500+ madde
- (birinden) nasip almakdeyimBektaşilikte ikrar vererek tarikata girmek.
- (birinin) pabucunu ters çevirmekdeyimO kimseyi dolaylı olarak kovmak.
- abdalkelimeis.Ar.Nefsini terbiye etmek üzere dünya işlerinden uzaklaşarak Allah’a ibadet ve zikre yönelmiş kimse; abit; zahit; veli; sofu; derviş.
- abıhayatkelimeis.Far.Hayat suyu; dirilik suyu; bengi su; mengü suyu; .
- agâh olmakdeyimBilgi edinmek, bilgi sahibi olmak.
- ağyarkelimeis.Ar.Başkaları.
- ālem-i şahādetdeyimYaratılışın dördüncü basamağı.
- āmāc-gâhkelimeNişan tahtası konulan yer.
- anikelimesf.Far.Allah’ın dışında her şey.
- Anka-yı lā mekândeyimYeri olmayan Anka (Allah).
- arazkelimeis.Ar.İşaret; belirti; iz.
- arifkelimeis.Ar.Sezgi ve anlayış sahibi; anlayışlı; irfan sahibi.
- ārif-i billāhdeyimAllah'ı hakkıyla tanımış kimse; bilmesi Allah'a ulaşan kimse; velilik mertebesine ulaşmış kimse.
- aşevikelimeis.Parası ile yemek yenilen yer; lokanta.
- âşıkkelimeis.Ar.Çekici bir nesneye karşı sevgi besleyen.
- âşık postudeyimBektaşilikte nasip alacak dervişin oturduğu kapının yanında eşik dibine konulmuş post.
- aşkkelimeis.Ar.Bir kişiyi, karşı cinsten birine bağlayan, güçlü ruhsal ve bedensel duygu; sevda; sevgi; sevi.
- aşk ve niyāzdeyimDervişler arasında selam ve tevazu gösterme.
- āteşbāz-ı velî makamıdeyimMevlevi tekkelerinde dervişlerin eğitimi amacıyla ayrılan mutfak bağlantısından olan meydan-ı şerifteki beyaz post.
- āteşbāz-ı velî ocağıdeyimMevlevi tekkelerinde lokma pişirilen mutfak.
- ayak mühürlemekdeyimDergâhlarda dervişlerin şeyh huzuruna çıkararak sağ ayağının baş parmağını sol ayağının baş parmağı üzerine koymak suretiyle şeyhinin emrinden dışarı…
- ayakçıkelimeis.Bir iş yerinde ayak işlerini gören kimse; ayakta çalışan işçi; hademe; hizmetli.
- ayakkabı çevirmekdeyimMisafirlerin giderken daha kolay giyebilmeleri için ayakkabılarını gidiş yönüne göre düzenlemek.
- ayān-ı sābitedeyimSofilere göre eşyanın yaratılmadan önce ilahi bilgide sabit olan biçimleri.
- āyîn-hvānkelimeTekkelerde ayin okuyan.
- āyîn-i cem (Cemşîd)deyimBir tarikatın üyeleri arasında yapılan tören.
- āyîn-i kadîmdeyimMevlevihanelerde ayinhanların okuduğu eski ilahiler.
- āyîn-i şerîfdeyimMevlevihanelerde, ayinhanların söyledikleri ilahiler.
- babkelimeis.Ar.Giriş çıkış yeri; kapı.
- babakelimeis.eT.Bir çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek; ata; cet; peder; .
- bacıkelimeis.Moğ.Kız kardeş; hemşire; .
- badkelimeis.Far.Rüzgâr; yel.
- badekelimeis.Far.Şarap, içki.
- badihekelimeis.Ar.Beklenmedik olay.
- bākıyet-ullāhkelimeAllah'ın sevgisini kazandıran ve mutluluğu sağlayan iyi ve güzel iş.
- bastkelimeis.Ar.Yayma, açma, serme.
- bāz-geştkelimeGeri dönüş; vaz geçme.
- bazkeştkelimeis.Far.Dönüş.
- bekâret küpesideyimMevlevî dervişlerinin mücerret olduklarını ifade etmek için kulaklarına taktıkları küpe.
- Bektaşikelimesf.Hacı Bektaş Veli hazretlerinin kurmuş olduğu tarikata mensup olan.
- belin baglamakdeyimHazırlanmak.
- belini bağlamakdeyimHazırlanmak.
- berzahkelimeis.Ar.İki şey arasındaki uzaklık; mesafe.
- bigânekelimesf.Far.Yabancı.
- bism-i şāhdeyimBektaşilerce bismillah yerine kullanılan terim.
- büdelakelimesf.Ar.Akılsız; aptal; sersem; budala.
- bülbülkelimeis.Far.Sesinin güzelliğiyle tanınan, karatavukgillerden, vücudunun üst tarafı koyu alt kısmı açık, kuyruğu kızıl kahverengi, ötüşü çok berrak ve ahenkli,…
- busekelimeis.Far.Öpücük; öpüş.
- buyrukkelimeYapılması veya yapılmaması emredilen şey; emir; ferman; söz.
- cabülkakelimeis.Far.Sakinlerinin bin harfli bir alfabe kullandıkları, dünyada var olan her şeyin bir suretinin bulunduğu, öldükten sonra iyilik yapanların gideceği kabul…