1. aksunakelimeis.Su altında felç olarak çıkan dalgıcın iyileşmesi için onu tekrar denize indirme işlemi.
  2. alamanakelimeis.İt.İki veya üç direkli, yük taşımak veya balıkçılık yapmak için kullanılan yelkenli tekne.
  3. alburakelimeis.İt.“Yukarı kaldır” komutu; alabora.
  4. ambarkelimeis.Far.İçine tahıl, kuru erzak veya saman, ot gibi maddelerin konulduğu üstü örtülü yapı; depo; antrepo; debboy.
  5. apazlamakkelimef.Avuçlamak; avcunu doldurmak; avuç dolusu almak.
  6. apıştırmakkelimef.Hayvanı çöküp kalacak kadar çok yormak veya çok yüklemek.
  7. argankelimeis.İt.Bucurgat.
  8. armuzkelimeis.Yun.Gemilerde güverte ve borda kaplama tahtalarının birbirine değdikleri yerdeki çizgiler.
  9. aynalıkkelimeis.Eskiden, ev duvarlarına ayna asmak ya da oturtmak için hazırlanmış özel yer.
  10. babakelimeis.Topuz; yumru.
  11. baştankarakelimeis.Geminin baş tarafından karaya oturması.
  12. bıyıkkelimeis.eT.Üst dudak üzerinde çıkan kıllar.
  13. bombardakelimeis.İt.Eski bir savaş gemisi.
  14. borlotakelimeis.İt.Eskiden deniz savaşlarında kullanılan bir ateş gemisi.
  15. boynakelimeis.İt.Sandalı kıçtan yürüten kısa kürek.
  16. burancinekelimeis.İt.Makara orta deliğinin etrafındaki maden oluk.
  17. burgatakelimeis.İt.Halat kalınlığını çevresel olarak belirten 2.54 cm’lik birim; inç; parmak.
  18. cıvarnakelimeis.İt.Durgun havalarda ara sıra esen rüzgârın etkisi ile su yüzeyinde oluşan habbecikler.
  19. çadırkelimeis.eT.Açık havada kaba bez, çul, kilim, keçe, hasır, vb. şeylerden kurulan, toplanıp taşınabilir barınak; çerge, otağ.
  20. çakarkelimeis.Denizde açığa ya da kıyılara yerleştirilerek tehlikeli bölgeyi ya da kıyıyı gösteren, belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener.
  21. çalımkelimeis.Vuruş.
  22. çaparikelimeis.İt.Pek çok iğne bağlanmış olta.
  23. çarmıhkelimeis.Far.İp cambazlarının üzerinde gösteri yaptıkları ip ve onu tutan kazıklar.
  24. çarmıkkelimeis.Far.Çarmıh.
  25. çatmakkelimef.Odun, değnek, tüfek gibi uzun şeyler için) diğer uçları serbest kalacak biçimde bir ucundan çaprazlama kavuşturarak durdurmak, tutturmak; bir araya…
  26. çekekkelimeis.Tekneleri kıyıya çekmeye ve karinasını temizlemeye yarar eğik düzlem biçimindeki iskele; .
  27. çektirikelimeis.Yelkeni bulunmakla birlikte kürekle de işletilen eski bir savaş ve ticaret gemisi; çektirme.
  28. çektirmekelimeis.Çekme işini birine yaptırmak işi.
  29. çırnıkkelimeis.Bul.Küçük boyda kayık.
  30. çördekkelimeis.Bir şeyi yukarı çekmekte kullanılan halat.
  31. davranmakkelimef.eT.Çabuk olmak; hemen harekete geçmek; acele etmek.
  32. demirlemekkelimef.Demirli hâle getirmek; demirden yapılmış parçalar takmak.
  33. dikmekelimeis.eT.Bir şeyi dik olarak yerleştirme eylemi.
  34. direkkelimeis.eT.Ağaç, metal veya beton gibi malzemelerden yapılma düşey doğrultuda yerleştirilen uzun ve kalın destek.
  35. döşeklikelimesf.Döşeği olan; döşeği bulunan.
  36. eğekelimeis.eT.Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri; kaburga.
  37. fırışkakelimeis.İt.Yelkenleri camadana vurmaksızın kullanmaya elverişli, hızı 5-12 m/sn olan hafif rüzgâr.
  38. formakelimeis.Lat.Biçim; şekil.
  39. gabyakelimeis.İt.Yelkenli gemilerde dört köşe ikinci yelken.
  40. gemikelimeis.eT.Su üstünde yük ve insan taşımaya yarar, tekne biçiminde yapılmış büyük yüzer taşıt; sefine.
  41. gergikelimeis.Perde.
  42. göncükkelimeis.Yelkeni germek için kullanılan, halatların bağlı olduğu kayış.
  43. ığrıpkelimeis.Dipten biraz yukarıda yüzen balıkları avlamak için kurşun ağırlıklar takılmış ince delikli, torbalı bir tür balık ağı; ırıp.
  44. ıskarçakelimeis.İt.Bir şeyi tıka basa doldurmak.
  45. iğnecikkelimeis.Küçük iğne.
  46. ilmikkelimeis.Kolay çözülebilecek biçimde bağlanmış düğüm; eğreti düğüm; ilmek.
  47. iskelekelimeis.İt.Deniz taşıtlarının kıyıya yanaşabilmeleri, yolcu bindirme ve indirme, yük alma ve boşaltma, gerektiğinde beklemeleri için limanlarda kıyıdan denize…
  48. kabakkelimeis.Yelken halatlarını germek için kullanılan üç delikli ağaç.
  49. kaburgakelimeis.Moğ.Göğüs kafesini meydana getiren yassı ve uzun kemiklerin her biri; eğe.
  50. kaçmakkelimef.Bulunması gereken bir yerden zor kullanarak veya hileyle ayrılmak; firar etmek.