135 madde
- aksunakelimeis.Su altında felç olarak çıkan dalgıcın iyileşmesi için onu tekrar denize indirme işlemi.
- alamanakelimeis.İt.İki veya üç direkli, yük taşımak veya balıkçılık yapmak için kullanılan yelkenli tekne.
- alburakelimeis.İt.“Yukarı kaldır” komutu; alabora.
- ambarkelimeis.Far.İçine tahıl, kuru erzak veya saman, ot gibi maddelerin konulduğu üstü örtülü yapı; depo; antrepo; debboy.
- apazlamakkelimef.Avuçlamak; avcunu doldurmak; avuç dolusu almak.
- apıştırmakkelimef.Hayvanı çöküp kalacak kadar çok yormak veya çok yüklemek.
- argankelimeis.İt.Bucurgat.
- armuzkelimeis.Yun.Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının birbirine değdikleri yerdeki çizgiler.
- ayı bacağıdeyimÖndeki küçük yelken; folk.
- aynalıkkelimeis.Eskiden, ev duvarlarına ayna asmak ya da oturtmak için hazırlanmış özel yer.
- babakelimeis.Topuz; yumru.
- baştankarakelimeis.Geminin baş tarafından karaya oturması.
- bıyıkkelimeis.eT.Üst dudak üzerinde çıkan kıllar.
- bombardakelimeis.İt.Eski bir savaş gemisi.
- borlotakelimeis.İt.Eskiden deniz savaşlarında kullanılan bir ateş gemisi.
- boynakelimeis.İt.Sandalı kıçtan yürüten kısa kürek.
- burancinekelimeis.İt.Makara orta deliğinin etrafındaki maden oluk.
- burgatakelimeis.İt.Halat kalınlığını çevresel olarak belirten 2.54 cm’lik birim; inç; parmak.
- çadırkelimeis.eT.Açık havada kaba bez, çul, kilim, keçe, hasır, vb. şeylerden kurulan, toplanıp taşınabilir barınak; çerge, otağ.
- çakarkelimeis.Denizde açığa ya da kıyılara yerleştirilerek tehlikeli bölgeyi ya da kıyıyı gösteren, belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener.
- çalımkelimeis.Vuruş.
- çaparikelimeis.İt.Pek çok iğne bağlanmış olta.
- çarmıhkelimeis.Far.İp cambazlarının üzerinde gösteri yaptıkları ip ve onu tutan kazıklar.
- çarmıkkelimeis.Far.Çarmıh.
- çarmık ayağıdeyimKüpeşteye bağlanan ipleri tutan halka.
- çarmık demirideyimKüpeşteden geminin teknesine çivilenen delikli demir.
- çarmuk ayağıdeyimKüpeşteye bağlanan ipleri tutan halka.
- çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
- çekekkelimeis.Tekneleri kıyıya çekmeye ve karinasını temizlemeye yarar eğik düzlem biçimindeki iskele; .
- çektirikelimeis.Yelkeni bulunmakla birlikte kürekle de işletilen eski bir savaş ve ticaret gemisi; çektirme.
- çektirmekelimeis.Çekme işini birine yaptırmak işi.
- çırnıkkelimeis.Bul.Küçük boyda kayık.
- cıvarnakelimeis.İt.Durgun havalarda ara sıra esen rüzgârın etkisi ile su yüzeyinde oluşan habbecikler.
- çördekkelimeis.Bir şeyi yukarı çekmekte kullanılan halat.
- davranmakkelimef.eT.Çabuk olmak; hemen harekete geçmek; acele etmek.
- demirlemekkelimef.Demirli hâle getirmek; demirden yapılmış parçalar takmak.
- dikmekelimeis.eT.Bir şeyi dik olarak yerleştirme eylemi.
- direkkelimeis.eT.Ağaç, metal veya beton gibi malzemelerden yapılma düşey doğrultuda yerleştirilen uzun ve kalın destek.
- döşeklikelimesf.Döşeği olan; döşeği bulunan.
- eğekelimeis.eT.Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri; kaburga.
- fırışkakelimeis.İt.Yelkenleri camadana vurmaksızın kullanmaya elverişli, hızı 5-12 m/sn olan hafif rüzgâr.
- formakelimeis.Lat.Biçim; şekil.
- gabyakelimeis.İt.Yelkenli gemilerde dört köşe ikinci yelken.
- gemikelimeis.eT.Su üstünde yük ve insan taşımaya yarar, tekne biçiminde yapılmış büyük yüzer taşıt; sefine.
- gergikelimeis.Perde.
- göncükkelimeis.Yelkeni germek için kullanılan, halatların bağlı olduğu kayış.
- iğnecikkelimeis.Küçük iğne.
- ığrıpkelimeis.Dipten biraz yukarıda yüzen balıkları avlamak için kurşun ağırlıklar takılmış ince delikli, torbalı bir tür balık ağı; ırıp.
- ilmikkelimeis.Kolay çözülebilecek biçimde bağlanmış düğüm; eğreti düğüm; ilmek.
- ıskarçakelimeis.İt.Bir şeyi tıka basa doldurmak.