- analıkkelimeis.Anne olma durumu.
- araçkelimeis.Bir iş yapmak için gücünden yararlanılan alet ve makine; alet; edavat; donatı.
- aracıkelimeis.Uzlaştırmak, anlaştırmak amacıyla araya giren kimse; uzlaştırıcı; mutavassıt; vasıta.
- avarızkelimeis.Ar.Kaza ve belalar.
- ayarkelimeis.Ar.Bir aygıtın veya düzeneğin arzu edilen en iyi biçimde çalışması için yapılan düzenleme ve işlem.
- aykırıkelimezf.Çaprazlamasına.
- bağıtkelimeis.Tarafların karşılıklı ve birbirlerine uygun irade beyanlarıyla belirli bir konuda anlaşmaları; akit, sözleşme; mukavele; kontrat.
- dayakkelimeis.eT.Bir şeyin yıkılmaması, devrilmemesi için altına veya yanına konulan destek; destek olabilecek şey; payanda; mesnet; dayanılacak şey; destek.
- erginkelimesf.(Meyve vb için) olgunlaşmış; hamlıktan çıkmış.
- fekkelimeis.Ar.Ayırma; açma.
- günsüzkelimeis.Zamanından önce doğan yavru.
- hakkelimeis.Ar.Adalet.
- kabalakelimeis.Bir şeyi toptan ve götürü alma usulü; götürü, toptan alışveriş.
- kişikelimeis.Cinsiyet farkı gözetilmeden kadın veya erkek kimse; insan; adam; şahıs; kimse.
- kökkelimeis.eT.Asıl; kaynak; temel. [Yüknekî]
- kölekelimeis.Kayıtsız şartsız bir kimsenin buyruğu altında olan kimse; her türlü bağımsız davranma ve medenî haktan yoksun bırakılmış, özgürlüğü olmayan kişi;…
- kuvvetkelimeis.Ar.Bedensel güç; takat.
- ortakkelimeis.Birlikte iş yapan kimselerden her biri; şerik.
- savcıkelimeis.Bir konuyu iddia eden ve iddia ettiği hususu savunan kimse; bir tez ileri sürerek bunu kanıtlamaya çalışan kimse.
- seçimkelimeis.Bir kimseyi veya bir şeyi benzerleri arasından tercih ederek seçme işi; seçmek işi; tercih etmek eylemi; intihap.
- sehimkelimeis.Ar.Hisse, pay; kısmet.
- şekilkelimeis.Ar.Nesnelerin görüşünü ortaya koyan dış çizgilerin düzeni; dış görünüş; biçim.
- suretkelimeis.Ar.Dış görünüş; biçim; şekil.
- tanıkkelimeis.eT.Bir olayı gören ve bilen kimse; şahit.
- taşlamakkelimef.Üzerine taş atmak; taş fırlatmak; arkasından taş atmak; taş ile kovalamak; taşa tutmak. .
- terekekelimeis.Ar.Ölen kimsenin bıraktığı mal varlığı.
- töhmetkelimeis.Ar.İşlenildiği sanılan, ancak henüz ispatlanmamış suç; birine yüklenen suç; suç isnadı; suçlama.
- yargıkelimeis.eT.Bir şeyin iyi ve kötü yanları üzerinde araştırma, düşünme ve karara varma işi; hüküm.
- yoklukkelimeis.Yok olma durumu; bulunmama hâli; adem; gaybubet; fıkdan.
- yorumkelimeis.Yorumlamak eylemi ve sonucu.
- yürütmekelimeis.Yürütmek eylemi.
- zinakelimeis.Ar.Evlilik durumu olmaksızın bir erkekle bir kadının cinsel ilişkide bulunması; gayrimeşru birleşme; nikâhsız çiftleşme.