkelimef.eT.İzlemek; takip etmek.
- incimekkelimef.eT.İncinmek.
- bilikkelimeis.eT.Akıl; us; anlayış; kavrayış; bilgi.
- biteviyekelimezf.eT.Sürekli, durmadan.
- bungunkelimesf.eT.(İnsan için) bunalmış durumda; sıkıntılı; çok sıkılmış; bunalmış; şaşkın; kederli; üzüntülü.
- agaçkelimeis.eT.Sopa; değnek.
- agırşakkelimeis.eT.İplik eğrilecek iğe takılan tahtadan yarım küre şeklinde veya değirmi ağırlık; ağırşak.
- arkunkelimesf.eT.Yavaş; ağır; sakin; aheste.
- azgaşmakkelimef.eT.Kızmak.
- azgışmakkelimef.eT.Kızmak.
- azgunlıkkelimeis.eT.Azgınlık; taşkınlık; sapıklık.
- çahkelimesf.eT.Tam; tamam.
- dadırmakkelimef.eT.Tattırmak.