500+ madde
- ablatifkelimeis.Lat.İsmin ayrılma hâli; çıkma hâli; uzaklaşma hâli; -den hâli; mef’ulü anh; mef’ulü minh.
- adılkelimeis.Kendisi isim olmadığı hâlde ismin yerini tutan ve isim gibi çekimlenebilen kelime; zamir.
- adlakelimeis.Ar.Kenarlar.
- ağızkelimeis.eT.Vücudun baş kısmının ön alt tarafında bulunan sindirim sisteminin başlangıcı, tat alma, nefes alıp verme ve konuşma gibi fonksiyonları yerine getiren…
- ağızsılaşmakelimeis.Geniz sesinin ağız sesine dönüşmesi.
- aglütinasyonkelimeis.Fr.Antikorların hastalık yapan bakterileri toplamak suretiyle hastalığın önlenmesi.
- aitlikkelimeis.Ait olma, ilgilendirme hâli.
- akışmakelimeis.Akışmak işi.
- aksankelimeis.Lat.Bir dilde kelimelerin bazı hecelerini daha baskılı söyleme biçiminde görülen kendine özgü kurallar; vurgu.
- akuzatifkelimeis.Lat.Öznenin yaptığı iş ve hareketten doğrudan etkilenen varlığın (nesne) bulunduğu hâl; ismin belirtme hâli; ismin -i hâli; ismin yükleme durumu;…
- alemiyetkelimeis.Ar.Bir sözcüğün özel isim olma durumu.
- Altaycakelimeis.Altay dağları bölgesinde yaşayan Abaka Türklerinin konuştuğu Türkçe.
- Altayistikkelimeis.Fr.Altay grubu milletlerin dil, kültür, tarih ve edebiyatları ile uğraşan bilim dalı; Altay filolojisi.
- anlamkelimeis.Bir işaretin, bir işaretler sisteminin, işaret değeri taşıyan bir davranışın, bir sözün taşıdığı ve ilettiği kavram; mefhum; mana; fehva.
- anlamlılıkkelimeis.Anlamlı olma durumu.
- anlatımkelimeis.Anlatma işi.
- arıtmacılıkkelimeis.Dilin doğru sayılan en küçük kurallarına dahi uyulmasını isteyen, gelişmeyi ve değişimi, özellikle aktarmayı reddeden görüş; arıtıcılık.
- asamkelimeis.Ar.Sağır; işitmeyen.
- asimilasyonkelimeis.Fr.Sindirme; özümleme.
- avamilkelimeis.Ar.Sebepler.
- bakelimeis.Ar.Arap asıllı Türk alfabesinin ikinci harfi. Ebced hesabıyla değeri iki’dir.
- bağkelimeis.eT.Bağlamaya yarayan ip, tel ve şerit gibi düğümlenebilir nesne.
- bağındaşkelimeis.Bir cümlenin iki ögesi arasındaki bağıntıyı belirten kelime; bağlaç.
- bağıntıkelimeis.Bir nesne veya olayı bir başkası ile ilgili kılan bağlantı; münasebet; ilişki, (1942).
- bağlaçkelimeis.Raptiye, (1935).
- bağlamkelimeis.Aynı cins olan şeyleri bir araya getirip bağlamak suretiyle meydana getirilmiş yığın; demet; deste; tutam, (1944).
- bağlılaşıkkelimeis.Biri diğerine bağlı olarak mevcut olan.
- bağsızlıkkelimeis.Bağsız olma durumu.
- Balkarcakelimeis.Balkarların kullandığı Kıpçak grubunun kuzey-batı kolundan ve ses karakteri bakımından ise tau’lu (dağlı) grubundan bir Türk şivesi.
- barbarizmkelimeis.Fr.Bir sözün fonetik veya morfolojik yapısında yapılan büyük yanlışlık.
- baritonkelimeis.Yun.Tenor ve bas arasındaki erkek sesi.
- başlamakelimeis.Başlamak işi.
- bedelkelimeis.Ar.Bir şeyin yerini tutabilen; karşılık.
- belirginlikkelimeis.Belirgin olma durumu.
- belirteçkelimeis.Fiillerin, sıfatların ve zarfların anlamını nitelik veya nicelik bakımından sınırlayan kelimeler; zarf.
- belirtilenkelimeis.Belirtilmiş olan; tasrih edilmiş; muayyen.
- benzeşmekelimeis.Benzeşmek işi.
- benzeşmezlikkelimeis.Bir kelimede bulunan aynı veya benzeri seslerden birinin değişikliğe uğraması; ayrışım; disimilasyon.
- beyankelimeis.Ar.Söyleme.
- binakelimeis.Ar.Oturmak veya başka amaçlarla kurulmuş yapı.
- bitişimkelimeis.Bitişme.
- bitişkenlikkelimeis.Bitişken olma durumu ve özelliği.
- boğazsıllaşmakelimeis.Yutağın kasılmasıyla art ağız boşluğunun şekil değiştirmesi sonucunda etkilediği seslerin bemolleşmesi olayı.
- boğumlanmakelimeis.Boğumlanmak eylemi ve durumu.
- bükünkelimeis.Bükülme izi; büküm yeri.
- Çağataycakelimeis.Yirminci yüzyılda yerini Özbekçe’ye bırakmış olan on beşinci yüzyıldan on dokuzuncu yüzyıla kadar Orta Asya’da kullanılan tarihî Türk lehçesi.
- çatıkelimeis.Yol, dere vb.nin ikiye ayrıldığı yer.
- çekimkelimeis.Çekmek eylemi.
- cemkelimeis.Ar.Biriktirme, toplama
- cem'ilendirmekelimeis.Çoğul hâle getirme; çokluk hâle getirme işi.