415 madde
- abdalkelimeis.Ar.Nefsini terbiye etmek üzere dünya işlerinden uzaklaşarak Allah’a ibadet ve zikre yönelmiş kimse; abit; zahit; veli; sofu; derviş.
- abıhayatkelimeis.Far.Hayat suyu; dirilik suyu; bengi su; mengü suyu; .
- ağyarkelimeis.Ar.Başkaları.
- āmāc-gâhkelimeNişan tahtası konulan yer.
- anikelimesf.Far.Allah’ın dışında her şey.
- arazkelimeis.Ar.İşaret; belirti; iz.
- arifkelimeis.Ar.Sezgi ve anlayış sahibi; anlayışlı; irfan sahibi.
- aşevikelimeis.Parası ile yemek yenilen yer; lokanta.
- âşıkkelimeis.Ar.Çekici bir nesneye karşı sevgi besleyen.
- aşkkelimeis.Ar.Bir kişiyi, karşı cinsten birine bağlayan, güçlü ruhsal ve bedensel duygu; sevda; sevgi; sevi.
- ayakçıkelimeis.Bir iş yerinde ayak işlerini gören kimse; ayakta çalışan işçi; hademe; hizmetli.
- āyîn-hvānkelimeTekkelerde ayin okuyan.
- babkelimeis.Ar.Giriş çıkış yeri; kapı.
- babakelimeis.eT.Bir çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek; ata; cet; peder; .
- bacıkelimeis.Moğ.Kız kardeş; hemşire; .
- badkelimeis.Far.Rüzgâr; yel.
- badekelimeis.Far.Şarap, içki.
- badihekelimeis.Ar.Beklenmedik olay.
- bākıyet-ullāhkelimeAllah'ın sevgisini kazandıran ve mutluluğu sağlayan iyi ve güzel iş.
- bastkelimeis.Ar.Yayma, açma, serme.
- bāz-geştkelimeGeri dönüş; vaz geçme.
- bazkeştkelimeis.Far.Dönüş.
- Bektaşikelimesf.Hacı Bektaş Veli hazretlerinin kurmuş olduğu tarikata mensup olan.
- berzahkelimeis.Ar.İki şey arasındaki uzaklık; mesafe.
- bigânekelimesf.Far.Yabancı.
- büdelakelimesf.Ar.Akılsız; aptal; sersem; budala.
- bülbülkelimeis.Far.Sesinin güzelliğiyle tanınan, karatavukgillerden, vücudunun üst tarafı koyu alt kısmı açık, kuyruğu kızıl kahverengi, ötüşü çok berrak ve ahenkli,…
- busekelimeis.Far.Öpücük; öpüş.
- buyrukkelimeYapılması veya yapılmaması emredilen şey; emir; ferman; söz.
- cabülkakelimeis.Far.Sakinlerinin bin harfli bir alfabe kullandıkları, dünyada var olan her şeyin bir suretinin bulunduğu, öldükten sonra iyilik yapanların gideceği kabul…
- cabülsakelimeis.Far.Sakinlerinin bin harfli bir alfabe kullandıkları, dünyada var olan her şeyin bir suretinin bulunduğu, öldükten sonra kötülük yapanların gideceği…
- camkelimeis.Far.Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle elde edilen sert, saydam ve kırılgan madde.
- cankelimeis.Far.İnsan ve hayvanların yaşamalarını sağlayan, ölümle birlikte bedenden ayrılan madde dışı varlık.
- canankelimeis.Far.Gönülden sevilen.
- çār-darbkelimeMelâmîlikte saçı, sakalı, kaşı ve bıyığı ustura ile tıraş etme geleneği.
- çarhkelimeis.Far.Tekerlek gibi bir eksen üzerinde dönen aygıt; çark.
- çarkkelimeis.Far.Makinelerde tekerlek biçimindeki hareketli parça.
- çarzarbkelimesf.Far.Saç, sakal, bıyık ve kaşları tıraş edilmiş.
- ceberutkelimeis.Ar.Aşırı büyüklük.
- cefakelimeis.Ar.Büyük sıkıntı.
- çelikkelimeis.Çelmek suretiyle kesilmiş olan çubuk parçası veya odun; kısa kesilmiş ağaç dalı.
- çeliklemekkelimef.Ağaç yetiştirmek üzere ağaçlardan dal almak ve bu dalları köklenmesi için toprağa gömmek.
- celvekelimeis.Ar.Yerini yurdunu terk etme.
- cemkelimeis.Ar.Biriktirme, toplama
- cemalkelimeis.Ar.Yüz güzelliği.
- cemiyetkelimeis.Ar.Toplum; topluluk, (19.yy).
- cerrahikelimesf.Ar.Cerrahlıkla ilgili; cerrahlığa ait.
- cerrahiyekelimesf.Ar.Cerrahlıkla ilgili.
- çevgânkelimeis.Far.Cirit oyununda kullanılan değnek; çevgen; çögen.
- çevgenkelimeis.Far.Değnek.